Zonguldakı ilgilendiren 2 Bakanın Zonguldaka gelip-gelmemesi uzun süredir gündemdeydi.
Son dakikaya kadar gelmelerine şüpheyle bakılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, yurt dışı, kar yağışı, Başbakan ile toplantı gerekçeleriyle diğer göstermelik programlarını iptal ederek, sadece maden ocağına girmek için geldi.
Enerji Bakanı Albayrakın, İnşallah Ocak ay içerisinde, özellikle özel sektör madenciliği noktasında iyi bir çalışma hazırlıyoruz. Bu anlamda da önden bir müjde de verebiliriz sözleri, sıkıntıda olan rödevans işletmecilerini yeniden umutlandırırken, beklentileri biraz ötelemiş oldu.
Rödevans işletmecileri, özetle; 22 TLsi yeni düzenleme ile karşılanan Torba Yasa ile gelen 60 TL ton başı ek maliyetin geriye kalan 38 TLnin karşılanması için; 15 Haziran 2015 tarihli ve 2015/7765 sayılı kararname ekinde değişikliklerin Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılmasını talep etmişti.
Bakanlık yetkilileri ise, Zonguldak ile birlikte başka mağdurları da içine alacak 2 asgari ücretten birinin devlet tarafından karşılanması önerisinde bulunmuştu. Son 2 haftadır üzerinde çalışılan tekliflerin birinin Ocak ayı içinde onaylanması bekleniyor.
Sonuç ne olur?
Bekleyip göreceğiz.
Ama şu bir gerçek; 4 bin 500 işçiden bin 200 civarında işçiye düşen rödevans işletmeleri, Zonguldak ekonomisini de, psikolojisini de etkiledi.
Buna bir çözüm şart.
Bununla birlikte, Zonguldak ekonomisini sadece kömüre bağımlı olmaktan kurtarmak da şart
Bir şehrin ekonomisi, psikolojisi, sosyolojisi vs. bir sektöre bağlandığında her şey oraya kilitleniyor. Olmak veya olmamak arasında gidilip geliniyor.
Bu da herkesin gerilmesine ve umutsuzluğa yol açıyor.
O nedendir ki, gerçek müjde; rödevansçıların sorunlarının çözümü veya TTKya işçi alınmasından öte bölgeyi kömüre dayalı ekonomiden kurtarmak olacaktır.
Kömür de çıkartılsın, kömüre bağlı sektörler de gelişsin, kömürle hiç alakası olmayan sektörler de düşünülüp hayat bulsun.
[*] [*] [*] [*]
Asıl vicdansızlık!
Son zamanların en moda uygulaması, devleti ve ülkeyi kötülemek
Bunu açıktan açığa yapanlar zaten belli
HDP, PKK ve uzantıları
Bir de açıktan değil de, sinsice yapanlar var
İnsani değerlerimize aykırı, vicdanları yaralayıcı her olayı; devlete, ülkeye bağlayarak Türkiyeyi kötüleme alışkanlığı kime, ne fayda sağlar?
Daha da ötesi, yıllar önce yaşanmış bir olayı yeniymiş gibi sosyal medyada paylaşıp altına 2-3 cümleyle kinayeli laf sokuşturmak, hangi zihniyetin ürünü?
Karda terlikle yürüyen bir çocuğun yaklaşık 7-8 yıldır sosyal medyada sürekli fotoğrafını paylaşıp, İnsanlık ölmüş demek, devamında da, Bu ülke, böyle bir ülke
Gel de isyan etme
gibilerinden genelleştirmeyle, ülkemizi ve insanlarımızı duygusuz, vicdansız yapmak kime, ne fayda getirir?
Bilerek veya bilmeyerek, kimin değirmenine su getirmeye çalışılır?
O olayı veya fotoğrafı görüp bir şey yapmamak değil midir, asıl vicdansızlık?
Yıllardır aynı fotoğraf üzerinden ülkemiz ve insanlarımızı vicdansız göstermek değil mi, asıl vicdansızlık?
GÜNÜN SÖZÜ:
Madenler düzelirse, esnafın durumu da düzelir...
SÖZÜN ÖZÜ:
Önüne çıkana engel dersen, takılıp düşersin; basamak dersen, bir basamak yükselirsin
Anlamlı Sözler