Bir

Geçtiğimiz günlerde yazdık.

Dedik ki; "BEÜ'nün önünden geçen üniversite caddesi ne bu kente ne de BEÜ'ye yakışmıyor."

Olmayan kaldırım.

Rastgele yapılan parklar.

Çıkmalar.

Disiplinsizlik.

İmajsızlık.

Vesaire vesaire.

[*] [*] [*] [*]

İki

Yazının ardından Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir caddeye gitti.

Esti gürledi.

Aralarında Zonguldak Belediyesi Zabıta Müdürü Murat Bey'e ait olan binanın işgalleri de dahil baştan sonra şerit çektiler.

Çıkmalar son bulacaktı.

Kaldırım yapılacaktı.

Bu kentin koca yöneticileri meğer o caddeye bir kaldırım yapmak için bizim yazmamızı beklemişler!

Yine de sağ olsunlar.

Zahmet oldu!

[*] [*] [*] [*]

Üç

Tabi bunları yazarken amacımız bir kaldırım yapılması değildi yalnızca.

Oradan başlayarak İncivez'i gerçek bir üniversite mahallesine dönüştürmek isteyen anlayışla katkı sunmaktı.

BEÜ'nün de, görsel tasarım uzmanlarının da içinde olacağı bir heyetin müşterek çalışmasıyla hiç olmazsa o caddeyi üniversiteye, üniversiteliye yakışır hale gele getirmek için katkı sağlamaktı.

[*] [*] [*] [*]

Dört

Bizde belediyecilik denilince 'kaldırım', üniversite denilince 'kaldırım mühendisliği' akla geliyor olsa gerek; mantık bodoslama çakılıyor!

İşte, böyle olunca insanın yazma heyecanı da kayboluyor!

[*] [*] [*] [*]

Beş

Başkan Akdemir o gün orada esti gürledi. Astı kesti.

"Hadi bakalım" dedik.

Sonra gördük ki o gün belirlenen sınırlara müdahale olmuş.

10 santim, 20 santim derken kimse çıkmasına kıyamamış.

Topoğraf Bülent ise kimin selamıyla gittiyse kimseye kıyamamış, kimseyi kıramamış.

Mahallenin ağabeyi Murat Yanık da Zabıta Müdürü olunca...

Sadece tenteyle uzatılması gereken çıkmalarda bile demir direkli köşeler oluşturuluyor şimdi.

[*] [*] [*] [*]

Altı

Başkan Akdemir'e düşen görev, Rektör Mahmut Özer ve bağımsız yaratıcı kent tasarımcılarıyla buluşarak; 'Bu caddeye ne yapabiliriz?'i konuşmak.

Burada durum kaldırım yaparak çözülemeyecek kadar büyük ve yakışıksız.

Keza mahalle muhtarı Hüseyin Cevher ve Emniyet de işin içine girmeli.

Pek çok nedeni var!

[*] [*] [*] [*]

Yedi

BEÜ Merkez Kampüs'te 13 bin 915 öğrenci var.

Giderek büyüyen ve özel ilgi bekleyen bir mahalleden bahsediyoruz.

Yine Merkez Kampüs yakınında 800 kişilik KYK yurdu, 300 civarında '1 artı 1' konsepti daireye ek olarak yeni yurt ve dairelerin yapımı hızla devam ediyor.

Araya kaçak köçekler karışarak da olsa kontrolsüz ve hep şikayet ettiğimiz gibi çarpık bir büyüme var.

Planlamaların tamamı ranta dayalı!

[*] [*] [*] [*]

Sekiz

Eski Belediye Başkanı Secaattin Gonca'nın döneminde spor aletlerinin de yerleştirildiği yol boyunca bir park-kaldırım tarzı bir düzenleme var.

Havalandırma diye tabir edilen yer ve burada bulunan TTK'nın kullanılmayan baca veya diğer yapıları, doğal bir düzen içinde korunarak; sosyal bir durak haline getirmek için ne bekleniyor anlamak mümkün değil.

