Zonguldak&[#]8217;ın ilk Gazetecisi Tahir Karauğuz&[#]8217;un hayatını anlatan &[#]8220;Kuvay-i Milliye Ruhuyla Bir Ömür&[#]8221; adlı 370 sayfalık kitap geçtiğimiz günlerde çıktı.


Oğlu Doğu Karaoğuz&[#]8217;un hazırladığı kitap Zonguldak&[#]8217;ın tarihinde saklı kalan detayları özellikle medya ve sivil toplum tarihini bilmek isteyen herkesin masasında bulunması gereken bir eser.


Bu arada hemen belirtelim babanın soyadı &[#]8216;Karauğuz&[#]8217;, oğlunun ise &[#]8216;Karaoğuz&[#]8217;


Doğu Bey&[#]8217;e böyle bir eser kazandırdığı için kendi adıma ve gazetem adına teşekkür ediyorum.


Umarız kitap Zonguldaklılar tarafından da ilgi görür ve o günlerden bugünlere hangi değerleri nasıl yitirdiğimizi anlamamıza neden olur.


Kitapta pek çok detay var.


İçlerinde en çarpıcı olanlardan birisi ise Zonguldak&[#]8217;ın ilklerine imza atan isimlerden Maksut Çivi.


Malum Milletvekili seçimleri yeni bitti.


Milletvekilleri yemin ediyor.


Kitapta Zonguldak&[#]8217;tan Milletvekili seçilen Maksut Bey&[#]8217;in seçildiğini öğrenemeden yaşama vedası anlatılıyor.


Eski kuşak bilir bu hikayeyi de bizim ve bizden sonraki kuşak pek bilmez.


İşte o hikaye;


Doğu Bey anlatıyor;


&[#]8220;Tahir Karauğuz´un, babasının yanısıra en büyük acısı, yaşamında önemli bir yeri olan sevgili dayısı Maksut Çivi´yi kaybetmek oldu. Hem de öyle bir zamanda ki, inanılmaz. Maksut Bey, Zonguldak´ta Demokrat Parti´yi kurmuş, gece-gündüz bu parti uğruna çalışmış ve 14 Mayıs 1950´de milletvekili adayı olarak seçimlere katılmıştı. Ancak, seçim günü hasta yatağındaydı, komaya girmişti; akşam saatlerinde seçildiği haberleri gelmeye başladığında ruhunu teslim etti. Zonguldak halkı onu büyük bir cenaze töreni ile uğurladı. Hele seçimin kazanıldığı gün bir neferini kaybeden Demokrat Partililerin büyük coşkusuyla Zonguldaklıların unutamayacakları bir cenaze töreni gerçekleşti. Karauğuz, 1951 yılında, Doğu dergisinde, dayısı ile ilgili şunları yazmıştı&[#]8221;



Baba Tahir Karauğuz&[#]8217;un kaleminden


Maksut Çivi, Demokrat Parti Zonguldak İl İdare Kurulu Başkanı idi. Parti uğruna varını yoğunu harcadıktan sonra canını da feda etti. 14 Mayıs 1950 Pazar günü, Zonguldak Milletvekili seçildikten 3,5 saat sonra, fakat bu sonuçtan habersiz, gözlerini yumdu.


Maksut Çivi´nin anası, Araç´ın Dabrak Köyü´nden zamanın Ağa´sı (Benim adını taşıdığım) Tâhir Ağa´nın kızı Şerife, babası da Safranbolu´nun o zamanlar sayılı insanlarına denilen &[#]8220;Efendi&[#]8221;lerinden ve "Bekir Bey-Hacı Çivici" oğullarından Emin Efendi idi.


Dayım, Safranbolu Rüştiyesi´nde okudu. Çok güzel yazı yazardı.


İyi bir &[#]8220;kâtip ve münşî (mektup yazma ustası)&[#]8221; idi. Musikiye meraklıydı. Saz ve kanun çalardı. Şiiri severdi; halk deyişlerine tutkundu.


