Hüseyin Şeker&8217;i, Şeker Dede&8217;mi kıskanıyorum.


Nesini mi? Zengin kitaplığını, muzip hallerini evet. Ama asıl 50 yıllık eşiyle olan ilişkisini! Herkes kıskanmalı bence. Bakın şimdi..



Evde 50. evlilik yılı kutlamasında Türk Sanat Müziği eşliğinde yaptıkları dansları kıskanıyorum.



Dedemin anneannemin yokluğunda evin çeşitli yerlerine yazıp bıraktığı &8216;Seni özledim!&8217; yazılarını..



Ben anneannemin omzuna yattığımda, &8216;O omuz benim, sen diğerine yat!&8217; demesini..



Yazı masasında, daktilosunun arkasına anneannemin çerçeveli fotoğrafını koymasını, ona bakıp bakıp yazmasını..



Akşamları güneş batarken anneannemi yanına çağırıp beraber izlemelerini..



Dedem yoğun bakımdayken akşam anneannemin yanına girip de &8216;Bak şimdi güneş batıyor, bu sefer de ben geldim yanına&8217; demesini..



Dedemin hastanede &8216;Sevgilimi getirin bana!&8217; diye çıngar çıkarmasını..



Anneanneme kocaman buketler almasını..



Tam 50 yıllık evli, altın yıllarında bir çift onlar. Anneannem Çaycuma&8217;nın en güzel, en zevkli ve marifetli kızıymış. Gençlik fotoğraflarını görseniz hayran kalırsınız. Öyle zarif ve şık ki.. Lacivert üzerine beyaz puanlı, topuklu ayakkabılarını hala saklıyor, keşke giyebilsem. Şu anda bile gördüğüm en güzel anneanne o. Hele ela gözleri..Birazcık daha ona çekseymişiz keşke! Dedem, Zonguldak&8217;ın en muzip genç adamı, bayağı bir peşinde koşmuş anneannemin. Dönemin Çaycuma Belediye Başkanı olan babası vermemiş kızını hemen. Dedem dört yıl beklemiş. Azıcık sıkıştırın da anlatsın yazılarında.



Romantikliklerini biraz açığa çıkarmış oldum ki biraz örnek olsunlar, hepimize.