Gündemde seçim var.

Gelişmeleri izliyorsunuz.

Kimler yok ki?

Çeşit çeşit&[#]8230;

Boy boy&[#]8230;

Siyasetin kaygan zemininde dönen dönene&[#]8230;

Milletvekili olabilmek için takla atan atana&[#]8230;

Yetmedi&[#]8230;

Zekası kıvrak olanlar da var, bedeni kıvrak olanlar da&[#]8230;

Bu günlerde hepsini bol bol görüyor, izliyoruz.

Daha neler göreceğiz, neler!

Ama bugün biraz fıkralara bakalım.

Milletvekili fıkralarına&[#]8230;

Biraz gülelim&[#]8230;

Biraz düşünelim&[#]8230;

[*] [*] [*]

Akıllı Eşek&[#]8230;

Milletvekilinin biri bir köyü gezerken, bağlı olduğu değirmeni döndüren bir eşek görmüş.

Yanındaki köylüye sormuş;

&[#]8220;Bu eşeğin boynundaki zil ne işe yarıyor?&[#]8221;

&[#]8220;Efendim&[#]8221; demiş köylü: &[#]8220;O zil sustuğunda eşeğin durduğunu anlıyorum. Müdahale edince tekrar harekete başlıyor.&[#]8221;

&[#]8220;Akıllıca&[#]8221; demiş vekil: &[#]8220;Peki, eşek olduğu yerde durup da başını sağa-sola sallarsa nereden anlayacaksın durduğunu?&[#]8221;

&[#]8220;Anlayamam, ama ne gezer efendim sizin gibi akıllı eşek buralarda.&[#]8221;

[*] [*] [*]

Aptal Milletvekili&[#]8230;.

Bir gün bir Amerikalı milletvekilini bir odaya almışlar ve sormuşlar;

&[#]8220;Karın mı yoksa devletin mi?&[#]8221;

Amerikalı düşünmeden cevaplamış;

&[#]8220;Devletim.&[#]8221;

Oradakiler:

&[#]8220;O zaman al şu tabancayı, git yan odadaki karını vur.&[#]8221;

Adam sıkılmış, terlemiş ve sonunda dayanamayarak, &[#]8220;Yapamayacağım&[#]8221; demiş.

Daha sonra bir Türk milletvekilini aynı odaya almışlar. Aynı soruyu sormuşlar:

-&[#]8220;Karın mı yoksa milletin mi?&[#]8221;

Milletvekili hiç düşünmeden, &[#]8220;Devletim&[#]8221; demiş,

&[#]8220;O zaman al şu tabancayı git yan odadaki karını vur&[#]8221; demişler.

Odadan önce bir silah sesi, sonra bir cam sesi gelmiş. Çıkınca sormuşlar:

&[#]8220;Ne oldu?&[#]8221;

&[#]8220;Sizin verdiğiniz silah kurusıkı çıktı, ben de karıyı camdan aşağı attım.&[#]8221;

[*] [*] [*]

Ben Milletvekiliyim&[#]8230;

Üzerindeki kıyafet ve davranışlarından köyden geldiği belli olan bir adam, son dakikada yetiştiği trene binmiş. Bindiği vagon dolu olduğu için oturacak yer bulamamış. Diğer vagonları da tek tek dolaşmış, hepsi dolu...

Tam umudunu kestiği anda vagonlardan birinin boş olduğunu görmüş, &[#]8220;Milletvekillerine aittir&[#]8221; yazısını da fark etmeden, girip oturmuş. Biraz sonra, biri gelmiş ve adama çıkışmış;

&[#]8220;Ne işin var burada, çabuk kalk!.. Burası, benim yerim!..&[#]8221;

&[#]8220;Nereden senin oluyormuş, para verip bileti mi aldım? Burası da boştu, niye kalkayım?&[#]8221;

&[#]8220;Bak arkadaş, su levhaya dikkat etsene burada &[#]8216;milletvekillerine aittir&[#]8217; diye yazıyor. Ben milletvekiliyim, sen kimsin?&[#]8221;

&[#]8220;Hadi oradan be... Sen milletin vekili isen ben de aslıyım. Milletin aslı varken, vekilin ne işi var!..&[#]8221;

[*] [*] [*]

Politikacıları Bilirsin&[#]8230;

Bir otobüs dolusu politikacı seçim kampanyası için Teksas´ta dolaşıyorlarmış. Otobüs büyük bir çiftliğin yanından geçerken, otobüs şoförün dalgınlığı yüzünden derin bir şarampole uçmuş.

Çiftçi koşarak gelmiş, &[#]8220;gece kurda kuşa yem olmasınlar&[#]8221; diye cesetleri gömmeye başlamış. Ertesi sabah, Şerif soruşturma için çiftliğe gelmiş. Çiftçiye sormuş;

"Otobüsteki bütün politikacıları gömdün demek... Hepsi de ölüydü, eminsin değil mi?"

