Bizde yeni seçileni önce bir süre izlerler.


Ne yapıyor, ne ediyor, saat kaçta nereye gidiyor diye izlenir.


Kiminle kol kola, kiminle sırt sırta, kiminle hangi masada diye bakarlar.


Zonguldak Belediye Başkanı Sayın İsmail Eşref´de bu isimlerden biri.


Başarılı olmasını, yeni, kabul edilir ve kalıcı işler yapmasını çok arzu ediyorum.


Bizleri okuyanlar az buçuk kentsel hassasiyetlerimizi bilir.


Bu nedenle de sabırsızdır.


Eşref bu kadar borç, ödeme plansızlığı, yeni yapılanma arasında elbette bazı şeyleri tam olarak göremiyor.


Planlamada bekleneni tam olarak sergileyemiyor.


Bunları ve sayın Eşref´i çok iyi anlıyorum.


Ancak yapılması pratik olan şeyler var.


Çok var da biri özellikle dikkat çekici.


Fener burnunda çay içiyoruz.


Orada iki adet büfe benzeri bir şey var.


Bunların akıbetini bilmiyoruz.


Önceki dönemden de vardı.


Görüntüleri kötü.


Çayları çok güzel.


Oradan 101 yaşında olan tarihi Fener´e doğru giderken bir park var.


Daha önce "Fuhuş yuvası" diye yazdığımız.


Hani içinde taş arabaların olduğu.


Gerçi onlarda artık tarihi eser oldu.


Sakın ola ki yıkılmasın.


Buralar insanlar için cıvıl cıvıl yerler.


Kuşbakışı bir deniz manzarası.


Kayalıklardaki balıkçılar.


Yemyeşil bir örtü.


Ama rezil. Pislik içinde.


Otlar, ağaçlar bir birine girmiş.


Burada küçük çalı çırpıların kesilip ağaçların gölgeleriyle birlikte ortaya çıkması gerekir.


İlaçlanıp insanların kullanımına açılması gerekir.


Sayın Eşref çok mu zor?


Hemen ilerisinde bulunan çay bahçesi TTK´dan ihaleyle alındı.


Burayı alan kişilere bile yaptırabilirsiniz.


Bu kadar mı zor?


Bu belediye de orak mı yok, tırpan mı yok?


Buradaki çay kulübelerini düzenli ve standart şekle sokmak çok mu zor?


Sabrı taşan insanları umarım beni anlıyorsunuzdur!


O zaman gereğini yapmak gerekir!



Sinan Gebedek


Bazen kendimizle ilgili yazılardan bihaber oluyoruz.


Bazen de geç fark ediyoruz.


Geç fark ettiğim detaylardan biri.


Halkın Sesi Gazetesi´nin genç kalemlerinden Sinan Gebedek 2039 yılına ilişkin varsayımlarda bulunmuş.


Güzel bir ironi ile Zonguldak´ın güncel sorunlarının bu kafalarla 2039´da bile devam edeceğine işaret etmiş.


Ve yazının son cümlesini Mithatpaşa Tüneli´ne ayırmış.


Şöyle:


"Atilla Öksüz, oğlunun düğünü için şehrimize gelen Bakan´a Mithatpaşa Tüneli´ni sordu&[#]8230;" diyor.


"Sabredelim, dişimizi sıkalım, şunun şurasında 30 yılcık kaldı&[#]8230;" diyerek noktalıyor.


Bir defa önce ben evlenemedim.


İkincisi oğlumun düğününü görme şansım çok zayıf.


Ama yine de çok güzel.


Desteğine ve çabasına teşekkür ediyorum.


2039´da görüşmek üzere!



Siyasetçi parayı nasıl kazanır?


Ak Parti eski İl Başkanı Celil Uzun ile uzun uzun konuştuk. Otel inşaatından 50 değil, 5 Milyon Dolarlık iş aldığını üstelik zarar ettiğini söyledi.


İş adamıdır. Siyaset yapsa da elbet iş yapacak. Öte yandan Uzun´un çevresindekilerin Hamdi Uçar´ın Özsüt bayiliği üzerinden siyaset yapmaları ne kadar adil. Celil Bey rakamı küçümseyince bende kendisine iktidar partisi siyasetçilerinin iş dünyalarında ayaklarına gelen fırsatlardan bahsettim.


Kendisine özetle şöyle dedim.


"Celil Uzun İl Başkanı olmasaydı bu otel işi size verilir miydi? Verilmezdi. Bugün Milletvekili hatta bakan olsaydı bir çok kişi ona gidip ´Bizim inşaatı da sen yap´ diyeceklerdi. O günlerde Celil Uzun İl Başkanıydı. Farklı siyasi kesimlerden pek çok kişi kendisine Milletvekilliği hatta bakanlık yakıştırıyordu. Hal böyle olunca da iş adamı geleceği önceden görerek gider bir siyasetçiye iş verir. Bu Türkiye´nin siyaset kurallarından biri. Hamdi Uçar son birkaç yılda zorla mı peynir ekmek gibi ceket gömlek sattı? Hayır. Ama siyasetin merkezinde olmasaydı bu kadar ceket gömlek satması beklenemezdi"


Celil Bey; "Benim ki devlet işi değil" diyor. İkisi farklı şeyler.


Hamdi Uçar´ı kredi ve borç harç açtığı Özsüt bayiliğini politika malzemesi yapanlara bir tavsiyem var.


O zaman oraya gidip tatlı yemeyin, caddedeki dükkânından ceket gömlek almayın!


Çok tartışılan Abdülkerim Gün iktidar partisinin önde gelenlerinden olarak bugün tuvalet açsa, bazıları günde 50 defa gidip para bırakır!


Bütün şıklara göre ne oluyor?


İsteseniz de istemeseniz de siyaset ticarete araç oluyor.


Objektif bakıp, objektif değerlendirmek gerekir. Kimin siyaseti ne için yaptığı çok önemli!