Görmemişin şeyi olursa tutup kopartırmış.
Bizdeki de öyle.
O şeyin yerine ne koyarsanız gider.
Bir dönem Türkiye´nin bilim ve endüstri alanında örnek gösterilen Zonguldak, şimdilerde sonradan görme bir tavır içinde.
Sonradan görme Zonguldak.
Bu laf ne kadar ağır değil mi?
Size ağır gelmiyor mu?
Ama böyle.
Bunları neden söylüyorum.:
Zonguldak kıyılarına bakın. Yakın zamana kadar bildik birkaç liman vardı.
Ereğli´de Erdemir Limanı.
Zonguldak´ta Zonguldak Limanı.
Şimdilerde bir şey oldu bize.
Kudurduk maşallah.
Hem de ne kudurma.
Alaplı´dan başlayalım.
Alaplı, İstanbul yönündeki son çıkış noktamız.
Orada bir liman yapma çabası var.
Alaplı TSO Yönetimi, az sayıdaki işadamı ve Alaplı Belediyesi bir liman projesi için bastırıyor. Adı Alport.
Bu tarafa gelelim.
Orada devasa bir kuruluş olan ERDEMİR ile yaşıt, büyük bir liman var.
Ancak Ereğli-Zonguldak-Bartın güzergahında demiryolu olmadığı için kullanım alanı da sınırlı kalıyor.
Gelelim Zonguldak Merkez&[#]8217;e.
Zonguldak Limanı çok yetersiz.
Bir de ERDEMİR´in tren ferisi için oluşturulan orta iskele var ki hepten berbat etti.
Zonguldak Merkez&[#]8217;e çok büyük bir liman için sözde projeler geliştirildi.
Mevcut limanın doldurulup daha büyük bir limanın yapılması konusunda bir ara neredeyse hemfikir olmuştuk.
Ben vazgeçenlerdenim. Limanı dolduralım, yenisini yapmayalım diyenlerdenim.
Bitmedi. Çatalağzı Termik Santrali´nin balıkçı barınağı büyüklüğünde bir limanı var.
Hemen yanında Eren Holding´in kendi termik santralinin inşaatı devam ediyor. Zonguldak Limanı&[#]8217;nın hemen hemen 3 misli kapasiteye sahip.
Bu arada her noktada, her beldede bir balıkçı barınağının olduğunu da unutmayalım. Ve gelelim asıl projeye.
Hani o meşhur Filyos Projesi içindeki liman projesine.
Hani Haydarpaşa Limanı´nın daha büyüğü olacaktı ya.
25 milyon ton kapasiteli.
Kardemir bir ara buranın yapım ihalesini aldı.
Sonra yüzüne gözüne bulaştırdı.
Aradan yıllar geçti ve KARDEMİR bir özel liman yapma sevdasına düştü.
Devlet-Millet yardımcı oldu.
Büyük liman projesiyle ilgili çalışmalar devam ederken sadece 3 kilometre uzağına 5 milyon ton kapasiteli büyük bir liman daha yapılmak için her şey hazır gibi.
Ortada meşhur antik liman var.
O da yetmedi, bir büyük balıkçı barınağı.
Bütün bunlar dururken sen gel Filyos´un yaşam alanının içine büyük bir liman yap.
Üstelik oradaki antik kent ve turizm hedeflerini baltala.
Bunlarla uğraşacağınıza demiryolu bağlantılarını yapıp mevcut limanlara ulaşımı sağlamayı neden düşünmezsiniz?
Bütün bunlara Devlet-Millet sessiz kalsın.
Ve senin ´Beni yönet´ diye seçtiğin jönler ´istihdam´ palavralarıyla bir kentin geleceğini hepten karartsın.
İş mi bu.
Eyy Millet!
Sen ne ayaksın?..


Ankara´daki Zonguldaklılara


Ankara´da yaşayan Zonguldaklılarla ilgili ciddi bir güven kaybı yaşıyorum.
Birkaç gündür Ankara Zonguldaklılar Derneği Başkanı Şerafettin Üstünkol ve dernekle ilgili düşüncelerimi paylaşıyorum.
Ankara´daki Zonguldaklılar Derneği´ne şiddetle ihtiyaç var.
Şerafettin Bey aradığında da bunları anlattım.
Daha fazlasını yapabilir.
Daha fazlasını yapmak zorunda.
Bu tür eleştiriler olunca muhataplar genelde bu işin arkasında birilerinin olduğunu düşünürler.
Onlara göre bu yazıları kesin birileri yazdırmıştır.
Onlara göre gazeteciler, kullanılıp atılmak içindir.
Hayır.
Ben memleketimi seviyorum.
Bu sevgimin karşılığında da bir çok gerçeği kamuoyu ile paylaşmaya çalışıyorum.
Ankara´da güçlü bir dernek, etkin bir dernek siyasiler üzerinde etkili olur.
Ankara üzerinde etkili olur.
Güven sağlarsa kapılar açılır.
Zonguldak´ın buna ihtiyacı var.
Bu bağlamda Ankara´da yaşayan Zonguldaklılar en az Şerafettin Bey kadar kendilerini sorumlu hissetmeli.
Öte yandan Zonguldak´taki Ankaralıların da farklı tepkileri ve talepleri geliyor.
Onu da bir ara deşeriz.