Dün; &[#]8220;Filyos Projesi&[#]8221; durdurulmalı derken bu düşüncenin aslında pek çok sahibinin olduğunu bilerek yazdım.
&[#]8220;Hoppala! Bu da nereden çıktı?&[#]8221; diye şaşkınlığını ifade edenler oldu.
Bunun yanında; &[#]8220;Benim duygularıma tercüman olmuşsun&[#]8221; diyenler de vardı.
Sayıları az da olsa vardı.
Ancak bir-iki telefon trafiğinden sonra aslında Filyos&[#]8217;ta bir sanayi projesine karşı çıktığı halde bürokratik ve siyasi zincir gereği sesini çıkaramayan ne çok insan olduğunu da görmüş olduk.
İşin özünde Filyos&[#]8217;ta bir sanayi projesine karşı çıkan kişi sayısı çok fazla.
Herkesin kendince bir nedeni var.
Mevzu sadece; &[#]8220;Filyos yeşil kalsın&[#]8221; mantığı değil.
Bugün Avrupa ülkelerinde yapılan sanayileşme politikalarının tam tersinin yapılmak istendiğini düşünenler de var.
Kaldı ki dün ben de bu görüşleri ifade etmeye çalışmıştım.
&[#]8220;Ot mu yiyeceğiz, taş mı yiyeceğiz?&[#]8221; mantığı ile yaklaşan işsizler ordusu ile onların ailelerinin haklı taleplerini de önemsemek gerekiyor.
Karşı çıkanlar arasında kimler yok ki.
Ancak konumları gereği onları deşifre etmeyeceğim.
Sadece bazılarının çarpıcı görüşlerini paylaşabilirim.
Ancak aralarında gerçekten bu düşüncelerini ne pahasına olursa olsun paylaşması gerekenler var.
Çünkü onlar Filyos&[#]8217;ta bir sanayi projesinin neden absürd bir durum yaratacağını bugün konuşmazlarsa tarih onları hiç affetmeyecek.
Zonguldaklı Filyos konusunda çok istekli de davranabilir.
Şiddetle karşı da çıkabilir.
Amaç Zonguldak&[#]8217;ı büyütmek mi?
Sanayileşme yapmadan alternatif istihdam alanları üzerinde durulamaz mı?
Başka neler olabilir?
Bunun gibi bir sürü soru var.
Özetle söylemek gerekirse; dünkü yazıda da belirttiğim gibi bu yeniden bir başa dönüş gibi algılanabilir.
Benimkisi aslında tanıdık ve bildik pek çok kamu yöneticisinin, sivil otoritenin dillendiremediği, dillendirmekten çekindiği bir düşünceydi.
Ancak Filyos meselesi çok fazla politize edildiği için şimdi kimse o kuyuya bir taş atmak istemiyor.
Bir kez daha söylemek gerekirse; Filyos&[#]8217;ta sanayileşmeye karşı çıkan çok sayıda insan var.
30-40 yıla kalmadan yaşanacak büyük bir pişmanlığın, şimdiden önlenmesi mümkün.
Herkes kendi gerekçesiyle ortaya çıkmalı ve paylaşmalı.
İbrahim Tığ&[#]8217;ın disiplin meselesi!
İbrahim Tığ yılların gazetecisi.
Devrek Bölge Haber Gazetesi&[#]8217;ni çıkartıyor.
Tığ&[#]8217;ın CHP&[#]8217;li olduğunu bilmeyen yoktur.
Tığ ise insani ilişkilerini her şeyin önünde tutar.
Öğrendik ki CHP Disiplin Kurulu&[#]8217;na sevk edilmiş.
Gerekçesi çok ilginç.
İbrahim Tığ, seçim döneminde Ak Parti&[#]8217;den Milletvekili seçilen Özcan Ulupınar&[#]8217;ı destekleyen yayınlar yapmış.
Ulupınar&[#]8217;ı manşetlere çıkarmış.
Ulupınar&[#]8217;ın reklamını koymuş.
Ak Parti&[#]8217;nin reklamını yapmış.
Biz, gazetecilerin siyasette görev almasına baştan beri sıcak bakmıyoruz.
Bu iki işin aynı anda yapılmasının toplumda yaratacağı sakıncalara dikkat etmeye çalışıyoruz.
İbrahim Tığ ise daha önce de benzer durumlardan dolayı bir süre aktif siyasete ara vermişti.
Ancak CHP&[#]8217;nin zihniyeti ilginç.
Mantık aynı mantık.
Sorulması ve yanıtlanması gereken bir başka soru ise; &[#]8220;Siyasetin nerede bittiği, gazeteciliğin nerede başladığı?&[#]8221;
Veya tam tersi.
O ince çizgi önemli.
Oysa CHP&[#]8217;liler; &[#]8220;Biz İbrahim Tığ&[#]8217;dan neden yararlanamadık? Nerede hata yaptık?&[#]8221; diye kendilerini hesaba çekebilselerdi işi zaten baştan çözmüşlerdi.
Çünkü İbrahim Tığ&[#]8217;ın ne kadar fanatik CHP&[#]8217;li olduğunu bilmeyen yoktur.
Medya-Siyaset ilişkilerine çok anlamlı, ilginç ve kalıcı bir örnek.
Çalışmalar uzarsa kaos kaçınılmaz olur!
Kanalizasyon arıtma sistemi için başlatılan çalışmalar, zeminde çıkan kayalar nedeniyle aksayarak gidiyor.
Bugün 20 Temmuz. Eylül 20&[#]8217;ye 60 gün var.
Bu süreçte şu an Camlı Köşk önünde devam eden ve çıkan kayalar nedeniyle üç gündür yerinde sayan çalışmaların uzaması kaçınılmaz görünüyor.
Orduevi´nin önünden, ana yoldan Fener&[#]8217;e ulaştırılacak hatta trafik aksıyor.
Öte yandan; Kızılay Kan Merkezi&[#]8217;nden Ulucami önüne getirilecek hat sırasında karşılaşılabilecek engeller henüz bilinmiyor.
Bu çalışmalar iki ay içinde tamamlanamazsa bugün yaşanan kaos Eylül başından itibaren iki katına çıkar.
Bu nedenle şehir merkezindeki çalışmanın aynı anda birkaç koldan sürdürülmesi süreyi kısaltabilir.
Belediye Başkanı Muharrem Akdemir bu olası sorunları görerek müdahale edebilirse, başka noktalarda çalışan iş makineleri şehir merkezine kaydırılabilir.
Eğer süreç uzarsa trafik hepten kaosa döner.
Bizden hatırlatması.