Erdemir Genel Müdürü Sayın Oğuz Özgen´in dünkü açıklamasında pek çok detay var.
Benim için en önemlisi son cümleleri.
Bakın ne diyor.
"Biz yurt dışından 2 milyon ton kömür ve cevher almak için anlaşma yapmıştık. Ama bu kriz nedeniyle iptal ettik. Kendi kaynaklarımızı çok iyi kullanmamız lazım. Güney fabrikamızda tamamen yerli cevherlerle üretim yapabilme imkânı var. Ereğli Demir Çelik´te de avantajımız var. Çünkü kömür havzasının içindeyiz. 1980 ve 1990´lı yıllarda Zonguldak´tan aldığımız kömür miktarı 750- 800 bin tondu. 2006´nın başında bu rakam 25 bin tona kadar düşmüş. Geçen yıl yeniden 200 bin tona çıkardık. Bu sene de 300 bin tonu geçeceğiz. Kurtuluş buralarda. Kendi kaynaklarımızı iyi kullanıp, maliyetleri düşüreceğiz."
Ekonomi uzmanları ekonomik krizlerin yeni fırsatlar yarattığını söyler.
Oğuz Bey´in dünkü açıklaması bu sözü doğruluyor.
Birkaç gün önce görüştüğüm redevans saha sahibi, Erdemir´e kömür verememekten yakınıyordu.
Bu nedenle çalışan sayısını yüzde 50 azaltma yoluna gitmeye hazırlandığından bahsetti. Dünyanın her noktasında ekonomik dengeler allak bullak olurken Erdemir ve benzeri kuruluşların etkilenmemesini beklemek saflık olur.
Çikolata imalatında bile maliyet hesapları alt üst oluyorsa, sanayi alanında olmamasını bekleyemezsiniz.
Erdemir´in bu dönemde yerli kömür madenlerine yöneleceğini söylemesi bu süreçte bir fırsat.
"Bu sene de 300 bin tonu geçeceğiz" diyor Oğuz Bey.
Belki 400 -500 olur.
Kömür bol.
Oğuz Bey´in belki de en güzel sözü; "Kurtuluş buralarda. Kendi kaynaklarımızı iyi kullanıp, maliyetleri düşüreceğiz."
Kulağa o kadar hoş geliyor ki.
İnsan tekrar tekrar duymak istiyor.
Kriz bitince ne olacak peki?
Bunu da bölge insanı merak edecek.
Erdemir´den ışık alacak özel saha sahipleri yatırımlarını gözden geçirerek, üretim politikalarını daha fazla disiplin altına alacaktır.
Sayın Özgen´e teşekkür ediyorum.
Kendi kurtuluşumuzu kendi özümüze dönerek sağlayabiliriz.
Sadece madencilikte değil bu.
Her alanda bunu sağlayabiliriz.
Kurtuluş Zonguldak´ta.
Kendi kaynaklarımızı her alanda kullanabilirsek, kendi insanımızı kullanabilirsek, kendi yöremizde üretilen markalara sahip çıkabilirsek pek çok şeyi değiştirme şansı yakalayacağız.
Ekonomiden çok fazla anlamam.
Ama kriz Zonguldak´a yarayacak.
Derin Celil!
Eskiden derin Zonguldak vardı.
Aslında hep vardı.
Derin Zonguldak hala var.
Yarın da olacak.
Adamın biri çıkıp bunu dillendirdi.
Aslında Zonguldak derin olmasına derin de bu derinliklerle geçmişte kavga edenlerden biri, Ak Parti eski İl Başkanı Sayın Celil Uzun´dan başkası değildi.
Meydan okurdu!
Aslan kesilirdi!
Kükrerdi!
O günün arşivlerini her yerde bulmak mümkün.
Zonguldak´ta derin işler olduğunu söyleyen dönemin İl Başkanı Celil Uzun´un bu çıkışı farklı siyasi görüşe sahip her kesimden destek bulmuştu.
Cesurdu!
Sonraları Celil Uzun sustu.
Biraz değil, çok değişti!
Sonra derinlere indi!
Celil Uzun gitti, derinlik bitti.
Demek ki derinlik Celil Bey´deydi!
Vücut dilini iyi kullanan Celil Uzun´un ilerisi için ne gibi hesapları var bilemiyoruz.
Bugünlerde Ereğli kaynadıkça kaynıyor.
Yarın daha ne kadar kaynayacak?
Göreceğiz.
Celil Uzun, derinden derinden geliyor!
Allah yolunu açık etsin.