Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay dün
Zonguldak&8217;taydı.
Karaelmas Gazeteciler Derneği&8217;nde
sorulara yanıt verdi.
Bakan Bey&8217;in gezisinin temel noktasını
referandum oluşturdu.
Sorular da genelde bu yönde oldu.
Demokrasinin önemini vurgulayan Bakan
Günay eski bir CHP&8217;li olarak CHP&8217;nin
yaklaşımını anlayamadığını ifade etti.
Siyasette gelenin gideni aratmaması
gerektiğini belirten Günay, eski arkadaşları
için ilginç bir karşılaştırma yaptı.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu&8217;nun Deniz
Baykal dönemini arattığından bahsetti.
Baykal dönemindeki muhalefet anlayışının
daha içi dolu olduğunu vurguladı.
Kılıçdaroğlu ile Baykal&8217;ı kıyaslayan
Günay&8217;ın bu çıkışı CHP içinde alevlenmeye
hazır bekleyen yeni bir bölünme
operasyonunu tetikleyebilir.
Referandumda kamuoyu anketlerinden
gelen sonuçlar doğrultusunda evet
çıkacağına inana Ak Parti ve kabine üyeleri
daha rahat.
Ancak Zonguldak&8217;ta durum biraz farklı.
Ak Parti de bu durumun farkında ve inatla
Zonguldak&8217;a &8216;Evet&8217; dedirtmeye çalışıyor.
Bakan Günay&8217;ın dün gazetecilere verdiği
değişiklik metninde ne değişiyor, niye
değişiyor belli. Bakan Günay istiyor ki; kim
ne karar verirse versen ama bilerek ve
okuyarak versin.
Burada verdiği örnekler ise çok ilginç.
CHP&8217;nin iki defa iktidar olduğunu
hatırlatıyor.
Dönemini ve nasıl olduğunu hatırlatırken
de; &8220;İki defa postala karşı durdular sonunda
iktidar&8221; oldular yorumunu getiriyor.
Bu dönemde CHP&8217;nin, &8220;Biz daha iyisini
yapacağız&8221; şeklinde politika yapmak yerine
anlamsız bir şekilde &8216;Hayır&8217; dediğine işaret
ediyor.
CHP ve MHP&8217;nin bu tepkisinin kendi
partilileri arasında da bölünme yarattığına
dikkat çeken Günay, CHP&8217;nin bu süreçte
&8216;Evet&8217; demesi veya karşı çıkmaması
durumunda prim yapacağını söylüyor.
Ve şöyle nokta koyuyor; &8220;Arkadaşlar daha
seçime 11 ay var. CHP seviyeyi düşürüp bu
şekilde karşı çıkmak yerine &8216;Biz daha iyisini
yapacağız&8217; diyebilseydi belki bizim 5-10
puanımız gidecekti&8217;.
Referandum konusunda kim ne tarafından
bakarsa o tarafını dolu görüyor.
Ancak öncelikle her şeyden arınıp
gerçekten bir okumak doğru olur diye
düşünüyorum.
Çünkü siyasi liderlerin ağzına bakarak
politika üretmeye, taraf olmaya çalışırsak
gider bir birimizin boğazını sıkacak duruma
geliriz.
Bu yüzden herkes ya internet üzerinden
ya partilerin verdiği metinleri karşılaştırmalı
olarak okuyup vicdani bir karar vermeli.
Bakan Günay&8217;da dün bunun derdindeydi.
&8220;Neye karşı olduğunuzu, neye niçin karşı
olmadığınızı iyi bilin&8221; diyordu.
Havuz polemikleri, soy-sop üzerinden
giden siyasetin çirkin yüzüne karşın Günay&8217;ın
yaklaşımı ve &8216;Okuyun&8217; ricası önemliydi.
Sevin sevmeyin, ister &8216;Evet&8217; deyin, ister
&8216;Hayır&8217; deyin ama okuyun.
Ama biz ülke insanları olarak bir adım
sonrasını görüp &8216;Niyet okuma&8217; işini iyi
yaptığımızdan hiçbir şeyi okumaya gerek
görmeyiz!
Niyet okuyuculuğu zaten bu ilkenin ve
Zonguldak&8217;ın temel sorunu.
Her işimizde böyle.
Niyet kötü olursa kimse pek murada
eremiyor.
Köksal Toptan&8217;ın çalışması ne anlama geliyor
TBBM eski Başkanı Zonguldak Milletvekili
Köksal Toptan, Meclis Başkanlığı görevinin
sona ermesinin ardından bir süredir
görünmüyordu. Referandum sürecinde ilçe ilçe
gezerek büyük bir azimle çalıştığı gözlenen
Toptan&8217;ın önümüzdeki seçim döneminde de
Zonguldak&8217;tan aday olabileceği yorumlarına
neden oldu.
Bu yorumları en çok yapanlar ise Ak Parti
çevreleri.
Ak Parti&8217;de Milletvekilliği sıralamasının nasıl
şekilleneceği için konuşmak erken.
Ama Toptan&8217;ın çalışma azmi bir işaret kabul
edilebilir.
Milletvekilliği hayali kuranların ayağını denk
alması kendi yararlarına olur!
Romanların isyanı
Gasp suçlusu bir genç cezaevinde
kendisini astı. Genç ve ailesi Roman olunca
tepki de farklı oldu. Caddeden gürültüler
gelince o tarafa yöneldik. Ölen gencin
yakınları şüphelerin giderilmesi adına hesap
sorulmasını istiyorlardı. Cadde boyunca
ilerlediler. Ufak tefek tantanalar yaşandı
ancak polis temkinli davrandı. Trafik aksadı
belki ama aslında Romanlar kendilerini
hayretle izleyen Zonguldaklılara gerektiğinde
nasıl hak aranmasını gösterdiler.
Başsavcı gencin kendisini iple astığını
olayın rutin bir intihar vakası olduğunu
söyledi. Ancak suça meyilli bir genç nasıl
oldu da intihara gitti. Onu buna iten
nedenler neydi. Kaldı ki koğuşta başka
Romanlar da var. Burasının ortaya
çıkarılması ve olayın perde arkasının ailenin
vicdanını rahatlatacak şekilde ortaya
konulması gerekir.
Zonguldaklılara gelince.
Zonguldak&8217;ın hakkını aramak istiyorsanız
siz de böyle yollara dökülebilirsiniz.
Kararında ve dozunda olmak şartıyla. Çünkü
bu kentte bazı şeyler eylemsiz olmuyor.
Eylem olmayınca anlayışlar biraz &8216;Kıt&8217; oluyor!