Lavuar Alanı&[#]8217;na uygulanmak istenen projeyi tartışmaya ve tartıştırmaya hazırlanıyorduk ki bizden önce davrandılar.
Önce Kent Konseyi Başkanı Yesari Sezgin yaptığı ilk değerlendirmede projenin hayata geçmesi için çaba göstereceklerini anlattı
Sonra Kent Konseyi&[#]8217;nin yeni Yürütme Kurulu Üyeleri Vali Erdal Ata&[#]8217;yı ziyaret etti.
Hedeflerini anlattılar.
Konulardan biri de Lavuar Alanı&[#]8217;na uygulanacak projeydi.
Vali Bey mevcut projeyle ilgili endişelerini ve düşüncelerini dile getirmiş.
Ata; &[#]8220;Lavuar Alanının kaldırılması gerekiyor. Ancak burada öyle bir sorun var ki, mülkiyet TTK´ nın. TTK kendi imkânları ile burada bir şey yapamıyor. Hazineyi devir konusunda teşebbüsümüz oldu.
Maliye Bakanlığı, Milli Emlak Genel Müdürlüğü hazine ve TTK´nın kullandığı yerler var hazinenin mülkiyetinde olan yerler oralarda takas edelim.
Öncelikle mülkiyet sorununu biz çözelim.
TTK&[#]8217; dan hazineye geçsin ondan sonra TTK ile daha kolay anlaşırız diye bir proje var. Belediye kabul etmiş ondan dolayı problem çıktı.
Önümüzdeki günlerde görüşmeyi düşünüyoruz.
Yüksek Planlama kararı ile buranın Özel İdare´ye ya da hazineye devrini sağlatabilirsek o zaman işimiz biraz daha kolay olur.
Şu hazırlanan proje Lavuar Alanı için müsait değil&[#]8221; diyor.
Değerlendirmenin en hassas cümlesi uygun görülmemesi.
Kent Konseyi Başkanı Yesari Sezgin aradı.
İnternette yer alan İHA kaynaklı haberde Vali Erdal Ata&[#]8217;nın sözlerinin yanlış anlaşılmış olduğunu söyledi.
Haberi yapan ajansı aramasını söyledim.
Sonrasında da bir yanlış anlama varsa bir düzelme yapabileceğini önerdim.
Ancak dün akşam saatlerine kadar böyle bir düzeltme gelmedi.
İlave bir açıklama da gelmedi.
Susma Gazetesi&[#]8217;nden Bahaddin Arı dün yazdı.
Ata&[#]8217;nın sözlerinin yanında Kent Konseyi&[#]8217;ni sessiz kalmamakla eleştirdi.
Hem Vali Erdal Ata hem Kent Konseyi Başkanı Yesari Sezgin birinci gelen projenin yarışmasında Danışma Jürisinde yer aldı.
Şimdi ortaya çıkan veya öyle algılanan ifadeler bir çelişki olarak yorumlanabilir.
Lavuar Alanı için hazırlanan mevcut projenin şekline şemaline baştan beri karşı olan biri olarak ilgisiz kalamazdım.
Konuyu ve Vali Bey&[#]8217;in sözlerini dünkü toplantıda Belediye Başkanı Muharrem Akdemir&[#]8217;e sordum.
Muharrem Bey projenin rantabl olmadığı görüşüne katılıyor.
Mevcut projenin aslının korunarak üzerinde değişiklikler yapılabileceğine inanıyor.
Buna projede yer alan binaları daha cazibeli hale getirecek ticaret alanları oluşturulabileceğini söylüyor.
Gerekçe olarak burayı yapacak bir girişimci aranıyor.
Ama önce mülkiyet sorununun çözülmesi şart.
Bunun içinde kurumların bir araya gelerek menfaatler üzerinden çözüm aranabileceğini söylüyor.
Ama o kurumlar 3&[#]8211;4 yıldır aynı şeyleri konuşuyor.
Anlaşılan o ki giderek kördüğüm olan Lavuar Alanı Projesi üzerine yeni bir tartışma başlamış durumda.
Hayırlı olsun!
Bu kadar uzatmaya gerek yoktu.
&[#]8216;Çok büyük ve güzel şeyler yapalım&[#]8217; derken hiçbir şey yapamamak bu olsa gerek.
Basit, maliyeti düşük bir nefeslik yapılabilirdi.
Nasıl mı?
Kulelere baret giydirip gövdelerine kentin acılarını ve sevinçlerini resmedecektik.
Önüne bir meydan yapacaktık.
Mevcut binayı olduğu gibi koruyarak değerlendirecektik.
Alan içinde konser ve benzeri etkinlikler için iki küçük bir büyük sahne yapacaktık.
Yeraltı silolarını kültür sanata ayıracaktık.
Alanda baştan sona bir botanik park ve açık hava Heykel Müzesi oluşturacaktık.
Su kanalları küçük göletler yapacaktık.
Çocuklar burada düşüp kalkacak, kuşları, sincapları, tavşanları ördekleri, pelikanları tanıyacak, solucanlara dokunacaktı.
Bu Kentin her tarafı beton olsa bile burası yaz, kış, son bahar müthiş bir güzellik katacaktı.
Ama derseniz ki; &[#]8216;Zonguldak&[#]8217;ın her tarafı yeşil ne gerek var&[#]8217;
O zaman açalım imara dikelim apartmanları.
Cücük kadar da bir cadde yapalım.
Ortada sadece proje var ve şu ana kadar 450 bin lira harcandı.
Özetle bu işin sonu da Filyos Projesi&[#]8217;ne dönecek gibi görünüyor!
Sabredelim.
Yıllar nasıl olsa çok çabuk geçiyor!
Daha çok konuşuruz.
Galiba en güzeli bu işlere hiç kafa yormamak.
Yazıp çizmemek.
İlgilenmemek.
Çünkü herkes duvara konuşuyor!