Okurlarım,
Bazen,
AK Parti’yi neden eleştirmediğimi soruyor.
Aslına bakarsanız,
Yanılıyorlar.
Biz,
Partiye veya ideolojiye göre bakmayız.
Mesela,
İki ay evvel,
Köyde yapılan referanduma karıştı diye,
İl Genel Meclisi Başkanı Necdet Karaveli’ye eleştiriler yöneltmiştim.
CHP’li Belediye Başkanı Vedat Öztürk’ün,
Haklı isyanına yer vermiştik.
AK Parti Merkez İlçe Başkanı Mükerrem Ayçiçek’i sert eleştirdik.
AK Parti Milletvekillerini sert eleştirdik.
Bu durumlarda,
Kimsenin sesi çıkmıyor.
Mesela,
Mustafa Özdemir tarafsız mı?
CHP’li olduğunu herkes bilir.
Neden kimse ona ‘tarafsız ol’ demiyor?
Veya neden kimse ona ‘Biraz da CHP’yi yaz’ demiyor.
Demez!
Sanat dünyasında da böyledir.
Üretkenlik,
Creatif düşünce,
Objektif bakış,
Adalet,
Liyakat,
Hep sol cenah bunları en iyi uygulayanın kendisi olduğunu düşünür.
Biz,
İdeolojik bakmıyoruz.
Mesela ben Ömer Selim Alan’a, “Kötü yola düştün başkan’ demiştim.
Böyle bir yazım vardı.
Bize tarafsızlık eleştirisi kimse yapamaz.
Kim bozuksa,
Kimde hata varsa,
Bu satırlarda yazılır.
CHP’nin kongrelerine kadar karışan,
Mustafa Özdemir tarafsızsa,
Biz tarafsızlığın Tillahıyız!
* * * * * * * * * *
Aslında hikayemiz,
Adem ile Havva meselesiyle başladı.
Havva yaratılana kadar,
Elmayı ısırmayı düşünmeyen Adem,
Havva’dan sonra,
Elmayı ısırdı.
İşte hikayemiz orada başladı.
Adem Babamız elmayı ısırmasa,
Ardımızda yaprak,
Kevser ırmağa uzanmış,
Şarap içiyor olacak,
Zonguldak’ın bu işleri ile uğraşmayacaktık.
Akın Kavi’nin,
Belediyeye olan 20 milyon liralık borcu,
Bizi bağlamayacaktı.
Kavi’nin anasının hafriyat alanı,
Umurumuzda olmayacaktı.
Tahsin Erdem’in,
Liyakatsiz işe aldığı kişiler,
Dikkatimizi çekmeyecekti.
Emirhan’ın saçma hareketlerine maruz kalmayacaktık.
Samet Albayrak’ın hırsları Kasımpaşamız’da olacaktı.
Nisan aylarını hiç düşünmeyecektik.
Cemre ne zaman düştü bilmeyecektik.
Halk ekmeğin bayat ekmeğiyle derdimiz olmayacaktı.
Japonya, İspanya ve Portekiz neresi?
Bilmeyecektik.
Gel gelelim,
Adem elmayı ısırdı,
Derdi bize kaldı.
Zonguldak coğrafyasına gönderildik.
Amerika’ya doğsaydık,
Trump’ı,
Epstein skandalını yazmak varken,
Akın Kavi’yi,
Yerli ‘Apıştayları’ yazıyoruz.
Coğrafya kaderdir diyorlar ya!
Vallahi öyle.
Amerika’da sanatçı,
Vücut yapmış,
Göbeğine ‘California’ dövmesi yaptırmış.
Ulan ben,
Göbeğime ‘Beycuma’ dövmesi yaptırsam,
Bana apça derler.
İşte bu,
Coğrafyanın kader olduğunun ispatıdır.
* * * * * * * * * *
Efendim,
Çeşitli sosyal medya mecraları üzerinden olsun,
Dost meclisleri olsun,
Citroen Ami meselesi çok açılıyor.
Ami gören,
Ya beni arıyor,
Ya sosyal medyadan mesaj atıyor.
Meşhur yazılarımdan sonra,
Ami gurmesi oldum.
Çeşitli renklerde,
Ami görselleri atılıyor.
Ben de,
Makbul renkte olanı,
Ustalıkla söyleyebiliyorum.
Geçtiğimiz aylarda,
Eski bir ebenin Citroen Ami’si devrilmişti.
Haberi ben unuttum.
Arkadaş atmış bana.
Hemen aklıma geldi.
‘Ebenin Ami’ bu dedim.
Gördüğüm Ami’leri asla unutmam.
Arkadaşlar!
Ami’si olan,
Ya ekspere götürsün,
Ya da Kadın Doğuma!
İkisinde de,
Kazası, boyası, değişeni ortaya çıkıyor.
Lütfen bana,
Ami fotoğrafı atmayın artık.
Sonra yazıyorum.
Alınanlar oluyor.