Telefon dinlemeleri, içeriğindeki konuşmalarla Türkiye sarsılıyor.

Operasyonlara, yok etmek isteyenlere direnen iktidar, iddialara göre akıl almaz senaryolara başvuruyor.

Ve her adımında yakalanıyor.

Her gün yeni bir skandal.

Her gün yeni bir ses kaydı.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, TSK´nın iki numarası Orgeneral Yaşar Güler, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu gibi isimlerin yer aldığı iddia edilen bir ses kaydının yankısı hepsinden büyük oldu.

[*] [*] [*]

Ortam dinlemesi olduğu anlaşılan kayıtta, eğer kayıtlar gerçekse, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ferdidun Sinirlioğlu ve Genelkurmay 2&[#]8217;nci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler arasında bir savaş toplantısı gerçekleştiği görülüyor.

İddiaya göre, Suriye´ye savaş açabilmek için nasıl gerekçeler bulunabileceğini tartışan isimler, bunun için Süleyman Şah Türbesi´ne yapılan müdahaleyi kullanmak istiyor.

Ancak Feridun Sinirlioğlu, bu olaydan sonra yine Türkiye içinde bombaların patlayabileceğini de hatırlatıyor.

Yaşar Güler ise, ivedi olarak Hakan Fidan´ın desteklenmesini, silah ve mühimmatların muhaliflere ulaştırılmasının gerektiğini belirtiyor.

Davutoğlu olduğu iddia edilen sesin ise, "Başbakan, b&[#]8217;u (Süleyman Şah Türbesi) bir imkan gibi değerlendirilmeli bu konjoktürde´ dedi" ifadelerini kullandığı belirtiliyor.

Ses kaydında Hakan Fidan´a ait olduğu öne sürülen sesin ise, "Gerekirse Suriye´ye dört adam gönderirim. Türkiye´ye 8 füze attırıp savaş gerekçesi üretirim, Süleyman Şah Türbesi&[#]8217;ne de saldırtırız" dediği iddia ediliyor.

Konuşmalar uzayıp gidiyor.

Ve aslında neler için nelerin yapılabileceğine tanık oluyorsunuz.

[*] [*] [*]

&[#]8220;Abluka&[#]8221; isimli kitabıyla gündemde olan Mustafa Hoş&[#]8217;un son gelişmelerle ilgili tespitleri dikkat çekici.

Diyor ki Hoş:

&[#]8220;Hal ve gidiş üzerine bir kaç derin ve serin analiz

Kuşku zehri: son ses kaydı ile Erdoğan´ın en güvendiği adamlar arasında da kuşku yaratıldı.

Kuşku zehri: Mustafa Varank ile en içte yaratılan kuşku simdi damardan enjekte ediliyor.

Kuşku zehri: Erdoğan´ı kendinden bile şüphe ettirmeye çalışıyorlar. Bu sinir harbinde ülke güvenliği ciddi tehdit altında.

Kuşku zehri: Son kayıtla &[#]8216;sadece cemaat değil, başka güçlerde var arkamızda&[#]8217; mesajı verildi.

Kuşku zehri: Ses kayıtları ile duran devlet mekanizması savaş ses kaydı ile tamamen tıkandı.

Kuşku zehri: Son tahlilde neotürkiye ulusal ve uluslararası bütün reflekslerini kaybetmiş bir ülke oldu.&[#]8221;

[*] [*] [*]

Yaşananları bir tiyatro oyunu gibi izliyoruz.

Kamplaşma, zıtlaşma durmadan devam ediyor.

Birilerinin Türkiye&[#]8217;yi karıştırma hevesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&[#]8217;ın iktidar hırsı, doğrular, yanlışlar harmanlanmış durumda.

İktidarı ayakta tutmak için Suriye ile suni kriz yaratma iddiaları çok vahim şeyler.

[*] [*] [*]

Dünyada ülkeler her zaman kendi derinlikleri içinde suni krizler çıkarmış ve toplumu yönlendirmiştir.

Bunlar hep oldu, bundan sonra da olacak.

Doğrulunu, yanlışlığını en güzel tarih yazacak.

Amerika&[#]8217;nın yıkılan ikiz kuleleri için de benzer senaryoları okuduk.

İşte benzer iddialar.

Savaş çıkarma senaryosu yaratma düşüncesi resmen skandal.

Ama daha korkuncu var.

Asıl korkunç olan iktidarın bu hatalara, bu ihanetlere, bu ihtirasa sürüklenmesi değil.

İktidarı indirirsiniz.

Dersini veririsiniz.

Haddini bildirirsiniz.

Başbakanı, Bakanları Yüce Divan&[#]8217;da yargılarsınız.

Bir başka başbakan bulursunuz.

Tek başına iktidar olmazsa, koalisyon olur.

Sonunda bulursunuz.

Asıl korkunç olan bu ülkeyi bizim yönetmediğimiz gerçeğidir.

Yönetemediğimiz gerçeğidir ki, bu durum bundan sonra yönetebilir miyiz kuşkusunu doğurmaktadır.

[*] [*] [*]

Asıl korkunç olan bu ülkeyi bizden başkalarının yönettiği gerçeğidir.

Durum böyleyken, kim iktidara gelirse gelsin, değişen bir şeyin olmayacağı gerçeğidir.

Küresel güçlerin emrinden çıkmaya çalıştığınızda sizi iki dakikada duman ederler.

Ne kadar kirli işiniz varsa, önünüze koyarlar.

Tertemiz olsa bile onlar önünüze koyacak bir şeyler bulur.

[*] [*] [*]

Bu iktidar er veya geç gider.

Ama bu seçimde gider, ama bir sonraki seçimde&[#]8230;

İktidar değişince mesele değişir mi?

Bu şartlarda değişmez.

Böylesi gürültüler çıkmayınca, her şeyin yolunda gittiğini zannedeceğiz.

Bu tablo, sadece bu iktidarın sorunu değil, tüm siyasilerin, tüm ülkenin sorunu.

Hatırlatalım&[#]8230;

Seçimler geldi.

Toplumun yüzde 90&[#]8217;ı kafasında kime oy vereceğini kesinleştirmiş görülüyor.

Bu saatten sonra çok fazla bir şey değişmez.

Adaylar konuşuyor.

Doğru konuşan da var, yalan konuşan da&[#]8230;

Kimin ne kadar doğru, kimin ne kadar konuştuğuna girmeyelim.

Sayfalar yetmez.

Öyle şeyler var ki, adayların yakın çevresindekiler de inanmıyor.

Adayına güvenmediği halde oy vermek zorunda kalan önemli bir kesim var.

Bunların başında Muharrem Akdemir geliyor.

Siyasiler, adaylar gelir-gider.

Seçilenler olur, seçilemeyenler olur.

Seçilenlerle yolumuza devam ederiz.

Ama biz buradayız.

Bundan önceki yıllarda olduğu gibi bundan sonra da kentin sorunları için onlardan daha fazla çalışmaya hazırız.

Yeni dönemde çok daha denetçi, çok daha sosyal ve kentsel sorunların üzerine gideceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.

Arada hatalarımız da olmuştur, ancak Zonguldak sorunları konusunda sesi en yüksek çıkan Pusula olmuştur.

Bundan sonra o ses daha da yükselecek.

Kim ne söz verdi, kim ne yaptı, göreceğiz.

Şimdiden söyleyelim istedim.

Darılmak, gücenmek yok.