On günden beri, sakallarımı kesip kesmeme konusunda kararsızlık yaşıyorum.


Bu kararsızlığımı, birkaç nedene bağlamak mümkün.


Birincisi, gördüğü her sakallıyı babası sananlara,


&[#]8220;Ben senin baban değilim&[#]8221; demek için.


İkincisi, her sakallının ulema olduğunu sanan saf dillere,


&[#]8220;Sakalın insana bilgi, görgü ve dürüstlük sağlamadığını&[#]8221; anlatmak için.


Üçüncüsü, sakalın boyutunun fazla olmasını akıl fazlalığına bağlayanlara,


&[#]8220;Sakal bırakmanın sünnet olduğunu ve uzunluğunun en fazla nohut kadar&[#]8221; olması gerektiğini göstermek için.


Birazda sakal denilen yüz kıllarının bırakılmasının,


&[#]8220; Eş iznine&[#]8221; bağlı olduğunu belirtmek için.


Sakala dair ne varsa anlatmak olası.


Bıyık bırakmanın da özel durumları var.


Belki sakal ve bıyık geçmiş dönemlerde bu kadar politik görüntü olarak kullanılmamıştır.


Sakal ve bıyık çeşitliliği, kişilerin politik görüşlerinin simgesi haline nasıl dönüştü hala anlamış değilim.


Şimdi top sakal bırakanlara, entel değil de başka göz ile bakmak mı gerekir!


Keçisakalı bırakanlarında keçi gibi &[#]8216;inatçı&[#]8217; olduğunu anlamak mı gerekir?


Çinli gibi sakal bırakanların milliyetinden kuşkulanmak zorunda mıyız?


Badem bıyıklı her bürokratın aslında ekmekten olma korkusuyla bıyıklarını o şekilde bıraktığını anlamak için âlim olmaya gerek yok.


Bir dönem, bıyıksız geziyorlardı.


Bir dönem, badem bıyık bırakılmıştı.


Bir dönem bıyıklar, aşağı bakıyordu.


Bir dönem pos bıyıklıydılar.


Her iktidar dönemine göre, saç, sakal ve bıyık düzenlemesi yapan bürokrat bizden başka ülkelerde yoktur her halde.


Allahtan iktidar köse ve kel kişilerden oluşmadı ülkemizde.


Maazallah öyle bir şey olsaydı, bürokratlarımızın her Allahın günü kafalarını usturaya vurdurmalarını görecektik.


Pırıl pırıl kafalar, sinekkaydı traşlı suratlar!


Hepimizin resmi dairelerde işleri olur.


Gittiğim her yerde görevlilerin konuşmalarını ve kılık kıyafetlerini incelerim.


Her dönemde aynı kişilerin değişik hallerini gözlemlemişimdir.


Telefon ele alındığında &[#]8220;Alo&[#]8221; demek yerine &[#]8220;Hello&[#]8221; &[#]8220;Selamünaleyküm&[#]8221; gibi konuşmalar dinlemişimdir.


Şaşkın değilim.


Neden böyle değişimler yaşadıklarını anlamaya çalışıyorum.


Anlayabildiğimi söylemem zor.


Benim sakal kararsızlığıma gelince karşılaştığım dostlarımın &[#]8220;Sakal sana yakışmış.&[#]8221; Veya &[#]8220;Sakal sana hiç gitmemiş&[#]8221; demek yerine,


&[#]8220;Ooo.. kolay gelsin, saf mı değiştirdin?&[#]8221; şeklindeki tepkileri.


En iyisi dış görünüşün, simge olmaması gerektiğini anlatmak.


Ama ne mümkün!