Çiftçi cevap vermiş;

"Bazıları yaşadıklarını iddia ettiler, ama politikacıları bilirsiniz. Nasıl yalan söylerler!&[#]8221;

[*] [*] [*]

Üç Kâğıtçı Cemal&[#]8230;

Parti başkanı Temel, seçimde Cemal´i aday listesine koyunca, partililer itiraz etmişler:

&[#]8220;O üçkağıtçının biridir.&[#]8221;

Temel:

&[#]8220;Memlekette o kadar çok üçkağıtçı vaki, Cemal´de onları temsil etsun&[#]8230;&[#]8221; demiş.

[*] [*] [*]

Milletvekilinin papağanı!

Bir milletvekilinin konuşabilen ve mecliste meşhur bir papağanı vardır.

Papağanın namını başbakan da duymuştur.

Bu milletvekiline başbakan gün verir, &[#]8220;Şu gün gel, seni bakan yapacağım. Ha birde papağanını da getir" der.

"Tamam başbakanım" der vekil.

Papağan klasik papağandır, yani küfreder, birazda zayıf ve cılız bir papağandır.

Milletvekili de papağana 1 hafta boyunca, "Bakın başbakanın yanında küfredeyim deme. Adam beni bakan yapacak, eğer küfredip işi berbat edersen seni kümese tıkarım" der.

Papağan "tamam" der.

Gün gelir çatar, vekil ve papağan başbakanın huzuruna çıkar.

Başbakan papağanın cılız olmasından dolayı, "Bu mu lan o meşhur papağan" der.

Papağan dayanamaz;

"Bu mu lan seni bakan yapacak p&[#]8230;...."

Başbakan sinirlenir tabi.

&[#]8220;Defol&[#]8221; der: &[#]8220;Bakanlık falan yok sana.&[#]8221;

Vekil eve geldiğinde ilk iş papağanı kümese tıkar.

Papağan kümeste eller arkada, bir oraya, bir buraya dertli dertli volta atar.

Tavuklar gülmeye başlar papağanın haline.

Papağan der ki:

"Ne gülüyorsunuz lan, ben sizin gibi o&[#]8230;.tan düşmedim, siyasi suçtan düştüm."

[*] [*] [*]

Siyaset&[#]8230;

İki emekli parkta güvercinlere yem atıyorlardı. Birincisi, &[#]8220;Şu güvercinlere ne zaman yem atsam siyaset adamlarımızı hatırlıyorum&[#]8221; dedi.

Diğeri, "Neden?" diye sorunca, birincisi, &[#]8220;Yerde dolaşırlarken elimizden yiyorlar; havalanınca kafamıza ediyorlar!&[#]8221;

[*] [*] [*]

Gerçek İş Akışı&[#]8230;

Meclis Genel Kurul Salonu´nun giriş kapısının tamiri gerekiyormuş.

Konuyla ilgili bürokrat, iki ayrı firmadan marangoz davet ederek kapıyı göstermiş ve fiyat istemiş.

Birinci marangoz:

&[#]8220;500 liraya olur bu iş. 200 lira malzeme, 200 lira işçilik, 100 lira da kâr.&[#]8221;

Bürokrat ikinci marangoza dönmüş:

&[#]8220;Siz aynı işi kaça yaparsınız?&[#]8221;

&[#]8220;2 bin 500 lira.&[#]8221;

&[#]8220;Nasıl olur bu kadar fiyat farkı?&[#]8221;

&[#]8220;Bin lira bana, bin lira size&[#]8221; demiş ikinci marangoz.

500 lirayı da bu arkadaşa veririz kapıyı yapar.

İhale ikinci marangoza verilmiş.

[*] [*] [*]

Siyasetçi ve Sendikacı&[#]8230;

Dönemin Sağlık Bakanı, ülke genelindeki hastaneleri teftiş eder.

Bir ildeki tüm hastaneleri gezen Bakan, son hastaneyi ziyaretinde morgda ilginç bir olayla karşılaşır.

Sehpa üzerindeki iki cesedin çenelerinin hareket ettiğini fark eden Sağlık Bakanı, hastane başhekimine dönerek, &[#]8220;Ne yapıyorsunuz siz yahu. Artık canlıları da mı morga kaldırıyorsunuz?&[#]8221; diye soru sorar. Kendinden emin başhekim ise;

&[#]8220;Hayır Sayın Bakanım.

Bu iki kişi gerçekten ölüdür.

Sağdaki yaşarken siyasetçiydi.

Soldaki ise sendikacıydı.

Bunların ölüsünün de, dirisinin de çenesi durmaz&[#]8221; cevabını verir.