Maksut Çivi, "hürriyet"e vurgundu. Bütün ömrü, "hürriyet" yolunda mücadele ile geçti. "İstibdat" devrinde, hür düşüncesi ile her bulunduğu yerde sesini yükseltti.


Zonguldak´a, Belediye Başkâtibi olarak gelmişken, kısa zamanda Belediye Reisi oldu.


Birinci Cihan Harbi içinde, o, Zonguldak´ta "İttihat ve Terakki Cemiyeti"nin muhabiri idi. Bütün hayırlı kuruluşların kurucusu ve temsilcisi idi.


Azınlıkların çokluk, hatta ticaretçe üstün oldukları sıralarda, Maksut Bey hemen tek başına onlarla mücadeleye atıldı. Ne tehditler, ne tazyikler...


Hiçbiri onun cesaretini söndüremedi.


Birinci Harp içinde ve Rus bombardımanları sırasında, onun Zonguldak´a hizmetleri çok büyüktür.


Cesurdu, zekâ ve vefa timsâli bir insandı.


Cami, mektep, yol ve Belediye´ye akar olarak meydana getirdiği eserler ve bunları başarabilmek için kurduğu "Cemiyet-i Hayriye-i İslâmiye" gibi kuruluşların hayırlı çalışmaları, o devri yaşayanların hâtıralarında canlı ve sıcak durur.


Maksut Çivi, bir taraftan şehir hizmetlerine emek verirken, bir taraftan da memleketin "ümran (bayındırlık) ve irfanca" ilerlemesi için didinirdi. Onu herkes, dosdoğru, tertemiz, sözünün eri bir insan olarak tanıdı. Madenci Maksut Bey, kendisinden kat kat zengin madencilerden daha itibarlı ve vakarlıydı.


"Hürriyet ve İtilâfçılar" onu yakalamak için Zonguldak´ta ararken, o İstanbul´a geçti. İstanbul´dan Millî Mücadele Hareketi´ne çok yardım etti.


Zonguldak´tan ayrılırken, "Müdafaa-i Hukuk"un çekirdek kadrosunun kuruluşunda öncülük etti. O sırada, Ulus´ta Nahiye Müdürü idim.


Beni, Zonguldak´a, işlerinin başına çağırdı. Beni, ailemi ve birçok Safranboluluyu Zonguldak´a o çekti. Hemşehrilerine hizmeti de çok büyüktür.


Türklük ruhu ile ve cemiyet hizmetinde feragat şuuru ile beni yetiştiren odur. Zonguldak´in ilk gazetesi, ilk basımevi benim elimle ve onun yardımı ile kuruldu.


Zonguldak´ın Milli Mücadele´deki yerinde onun rolü en ileridedir.


Onun İstanbul ve Zonguldak´taki yazıhaneleri ve İnâmiye maden ocağı bu çalışmalar için daima açıktı. Diyebilirim ki, Zonguldak´taki Millî Hareketi İstanbul´dan o idare etti.


İstanbul´dan Zonguldak´a döndükten sonra, Cumhuriyet Halk Partisi´nde canla başla çalıştığı gibi, Ticaret Odası Başkanı olarak da hizmetlerine yenilerini kattı.


Zonguldak Ticaret Odası´nın kurucusu ve ilk başkanı odur. Demokrat Parti´ye geçtikten sonra, eline ne geçmişse bu uğurda feda etti, sonunda da canını.. Büyük bir insandı, bütün Zonguldak ona yas tuttu&[#]8221;



Doğu Bey devam ediyor;


&[#]8220;Maksut Çivi, gerçekten Karauğuz´u Zonguldak´a çeken, o-nun bu şehre yerleşmesini ve her türlü desteği vererek gazeteciliğe başlamasını sağlayan, bir yerde kaderini yönlendiren kişi olmuştu.


Onun, Birinci Dünya Savaşı ve Millî Mücadele yıllarında Zonguldak için yaptığı hizmetleri ne yazık ki ayrıntıları ile bilmiyoruz.


Karauğuz´un notlarında da, yukarıda yazılanlardan başkası bulunmuyor.


Zonguldak tarihini araştıranlar için, belki de bu isim önemli bir unsur olacaktır.&[#]8221;