Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildi.
Önümüzdeki günlerde geniş çaplı bir kararname hazırlığı var.
Valiler, Emniyet Müdürleri, Kaymakamlarla ilgili değişiklikler olacak.
2-3 Kaymakam değişecek.
İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı'nın başka bir ile Emniyet Müdürü olarak gitme talebi var.
Bu talep karşılık bulur mu, bilmiyoruz.
Zonguldak Valisi Sayın Ahmet Çınar, kısa sürede halkla güzel bir diyalog kurdu.
Sayın Çınar'ın gönlünde daha büyük bir il yatıyor.
Bu sefer mi olur, bir sonraki kararnamede mi olur, onu bilmiyoruz.
İlçe Emniyet Müdürleriyle ilgili de bir değişim bekleniyor.
Bazı İlçe Emniyet Müdürleri, ilçe dışına spora gidiyorlar.
Gittikleri yerler hem tekin değil, hem çetin değil!
Hem bel, hem Rus, hem Belarus!
Dikkat etmek lazım! Yerin kulağı var!
Müdür Bey duyar, bir tweet atar, ortalığı sallar!
Bürokrasiden haberler bugünlük bu kadar!
Zonguldak, Kozlu, Kilimli...
Zonguldak'ı yaşanılır bir kent haline getirmek için hummalı bir çalışma gerekiyor.
Ama bu çalışmanın Muharrem Akdemir ve ekibiyle olmayacağı gün gibi ortada...
Zonguldak Belediyesi'ne adam gibi bir başkan gelmeli.
Ama öyle çift egzozlu değil!
Birinden alev çıkmasın mümkünse!
Doğrusuyla-yanlışıyla Kozlu'nun kısa sürede çehresi değişti.
Keşke Ali Bektaş'tan sonra Ertan Şahin ve Kerim Yılmaz gelmeseydi!
Daha doğrusu Ali Bektaş, Zonguldak Belediyesi'nden aday gösterilmeseydi.
Ali Bektaş, yeniden Kozlu'dan aday olur, orada taşlar yerine oturur.
Ama Zonguldak çok önemli...
Kilimli çok önemli...
Kilimli, Teksas'ı geçmiş!
Zonguldak İl Emniyet Müdürümüz Ahmet Metin Turanlı bile gitmiyor oraya!
Gitse ne fotoğraflar çeker, ne tweetler atar!
Muharrem Akdemir'i iteledikleri kadar Ali Aslankılıç'ı da iteleseler...
Yazık Kilimli'nin haline...
Aman doktor, sakın sen de bir daha Kilimli filan deme!
Hem kendini, hem Kilimli'yi rezil etme!
Günün Fıkrası: Diş hekimi!
Ünlü diş hekimi Sam ve eşi, 50'nci evlilik yıldönümlerini kutluyorlardı.
Sam, birden eşine bir soru sordu:
"Sevgilim, bu elli yıl içinde beni hiç aldattın mı?"
"O da nerden çıktı?" diye sinirlendi eşi, "Cevabı öğrenmek istemezsin herhalde" dedi.
"İsterim, lütfen anlat" dedi Sam.
"Madem öğrenmek istiyorsun, evet, seni üç kez aldattım" diye cevap verdi eşi.
"Kimlerdi bunlar?" diye sordu Sam.
"İlki" diye anlatmaya başladı eşi, "Hani sen 30 yaşındaydın ve kendi kliniğini kurmak istiyordun da hiçbir banka sana kredi açmıyordu. Sonra bir banka müdürü eve geldi; hiçbir şey sormadan tüm kağıtları imzaladı ve sen en modern aletlerle kliniğini açabildin..."
"Canım benim. Benim için kendini feda ettin demek. Benim sevgili karıncığım. Peki, ikincisi?" diye sordu Sam.
"Hani 50 yaşında kalp krizi geçirmiştin ya, kritik bir bypass ameliyatı olman gerekiyordu, hiçbir doktor o cesareti gösteremiyordu. Her an ölebilirdin. Dr. Halery onca yoldan kalktı geldi, ameliyatını yaptı. Sen hayata döndün" dedi eşi.
"Ah benim sevgili karım. Hayatımı kurtarmak için kendini bir kez daha feda ettin, öyle mi? Peki, üçüncü aldatışın?"
"Hatırlıyor musun, yıllar önce diş hekimleri odası başkanı olmak istemiştin de 247 oy eksikti..."