Daha önce kaleme aldığım yazıyla ilgili olarak Zonguldak Valiliği´nden bir açıklama geldi.
Bizde bazı şeyler çok önemlidir.
Yazdığınız bir yazıdan dolayı toplumsal yaşama destek olabiliyorsanız mutlu olursunuz.
Hele hele çözüm üretebiliyor ve bu çözümlerin hayata geçmesine vesile olabiliyorsanız ayrıca mutlu olursunuz.
Gazetecilik görevini de sanırım kutsallaştıran etkenlerden biri bu.
Yazımda hizmet alımı yöntemi ile personel alan kurumlarda sıkça yaşanan personel-vatandaş ve personelin kendi içindeki kavga ve gürültülerine dikkat çekmiştim.
Özellikle hizmet alımı sonucu kurumlara yerleştirilen kişilerden hizmet almaya giden vatandaşların yaşadıkları sorunları duyurmak istedim.
Çünkü birçok kurumda bu sorunlar oluyor.
Bunun da nedenlerinden biri bu personellerin çoğunun eğitimsiz olmaları, insan ilişkilerinde zayıf olmaları.
Başka bir nedeni ise personel olduklarını unutup o kurumun müdürü veya idare amiri gibi davranmalarıydı.
Böyle bir durumda hem o kurumlar yıpranıyor hem vatandaşla personel gırtlak gırtlağa geliyor.
Maruzatımız buydu.
Zonguldak Vali Yardımcısı Fethi Özdemir´in bu konuyla ilgili yazısı bu bağlamda önemli.
Bakın ne diyor:
"İlimizde yayınlanmakta olan gazetenizin 26 Ekim 2009 tarihli nüshasında ´Hizmet alımları, hizmet terörüne dönüşüyor´ başlıklı Atilla Öksüz tarafından kaleme alınan yazının üzerine, tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızdan; vatandaşa karşı tutum ve davranışlarıyla ilgili olarak etik kurallara uygun hareket etmeleri konusunda personelini uyarmaları ve hizmet içi eğitime tabi tutmaları, yapılan işlemlerin sonucundan Valiliğimize bilgi vermeleri 05. 11.2009 gün ve 7595 sayılı yazımızla istenilmiştir."
Kurumların sık sık personel toplantısı ve kurum içi eğitim yaptıkları yerlerde sorunlar daha da azalır. Vali Erdal Ata başta olmak üzere Vali Yardımcısı Fethi Özdemir´e ve sağduyulu yaklaşarak bu sorunu ciddi bir şekilde çözmeye çaba gösterecek herkese, mağdur olan vatandaşlar adına teşekkür ederim. Vatandaşların da bu gibi durumlarda daha sağduyulu davranması gerekiyor. Vatandaş keyfiyet ve laubalilikten dolayı mağdur olduğunu düşünüyorsa o kurumların üst kademelerine gidip yaşadıklarını anlatmalı.
Hastaneler, pastaneler boya badana yapmakla övünmek yerine biraz da personelle övünmeliler.
Bizde bazı şeyler çok önemlidir.
Yazdığınız bir yazıdan dolayı toplumsal yaşama destek olabiliyorsanız mutlu olursunuz.
Hele hele çözüm üretebiliyor ve bu çözümlerin hayata geçmesine vesile olabiliyorsanız ayrıca mutlu olursunuz.
Gazetecilik görevini de sanırım kutsallaştıran etkenlerden biri bu.
Yazımda hizmet alımı yöntemi ile personel alan kurumlarda sıkça yaşanan personel-vatandaş ve personelin kendi içindeki kavga ve gürültülerine dikkat çekmiştim.
Özellikle hizmet alımı sonucu kurumlara yerleştirilen kişilerden hizmet almaya giden vatandaşların yaşadıkları sorunları duyurmak istedim.
Çünkü birçok kurumda bu sorunlar oluyor.
Bunun da nedenlerinden biri bu personellerin çoğunun eğitimsiz olmaları, insan ilişkilerinde zayıf olmaları.
Başka bir nedeni ise personel olduklarını unutup o kurumun müdürü veya idare amiri gibi davranmalarıydı.
