Zonguldak’ta,
Vahşi Çöp Depolama Alanı ile ilgili,
Yeni tartışmalar yaşanıyor.
Aslında tartışma yeni değil de,
Dönem dönem,
Önümüze getiriliyor.
Öncelikle belirtmeliyim ki,
Eski çöp döküm alanı ile ilgili,
Dönemin yöneticileri,
Pisliği,
Halının altına süpürmüşler.
Buradaki çöplerin üzerine,
Dolgu yapılarak,
Kapatılmaya çalışılmış.
Anlaşılan o ki,
Bir de,
Karadeniz’e güvenmişler.
‘Deniz alır, temizler’
Deniz kendinden olmayan her şeyi,
Geri tükürür kardeşim.
Kozlu Sahili’nde yaşadığımız vaka,
Pislik,
Bundan ibarettir.
Ve,
Uzun yıllar burası böyle olacak.
Bu gerçek değişmeyecek.
Eylül veya Ekim aylarında,
Bu alan ile ilgili,
Özel bir haber yapmıştım.
Eski çöp toplama alanının,
Kozlu Sahili şeridinden,
Öğretmen Evi’ne kadar olan bölümde,
Dalga erozyonu var.
Dalga ve rüzgar,
Burayı aşındırarak denize alıyor.
Bu çöplerin,
Üzerine eskiden dolgu yapıldığı için,
Alttaki çöp haliyle gün yüzüne çıkıyor.
Denize karışıyor ve oradan sahile vuruyor.
Öğretmen Evi’nin yanındaki amfi tiyatro,
İlerleyen günlerde çökecek.
Denize karışacak.
Yıllar sonra,
Sıra KYK, Obezite Merkezi ve havuza gelecek.
Bu konuyu araştırmıştım.
Tahsin Erdem diyor ya, “Ancak bu tür devasa projeler belediye bütçeleriyle yapılabilecek işler değildir.”
Başkan bu konuda çok haklı.
Araştırdığım dönemde,
Öğretmen Evi’nden,
Kozlu Sahili kesimi arasına,
Belki 100 metrelik devasa duvarlar çekilmesi gerektiği söylenmişti.
Ankara kaynaklarım,
Bunun bakanlığı bile aştığını,
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayıyla,
Böyle bir projeye başlanabileceğini söylemişti.
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından,
Fransa'nın Almanya tarafından işgalini önlemek amacıyla,
Majino Hattı çekilmiştir.
Bizim o bölgeye,
Benzer bir proje gerekiyor.
Devasa bir bütçe…
Olacağı söyleyeyim.
Zamanla,
KYK,
Obezite Merkezi,
Ve,
Havuzun kendiliğinden yıkılması veya terk edilmesi,
Daha karlı bir proje olacak.
O bölgenin boşalması ile,
Akabinde yeniden projelendirilecek.
Bu daha uygun maliyetli olacak.
Ama sanırım,
Bizim bunları görmeye,
Ömrümüz yetmez.
* * * * * * * *
Zonguldak’ta,
Jenerasyon değişimi yaşanıyor.
Altmış,
Altmış beş yaş üstü yöneticiler,
Tek tek koltukları terk ediyor.
Veya,
Uzun yıllar koltuklarda oturmuş isimler.
Çünkü,
Alttan gelen jenerasyon,
Değişimde diretiyor.
Bizim,
Karaelmas Gazeteciler Derneği’nde,
Mustafa Emen ile kazanmamız; yaşına rağmen,
Osman Sav’ın uzun yıllar derneği etki altında tutmasından kaynaklandı.
Akabinde Emen seçildi.
Ancak,
Genç yönetimin taleplerini karşılayamadı.
Daha sonra,
Bahattin Arı seçildi.
O da,
Genç yönetiminin ritmine uyamadı.
Şimdi jenerasyona yakın isim olan İlknur Yılmaz başkan oldu.
Hem jenerasyona yakın,
Hem de kadın bir başkan olarak,
Zonguldak demokrasisine ve basınına katkıda bulunmak için,
Elini taşın altına koydu.
Mesela,
Maden Mühendisleri Odası’nda değişim yaşandı.
Erdoğan Kaymakçı’nın yönetimi,
Genç jenerasyondu.
Kaymakçı yanılmıyorsam yetmiş yaş üstüydü.
Levent Yağcıoğlu ve ekibi,
Tek liste ile kongreyi kazandı.
Yaş skalası 40-50 bandında.
Gün içinde,
Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Kongresi yapıldı.
Osman Bahar,
Tahtını kaybetti.
Tunay Keskin,
Genç şoför esnafının desteği ile kazandı.
Jenerasyon değişimi buna sebep oldu.
CHP İl Başkanı Devrim Dural genç.
AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan genç.
AK Parti Merkez İlçe Başkanı Sezer Köroğlu genç.
İş dünyası,
Bürokrasi,
Ve basında bir çok genç parlamaya başladı.
Gencecik kaymakamlar var.
Umarım, eski jenerasyondan,
Genç jenerasyona,
Eski Zonguldak zihniyeti aktarılmaz.
* * * * * * * * *
Hani bizim,
‘A’ çocuğu vardı ya.
Mahallesinde,
Sular durulmuyor.
Milletin gözüne de batmaya başladı.
Şimdilerde,
Terasın etrafını kapatmış.
İzinsiz şekilde.
Belediye Başkanı ziyaret ederse,
Öyle olur tabi.
İnşaat döküm alanında,
Kestiği ağaçları,
Kurduğu sobada yakıyormuş.
Bu alana,
Orman Bölge Müdürlüğü neden bakmıyor anlamıyorum?
Herkes,
Kafasına göre ağaç kesebiliyor mu?
Hiç denetim yok mu?
Apartmanın altındaki,
Otopark alanını,
Depoya çevirmişler.
Kimseden ses yok mu?
Burası ticari alan mı?
Son dönemde,
Bize sallayarak prim yapmaya çalışıyor.
Onu da yapamıyor.
Çırpınıp duruyor.
‘Onları yazayım başkana yakın olayım’ anlayışı ile,
Yoluna devam ediyor.
Önce belediyeye borcunu ödemeli.
Eski şaşalı günleri bitti.
Sezen Aksu’nun dediği ‘Eskidendi eskiden’ gibi değil de,
Viskidendi viskidennnnnnn!