Geçen yıl yeni umutlarla girmiştik yeni yıla.



Kent adına.



Kendi adımıza.



Bazı yıllar olumsuzlukları üst üste yaşarsınız.



Bazı yıllar güzelliklerle geçer.



O güzellikler başınızı döndürür.



Asma hayatınız her zaman bütün ihtimallere açıktır.



2011 yılında önemli dönüm noktaları yaşayanlardan biriyim.



Her şey karar vermekle alakalı.



3 Eylül´de evlendim.



Kendime yeni bir dünya kurdum.



Kocaman bir aile olduk.



Acılarımızda oldu.



Ancak hayat bu.



İyi günler ve kötü günler hepimiz için.



Bunu baştan kabul etmek gerekir.



Mutluluk bazen çok yakında olabilir.



Nasıl baktığınız ve ne gördüğünüz önemli.



Umut etmek güzel.



Ona dokunmak güzel.





Kent adına önemli şeyler dilemiştik 2011´den.



Kent için yeni bir başlangıç olmasını dilemiştik.



Bir yıl geride kaldı.



Nelerin iyi yönde, nelerin kötü yönde değiştiğini geliştiğini gözlemledik.



Zaman zaman yazdık, çizdik, yorumladık.



Büyük fotoğrafa baktığımızda 2011 yılı Zonguldak açısında ´yine´ kayıp yıllardan birisi oldu.





2011 Zonguldak´ında neler oldu.



İşsizlik ve emek sömürüsü devam etti.



Asosyal yaşam katmerleşti.



Çatışma durmadı.



Kin ve nefret tohumu ekenlerin sayısı arttı.



Etnik milliyetçilik hesaplarına sarılanların sayısı arttı.



Yatırım ve istihdam alanları çoğalmadı.



Binlerce kişi işsiz kaldı.



Ocaklarda kaçak ölümler devam etti.



Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemek için uydurulan kılıfların sayısı arttı.



Sapla saman daha çok bir birine karıştı.



Eğitim daha fazla yozlaştı.



Siyaset ve siyasetçiler daha fazla yozlaştı.



Basın daha fazla yozlaştı.



Kendisi gibi değil başkası gibi düşünenlerin sayısı arttı.



Açık sözlülük bu yılda prim yapmadı.



Zonguldak şeffaflaşamadı.



Halkı kandıranların sayısı arttı.



Dedikodu fabrikaları tam kapasite çalıştı.



Kent büyümek yerine her alanda daha da küçüldü.



Kentle birlikte insanlar da küçüldü.



Ekonomi canlanmadı.



Dünya ve Türkiye hızla değişirken Zonguldak ne yapmaya çalıştığını bilmeyen bocalama döneminden kurtulamadı.



Paranın değeri de insanın değeri de azaldı!





Yani Zonguldak 2011´de genel anlamda aradığını bulamadı.



Zonguldak ne yapacağına karar veremedi.



Buldu diyenler varsa ya kendilerini kandırıyorlardır veya birilerine yaranmak için konuşuyorlardır.



Şimdi böyle bir tablodan sonra 2012 için karamsar bir tablo ortaya çıktığının farkındayım.



Ama bunlar bizim gerçeğimiz.



Bir de Türkiye´nin gerçekleri var.



İzlemekten, duymaktan, konuşmaktan yorulduğumuz onca dert var.





2012 Zonguldak için gerçekten değişimin, dönüşümün yılı olabilir.



Pek çok alanda bunu sağlayabiliriz.



Bu nedenle her şeye rağmen umutlu olmak gerekiyor.



Devam eden bazı çalışmaların sonuçlanma, bazı çalışmaların başlama yılı olabilir.



İnsanların yaşantısını pozitif yönde değiştirecek adımlar atılabilir.



Zonguldak, ekonomik v sosyal anlamda daha yaşanılabilir bir kent haline gelebilir.



Eğitimden sağlığa, ulaşımdan sanata her alanda yeniliklere adım atabilir.



Bunların hepsi insan faktörlü.



Mevcut ve tembel olanları değiştirmeden bunları sağlamak zor olsa da umut etmek gerekiyor.



Toplum baskısının daha fazla arttığı bir ortamda olumlu sonuçlar alınabilir.



Bu yüzden tüm olumsuzluklara karşın bazı şeyleri değiştirmek hepimizin elinde.





Bir koca yıl hepimizin hayatında kısmi veya büyük yenilikler getirdi.



Acılar ve umutlar harmanlandı.



Yeni yıl da bunlardan pek farklı olmayacak.



Bu durumda çıldıracak bir şey yok.



İster dua edin, ister Noel Baba´nın bacadan girmesini bekleyin.



Ancak ne ederseniz edin, masanızda ne olursa olsun sevdiklerinizi ihmal etmeyin.



Sizi sevenleri ihmal etmeyin.



Tok karnınızla açları unutmayın.



Aç karnınızla tokları yermeyin.





2012 yılının Zonguldak´ın özlemini duyduğu tüm güzelliklerin başlangıcı olmasını diliyoruz.



Dostlarımızın ve okurlarımızın yeni yılını kutluyor, sevdikleriyle güzel ve sağlıklı günler geçirmelerini diliyoruz.



Tüm olumsuzluklara karşın tebessüm edebilmeniz umuduyla.