Yıl 2006.


Ereğli festivalindeydik.


Kötü haber geldi.


Önceleri kimse inanmak istemedi.


Sonra hepimiz inanmaya mecbur kaldık.


Selim Demir&[#]8217;den bahsediyoruz.


Genç bir isimdi.


Zonguldak&[#]8217;ta hem genç hem girişimci olanların arasında çok farklı bir yeri vardı.


İşin doğrusu bugün kendisini özlem ve rahmetle anmaktan öte mumla arıyoruz.


Azdavay&[#]8217;da ki maden ocağında yaptığı denetim sonu olmuştu.


Çalışanlarının iş güvenliği için siper olan Selim Demir grizuda yaşamını yitirmişti.


Cenazesi çok kalabalık oldu.


Gözyaşları sel oldu.


Dualar bitmek bilmedi.


Her kesimde sevilen bir isimdi.


Aile içinde onun yeri çok ayrıydı.


Çalışkandı.


Üretkendi.


Paylaşımcıydı.


Girişimciydi.


Cesaretliydi.


Saygılıydı.


Sürekli yeni şeyler geliştirmenin peşindeydi.


Güreş ağasıydı.


Zengindi.


Gönlü zengindi.


Yalan söylemeyi sevmezdi.


Söyleyeni sevmezdi.


Pazarlıksızdı.


Espriliydi.


Zonguldak&[#]8217;ın vitrin isimlerinden biri olmaya doğru hızla gidiyordu.


Patron değil hamaldı.


Bütün bunların yanında mütevaziydi.


Geriye bakıyoruz.


Tam beş sene geçmiş üzerinden.


O Selim Demir&[#]8217;i hala arıyoruz.


Her yönüyle arıyoruz.


Yaşasaydı bugün çok daha farklı noktalarda olabilirdi.


Geriden gelenlere her yönüyle iyi örnek olurdu.


Özellikle de iş yaşamıyla.


Onlara cesaret verir, yüreklendirir, yardımcı olurdu.


Selim Demir Zonguldak&[#]8217;ın son yıllarda yıldızı parlamış özel bir ismiydi.


Farklıydı.


Hem genç olup, hem girişimci olabilen niceleri var.


Ancak büyük çoğunluğu ortada yok.


Büyük çoğunluğunun kafasında ince tilkiler dönüyor.


Kimisi kontrolsüz, kimisi aşırı kontrollü.


Ancak Zonguldak&[#]8217;ın Selim Demir gibi isimlere ihtiyacı var.


Girişimci ruhlu.


Genç.


Dürüst.


Çalışkan.


Mütevazi.


Bir kez daha rahmetle ve özlemle anıyoruz.



Top, Ulupınar ve Candan&[#]8217;da



Zonguldak Bakansız kaldı.


Alıştık artık!


Dokuz yıldır böyle.


Hoş.


&[#]8220;Olsa ne fark edecek ki!&[#]8221; diyebilirsiniz.


Hiç olmamasından daha kötü değildir herhalde.


Zonguldak sorunlarının üstesinden Bakansız gelebilir mi?


Zor gelir.


Çünkü bizi pek dinlemiyorlar.


Dinleseler de teyyare biraz yüksekten gidiyor.


Sorun aslında Bakan çıkarmakta veya çıkaramamakta değil.


Sorun sorunları gerçek ve yalın halleriyle anlatamamakta.


Bunların örneklerini geçmişte çok gördük.


Kendi bölgesinin sorunlarını saklayan milletvekillerini çok gördük.


Valilerini çok gördük.


Anlatmazsanız kimse dinlemez.


Köksal Toptan ismi Savunma Bakanlığı için geçiyordu.


Kapıların daha rahat açılması için iyi olabilirdi.


Olmadı.


Yapmadılar.


Anlaşılan o ki hükümet içinde devlet otoritesini ile; &[#]8220;Ağır Ağabey&[#]8221; olarak kalacak.


Geri kalıyor Ercan Candan ve Özcan Ulupınar.


Başbakan&[#]8217;ın ilk kez Milletvekili olmuş isimleri bile Bakan yaptığını görünce; &[#]8220;Bizimkilerin günahı ne?&[#]8221; diye sormak istiyor insan.


Yapacak bir şey yok.


Ercan Candan ve Özcan Ulupınar sıkı çalışıp sorun ve talepleri doğru ısrarlı bir şekilde aktarabilir, sonuç alabilirlerse Bakansızlığın çok da fazla önemi yok aslında.


Ama yapabilirlerse!


Köksal Bey&[#]8217;i de sık sık bilgilendirmeyi unutmazlarsa iyi olur!


Bir sonraki seçime beşinci sıra adayı olarak gelmelerini istemeyiz!