Böyle bir durumda hem o kurumlar yıpranıyor hem vatandaşla personel gırtlak gırtlağa geliyor.
Maruzatımız buydu.
Zonguldak Vali Yardımcısı Fethi Özdemir´in bu konuyla ilgili yazısı bu bağlamda önemli.
Bakın ne diyor:
"İlimizde yayınlanmakta olan gazetenizin 26 Ekim 2009 tarihli nüshasında ´Hizmet alımları, hizmet terörüne dönüşüyor´ başlıklı Atilla Öksüz tarafından kaleme alınan yazının üzerine, tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızdan; vatandaşa karşı tutum ve davranışlarıyla ilgili olarak etik kurallara uygun hareket etmeleri konusunda personelini uyarmaları ve hizmet içi eğitime tabi tutmaları, yapılan işlemlerin sonucundan Valiliğimize bilgi vermeleri 05. 11.2009 gün ve 7595 sayılı yazımızla istenilmiştir."
Kurumların sık sık personel toplantısı ve kurum içi eğitim yaptıkları yerlerde sorunlar daha da azalır. Vali Erdal Ata başta olmak üzere Vali Yardımcısı Fethi Özdemir´e ve sağduyulu yaklaşarak bu sorunu ciddi bir şekilde çözmeye çaba gösterecek herkese, mağdur olan vatandaşlar adına teşekkür ederim. Vatandaşların da bu gibi durumlarda daha sağduyulu davranması gerekiyor. Vatandaş keyfiyet ve laubalilikten dolayı mağdur olduğunu düşünüyorsa o kurumların üst kademelerine gidip yaşadıklarını anlatmalı.
Hastaneler, pastaneler boya badana yapmakla övünmek yerine biraz da personelle övünmeliler.
Sütü bozuk!
Garip, bir o kadar da anlaşılmaz bir toplum olduk.
Bireysel çıkarların herşeyi ezip geçmesinin Allah katında bile ´hak´ olarak kabul edildiği bir anlayışın giderek yerleşmesi çok tehlikeli.
Üretmeden işe yaradığını zannedenlerin giderek artması her geçen gün teşvik ediliyor.
Sistem insanları yobazlığa, bencilliğe, açgözlülüğe, kendinden başka herkesi küçümsemeye itiyor.
Millet zaten yoldan çıkmaya gönüllü.
Etrafımız kendini olduğundan fazla göstermeye çalışanlarla dolu.
Bu aşağılık kompleksi hepten zehirliyor insanları.
Bir de sistem itince, sütü bozuk bir anlayış yaygınlaşıyor!
İnsani değerlerini köreltmeden direnebilen dirensin.
Direnemeyene güle güle!
Bireysel çıkarların herşeyi ezip geçmesinin Allah katında bile ´hak´ olarak kabul edildiği bir anlayışın giderek yerleşmesi çok tehlikeli.
Üretmeden işe yaradığını zannedenlerin giderek artması her geçen gün teşvik ediliyor.
Sistem insanları yobazlığa, bencilliğe, açgözlülüğe, kendinden başka herkesi küçümsemeye itiyor.
Millet zaten yoldan çıkmaya gönüllü.
Etrafımız kendini olduğundan fazla göstermeye çalışanlarla dolu.
Bu aşağılık kompleksi hepten zehirliyor insanları.
Bir de sistem itince, sütü bozuk bir anlayış yaygınlaşıyor!
İnsani değerlerini köreltmeden direnebilen dirensin.
Direnemeyene güle güle!
Dilsiz aşk
Bu geceler mi bizi delirten
dünler yüzünden mi
delirir zaman
bu şehirde
an
an
bir korku gibi
kapıma dayanan uzun karanlığı
kaç köşesinden kestim bilmem
tutup göğün ucundan
dilim kaç bıçaktı ki
köreldi
sabah ağlıyordu
yarından haber yok&[#]8230;
Asya Gülgün Özkan
dünler yüzünden mi
delirir zaman
bu şehirde
an
an
bir korku gibi
kapıma dayanan uzun karanlığı
kaç köşesinden kestim bilmem
tutup göğün ucundan
dilim kaç bıçaktı ki
köreldi
sabah ağlıyordu
yarından haber yok&[#]8230;
Asya Gülgün Özkan