Takım Kaptanımız Ali RızaTığ´ın Ramazan Denizer analizini gerçekten kıskandım.
Üzerine laf söylenmez ama içimde kurt var. Yazmazsam ölürüm.
GMİS Genel Başkanlığı görevinden devrilen Denizer´in olası Belediye Meclisi&[#]8217;nde hangi görevleri alacağını çok merak ediyorum.
Denizer bu Meclis&[#]8217;te yer alır ve Belediye Başkanı Secaattin Gonca seçimi kazanırsa gerçekten işi zor.
Ak Parti, Sayın Denizer´in neresinde boncuk buldu onu da anlayabilmiş değilim.
Ya Sayın Gonca?
Belediye Meclis Üyesi Abdullah Karagüzel´i sever sayarız.
Ancak kendisinin bu konuda Gonca´ya rest çekmemiş olmasına şaşırdım kaldım.
Sayın Karagüzel mi değişti, yoksa Denizer mi? Denizer değiştiyse bizim neden haberimiz olmadı?
İhtirasını ve hırsını yenememiş Denizer, Gonca Başkan seçilebilirse bence İmar Komisyonu´nda yer almalı?
Sayın Denizer´in yapması gereken tek bir doğru vardır. Çıkıp; "Arkadaşlar önce ben bir aklanayım. Kamuoyunun kafasında benimle ilgili endişeler bir silinsin. Ben sonra geleyim" diyebilmeliydi.
Yanlış yaptı. Denizer buradan doğru bir sonraki seçimde Belediye Başkanlığı&[#]8217;nın hayalini kuruyor.
Doğru olan bir şey vardır. Denizer istifa etmeli. Ak-Pak olup öyle gelmeli.
Göreve geldiğinde Sendika Binası&[#]8217;nı kırklattığı günleri hatırlamalı, önce kendisini kırklatmalı. Ama o yapamaz! Peki bu durumda Sayın Denizer´i kim kırklatacak?!
CHP&[#]8217;de korkulan oldu!
CHP´de uzunca süren ve hala devam eden tartışmalara karşın atılan bazı adıımlar çok güzel. Nedenleri ve beklentileri her ne olursa olsun önemli olan, siyasi nezaket kuralları içinde insanların birbirlerine olan tahammülleridir.
22. Dönem Milletvekili Harun Akın, Nadir Saraç ile birlikte Genel Merkez&[#]8217;in tercih listesinden bir şekilde çıkmış ve yerlerini Ali Koçal ile Ali İhsan Köktürlk´e bırakmak zorunda kalmışlardı.
Sonrası zaten çelişkiler ve tartışmalarla geçti. Eski ekip arkadaşları karşı karşıya geldi. Siyasi nezaket kurallarının ister istemez çiğnendiği noktalar oldu.
Bizler bu süreci yakından izledik.
CHP uzmanı kesilmemin nedenlerin biri de bu tartışmalara yakından tanıklık etmiş olmamdır. Yaşanan süreçte rekabet olduğu gibi bundan sonra da devam edecek. İyi irdelendiğinde herkesin hatasını bulmam mümkün.
Ancak insanlar birbirinden korkarak pek fazla bir şey yapamazlar.
CHP de yaşanan en büyük olay bu korku.
Eski ve yenilerin korkuları.
Bu korkular atılabilse zaten CHP iktidara bir adım daha yaklaşır.
CHP 22. Dönem Milletvekili Harun Akın´ın bu bağlamda parti teşkilatlarına ve adaylara yönelik ziyaretleri çok önemli.
Keşke teşkilatlar ve adaylar daha öncesinde Harun Akın ve Nadir Saraç´ı davet edebilselerdi. Zor tabi!
Eğer, Ali Koçal ile Ali İhsan Köktürk siyasetin aynı yollarından geçseler, onlar içinde yorumum aynısı olur.
Her şeyi tartışabilirsiniz. Siyasetin her teknik üslubu ile yerinizi koruyabilirsiniz.
Ama vefasızlık edemezsiniz.
Kimse edemez.
CHP önce vefayı öğrenmeli.
İnadına CHP´li olabilmeli.
Akın´ın yaptığı bir jestten ibarettir.
CHP Adayı İsmail Eşref´in yapması gereken son bir şey vardır. O da "Kalk gidelim Harun bey, seninle Gazipaşa´ya çıkalım, kol kola yürüyelim" demektir.
CHP´den bazı dostlarımız, Akın´ın bu ziyaretinin pek hayra alamet olmadığını düşünecek.
CHP´de korkulan oldu!
Korkulacak bir şey yok. Bırakın dedikoduları, kaynaşmanıza bakın.