O kadar önemli gündem konuları arasında böyle bir konuya girdiğim için bağışlayın.

Ancak yaşanan bir trajediyi görmezden gelemeyiz.

Haber şöyle:

&[#]8220;Zonguldak Devlet Hastanesi´nde temizlik görevlisi olarak çalışan 29 yaşındaki H.K., hasta takip sisteminden telefon numaralarını bulduğu kadın hastaları arayarak ve mesaj atıp taciz ettiği iddiasıyla gözaltına alındı.

Zonguldak Devlet Hastanesi´nin psikiyatri servisinde tedavi gören genç bir kız, 20 gün önce polis merkezine başvurup hastanede sağlık memuru olarak çalıştığını söyleyen bir kişinin kendisini arayarak ve mesaj atarak tacizde bulunduğunu ileri sürdü.

Kısa süre sonra aynı serviste tedavi gören başka bir kadın hasta da aynı kişinin telefonla kendisini arayıp rahatsız ettiğini söyledi.

Şikayetçi olan 2 kadın hasta da söz konusu kişinin kendilerine gönderdiği, &[#]8216;Çok güzelsin, seninle tanışmak istiyorum, hastaneye gelmen gerekiyor, gelmezsen tedavide yardımcı olamayız&[#]8217; gibi mesajları polise delil olarak sundu.

Hastane Müdürü Mehmet Hamzaçebi, H.K.´nın taşeron firmanın işçisi olduğunu ve 2005´ten bu yana hastanede çalıştığını söyledi.

Hamzaçebi, H.K.´nın hastaların telefon numaralarını sistemden öğrenmesinin mümkün olmadığını, hastaların refakatçılarından almış olabileceğini kaydetti.&[#]8221;

Şimdi H.K.&[#]8217;ye ne kadar tepki gösterseniz azdır.

Ama durun.

Diğer yandan teşekkürü de hak etti.

Yaşanan benzer olayların önünü kesme adına kendini feda etti!

Çünkü bu olaylar yeni değil.

Özellikle Psikiyatri Servisi&[#]8217;nde hiç yeni değil.

Bu olaylar eskiden beri oluyor.

Geçmiş yıllarda neler oldu neler oralarda.

Kadın-erkek.

Dostuyla birlikte olabilmek için bile o servise yatanlar oldu.

O dostlar, gecenin geç saatlerinde hastaneye ellerini-kollarını sallaya sallaya girdi.

Boş yatakhanelerde, kuytularda buluştular.

Bu tiplere gözcülük yapan çalışanlar oldu.

Farklı şekillerde kendi adına fırsata dönüştürmeye çalışanlar oldu.

Görmemezlikten gelenler oldu.

Olmadı mı?

Kimin elinin, kimin cebinde olduğu belli değil.

Bu işleri en aza indirmek için yapılacak en önemli şey, hastane disiplinini uygulamak.

Yeni yapılanma çerçevesinde bu konuların da değerlendirilmesi gerekir.

Hizmet alımı yoluyla çalıştırılan hizmetli 29 yaşındaki H.K.&[#]8217;nın attığı mesaja bakın:

"Çok güzelsin, seninle tanışmak istiyorum, hastaneye gelmen gerekiyor, gelmezsen tedavide yardımcı olamayız."

Şaşırıyorsunuz değil mi?

Yahu niye şaşırıyorsunuz ki.

Sen taşeron firma üzerinden temizlikçi olarak aldığın hizmetliyi ameliyatlara sokar, &[#]8220;şuradan tut&[#]8221;, &[#]8220;oksijeni aç&[#]8221;, &[#]8220;nabız kaç?&[#]8221; diye çalıştırırsan, hastayı tedavi de eder, dikiş de atar!

Asılır da, öper de!

Bununla da kalmaz.

Oraya müdür de olur, başhekim de!

Yalan mı beyler?

Yalan mı?

Yüzünüz kızardı mı?

Yoksa daha fazlasını anlatalım mı?

Bürokratik dil!

Hani sorunları yazıyoruz ya.

Dün bir kez daha gördük ki, bürokratların çoğu gerçekten ya anlamıyor, ya sağıra yatıyor.

Buna kentin sivil önderlerinin, yerel yönetimlerinin basiretsizliği de eklenince işler yatıyor. Cücük kadar işleri de büyüte büyüte anlatıyorlar.

Alışmışlar bir bürokratik dil, salla babam salla!

Onlar bu kenti, bu kent onları anlamıyor.

Sonuç&[#]8230;

Hani sonuç?

Sonuç yok.

Kazanan Zonguldak değil, genelde onlar oluyor.

Tersaneleri bırakmayalım!

Ereğli tersaneler bölgesiyle ilgili yaşanan tartışmalar devam etmeli.

CHP Milletvekili Ali İhsan Köktürk&[#]8217;ün araştırma önergesi, her ne kadar AK Parti&[#]8217;nin Zonguldak milletvekillerinin çok başarılı çalışmalarıyla her ne kadar reddedilmiş olduysa da, bu işin peşini bırakmayalım.

Zonguldak medyası, Ereğli medyası, Alaplı medyası bu işi bırakmamalı.

Batı Karadeniz Deniz Ticaret Odası Başkanı İrfan Erdem, tersaneciler ve bu konuda söz sahibi olan herkes, öyle veya böyle bir çözüm bulmak için saldırmalı.

Kişilere değil, konuya saldırmalı!

Siyaseten değil, yürekten saldırmalı.

Ve işte bir öneri;

Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık diyor ki:

&[#]8220;Madem Özcan Ulupınar, Ali İhsan Köktürk&[#]8217;ün araştırma önergesine bu kadar şiddetle karşı çıktı, o zaman Özcan Bey versin bir araştırma önergesi.

Kentini seviyor, sorunlardan kaçmıyorsa, versin bir önerge de, biz de destek verelim.&[#]8221;

Öneri mantıklı.

Ereğli Milletvekili Ercan Bey&[#]8217;i de unutmamak gerekir.

Duydunuz mu Sayın Ulupınar?