TTK Genel Müdürlüğü´nden alınan Rıfat Dağdelen´in kendine toz kondurmamasını ibretle ve hayretle izliyoruz.


Dört yıl içinde defalarca eleştirdiğim Dağdelen´e bu direnişi karşısında bazı soruları yöneltmek istiyorum.


Bir


Sayın Dağdelen, Başbakan Tayyip Erdoğan sizin solcu olduğunuzu bildiği halde, çalışkanlığınıza olan güven ve inançla TTK´ya Genel Müdür yapıp, 6 yıl sabrederken sesi çıkmayan Sol kanadın, şimdilerde Solculuğunuzu şemsiye yaparak yerinize şeriatçı bir kadrolaşma geleceğini ileri sürerek politika yapmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?


Bu sizin de savunduğunuz hakkaniyet ve düşünce hürriyeti ile ne kadar örtüşüyor?


İki


Başbakan Tayyip Erdoğan ve Enerji Bakanı Hilmi Güler´e göreve geldiğiniz 2004 yılında, 2007 yılı sonuna kadar TTK´nın 4.5 milyon ton, özel sektörden de 5 milyon ton üretim hedefi veren siz miydiniz başkası mıydı?


Üç


Başbakan Tayyip Erdoğan ve Enerji Bakanı Hilmi Güner´in TTK´nın yıllık 350- 400 trilyon zararının sübvanse edilmeye devam edilemeyeceğini bu yüzden kurumun kendisini düze çıkarması gerektiğini belirterek işçi ve yatırım desteğiyle birlikte kurumun geleceği için bu şansın değerlendirilmesi gerektiği yönündeki görüşleri Zonguldak için bir uyarı değil miydi?


Dört


Aradan geçen yıllara göre, alınan işçi ve yatırımlar sonunda TTK´nın bugün hala azalmayan zararını nasıl değerlendiriyorsunuz? Az kişinin ürettiği çok kişinin yediği kurumlarda ne olur?


Sesi çıkmayan işçiler yerine neden keyfinin efendisi olanları dinlediniz?


Beş


Yapılan bunca yatırım ve alınan işçilere başının çaresine bakamaz durumdan kurtarılamayan TTK´nın bundan sonraki süreci nasıl işleyecek? Bu soruyu kendinize sorup kurumun özelleştirilmesini isteyenlere çok büyük bir fırsat verdiğinizin farkında mısınız?


Altı


Zonguldak yıllardır kandırılmış olabilir mi? Sizin aracılığınız ile yatırımlar yapılmadan pek de alıcısı olmayan TTK´ya artık kolay müşteri bulunabilir mi?


Yedi


Giderayak İl Özel İdare Başkanı İsmail Terzi hakkında işe gelmeden işe gelmiş gibi göründüğü için işlem yaparak çok doğru bir iş yaptınız. Tebrik ederim. TTK´da işe gelmeden maaş alan, yan gelip yatan, TTK´nın aracıyla eşlerini pazara gönderen, makam araçlarını okul servisi yapanlar hakkında da işlem yapabilmek neden aklınıza gelmedi?


Sekiz


Lojman saltanatına neden dur diyemediniz. Ülke bu kadar krizdeyken, insanlar açlık sınırı altında yaşarken sizin kurumunuzda saltanat sürenleri görmediniz mi? Gördüyseniz canınız yanmadı, vicdanınız sızlamadı mı? Yazılıp çizilince neden hep basını suçlama yoluna gitmeyi tercih ettiniz?


Dokuz


TTK Makine İkmal Daire Başkanlığı´nın çalışmalarını mercek altına aldınız veya aldırdınız mı? Yurt dışından alınan lokomotiflerin standartlara uymadığını ne zaman anladınız, sonrasında neler oldu? Yapılan tüm satın alımlarda keyfi işler tespit ettiniz mi?



On


TTK´nın satın aldığı malların istenilen standartlara uygun olmayanlarıyla ilgili bir işlem yaptınız mı? Alınan metal ürünler istenilen özelliklerde olmayınca geri iade etmek yerine işçilere verip tek tek ısıttırıp dövdürerek düzelttirenler hakkında ne işlem yaptınız. Kaç kişi hakkında görevi kötüye kullandıkları için savcılığa suç duyurusunda bulundunuz?


On bir


TTK bu süre içinde sizin elinizle satışa hazır hale getirilmiş olabilir mi. Sayın Genel Müdür bu sorular canınızı sıkabilir. Ama uzun görev süreniz boyunca TTK´nın zararının neden 350-400 trilyonlardan aşağı düşüremediğiniz, üretimi arttıramadığınızla ilgili net cevaplar vermek istiyorsanız bu soruların yanıtını verebilmeniz gerekir. Sizi eleştiren gazetecilere kızmak, dışlamak yerine, bu konularda hiç özeleştiri yapmayı düşündünüz mü?




Karakter sorunu



Zonguldak´ın kent kültürü zayıf.


Kent kültürü olması için öncelikle samimiyet ve şaffaflık olmalı.


Yani Zonguldak´ta genel anlamda olmayan iki şey.


Şeffaf ve samimi olmayan Zonguldak´ta bu yüzden sorunlar büyüyor.


Bu yüzden hak edenlerin yanında hak etmeyenler de takdir görüyor.


Bunun bir ayrımı olmalı.


İyi ile kötüyü doğru ayırt edemeyen toplum, emek harcayanla, hırsızlık yapanı ayırt edemeyen Zonguldak´ın genel anlamda başarılı olmasını falan beklemeyin.


Kendinize değil de topluma bir iyilik etmek istiyorsanız ayrım yapın.


Düşmanınız doğru yapıyorsa takdir etmesini bilin.


Dostunuz yanlış yapıyorsa yermesini bilin.




Zonguldak´ta


800 kişi ölecek mi?



Domuz gribi aşısı ülkeyi ikiye böldü.


Zonguldak´ta ikiye bölünmüş durumda.


Domuz gribi aşısı üzerinde ki tartışmalar dünyanın her tarafında devam ediyor.


Amerika ve Almanya´nın da kafası karışık.


Korku politikaları da bu sürece eklenince korkunç bir şüphe doğuyor.


Sağlık Bakanlığı´nın elinde muhtemel ölümlerle ilgili tahmini rakamlar olduğu belirtiliyor.


Her il için böyle tahmini rakamlar var.


Bu ön rapora göre Zonguldak´ta 800 kişinin domuz gribinden öleceği tahmin edilmiş.


İddia böyle.


Birileri çıksın bu iş neyin nesidir açıklasın.