[*] [*] [*] [*]

Dokuz

Bir de Kamelya Sokak komedisi var.

Yol olmayan yolda sürekli yaya var.

Müteahhidin biri sağdan çalmış.

Belediye'den Murtaza da 'Hani bana? Hani bana?' demiş!

Biri soldan çalmış.

Ara yolları saymıyoruz bile.

Hem üniversite caddesinde hem de Kamelya Sokak üzerinde çok acil düzenlemelere ihtiyaç var.

Belediyenin, binasını güzelleştirmeyenlerle ilgili yaptırım hakkı var.

Ama Belediyemiz henüz kendi Belediye Başkanlığı binasının önünü süpüremediği için şahsen umutsuzum!

[*] [*] [*] [*]

On

Mahallenin artan nüfusuna bir de 13 bin 915 öğrenci eklenince mahallede lüks arabasıyla, modifiye Şahin'i ile cirit atanların sayısı da beşe katlanmış.

Yoğunluk, park ve diğer sorunlar, alkol kullanımının artması, sosyal ve politik geçişler mahallenin tansiyonunu da arttırmış.

Bu durumlar mala ve kişiye karşı suçların artmasında da etkili.

Trafik kazalarının artmasında da etkili.

O zaman buraya biri havalandırma, diğeri İncivez son durak olmak üzere en az iki MOBESE gerekiyor.

MOBESE için ise iki hayırsever.

Rektörlük önünde var var ama diğerleri şart.

Bunlara ilaveten uygun bir yerde bir polis noktasının kurulması da değerlendirilmeli.

[*] [*] [*] [*]

Onbir

Bu mahallenin bunca sorununa duyarsız kalmayacak olanların bir halk sağlığı merkezi için de duyarlı olması gerekir diye düşünüyoruz.

Sayılar araştırılıp ihtiyaçlar dikkate alınarak bu çalışma da yapılabilir.

Mahalle muhtarının 'Mahallenin Muhtarı' olması gerekir.

Hüseyin Cevher'in orada ne işi var?

Bunları yüksek sesle neden dile getirmiyor?

Çıkıntılara atılan çiziklerin sürekli yer değiştirmesine neden sessiz kalıyor?

Niye Muhtar?

Kime Muhtar?

Çabası var ama o çabaların sonucu yoksa demek ki muhtarlığında bir hükmü yok!

[*] [*] [*] [*]

Oniki.

Yazacak daha çok şey var...

Ama o iyi niyeti, çabayı görmek gerek.

Bu kentin en önemli marka değerlerinden biri BEÜ.

Ama hayal dünyası küçük yöneticilerimiz, disiplinsiz belediyemiz, fırsatçı esnaf ve müteahhit sayesinde bu markanın nasıl daha değerli hale geleceğini göremedik.

Şekil yapalım derken şeklimiz kaydı!

Sosyal motivasyonun yaratacağı etkiyi görmedik, göremedik.

[*] [*] [*] [*]

Onüç

Kimine göre gereksiz bir mesele!

Kimine göre önemli bir mesele bu.

Ne tarafından bakarsanız.

Ne mutlu bakıp da görebilenlere...

Öyle değil mi Muharrem Başkan!

[*] [*] [*] [*]

Onüç buçuk!

Herkesin derdi var değil mi?

Diyorsunuz ki: "Ne anlatıyorsun Atilla?"

Diyorsunuz ki: "Zonguldak zaten mahalleye dönmüş, sen İncivez diyorsun, BEÜ diyorsun.."

Diyorsunuz ki: "Bak bir de Anayasa değişikliği var. Rıdvan 'evet' dedi, Selçuk Dereli 'kırmızı kart' gösterdi"

Diyorsunuz ki: "Üç günlük dünya. Bunlar bizim de senin de karnını doyurmaz. Bırak; karın doyuran şeyler yaz. Türkiye üç buçuk atıyor. Zonguldak üç buçuk atıyor..."

Siz de haklısınız!