Zonguldak'ın Çaycuma ilçesi Perşembe Beldesi Keçecioğlu Mahallesi sakinleri tarım arazilerine kurulmak istenen hurda eritme fabrikasına karşı 2 yıl önce dava açmıştı. Arazide geçen yıl yapılan keşif sonrası olumlu rapor çıkarken bölge halkı mahkemeden iptal kararı bekliyor.

Perşembe Çevre Koruma Platformu Sözcüsü Ecder Dombaycı süreç hakkında bilgi verirken şunları söyledi:"

Mahallemize ait topraklarımızın kamulaştırılarak, Çağ Çelik firması tarafından hurda demir eritme tesisi kurulmasına karşı başlattığımız hukuk mücadelesinde 2 yılı doldurduk. Geçtiğimiz hafta içinde meydana gelen gelişmeler hakkında halkımızı bilgilendirmek, kamulaştırma adı altında yapılanları herkese duyurmak için toplandık.

Bundan tam iki yıl 4 ay (yani 28 ay) önce Perşembe belediyesinin duyuru panosuna Keçecioğlu mahallesine ait 260 dönüm 1. sınıf tarım toprağının organize sanayi tarafından kamulaştırılmasıyla ilgili duyuru asıldı. Halk ne olduğunu bile anlamadan listeler toplandı. Oysa belediye hopörlerinden hergün herşeye anons yapılırken, kamulaştırma hiç duyurulmadı. Mahalle muhtarı listeler yayımlanmaya başladıktan sonra kandırabildiği vatandaşları organize sanayi yönetimine götürerek satış yapmaları konusunda ikna çabalarına başladı.

Vatandaşlarımız bir oldu bittiye getirilerek elinden topraklar alınmaya çalışılıyordu ki, bizler sosyal medyada iletişim halinde halkımızı bilinçlendirmeye çalıştık. O günlerde yaptığımız basın açıklaması ülke çapında ses getirdi. Topraklarımızın üzerine kurulmak istenen tesisin; havamızı, suyumuzu, toprağımızı kirleteceğini öğrenen, uzun vadede burada yaşamanın bile mümkün olmayacağını anlayan halkımızla yürütmenin durdurulması için dava açmaya karar verdik. Başlangıçta bizimle yola çıkıp bırakanlar oldu, paranın sıcak yüzüne inananlar oldu, mücadelemizi siyasi bulup ayrılanlar oldu. Maalesef bu haklı olduğumuz konuda bile mahallede birlik ve beraberlik sağlayamadık. Buna rağmen 25 kişi toplanarak avukatımıza vekalet verdik, davalarımızı açtık. Geçen 2 yıllık süre içinde bize destek veren mahalle sakinlerimizden 2 tanesi aramızdan ayrıldı. Hasta yatağından kalkıp notere gelerek yanımızda olan Halime Keçeci ablamızı ve genç yaşta elim bir rahatsızlık sonucu aramızdan ayrılan Ertan Keçecioğlu kardeşimizi bir kez daha anmak istiyorum. Mekanları cennet olsun.

Burada üzerinde durmadan geçemeyeceğimiz bir konuda yapılan kamulaştırmanın tam bir tiyatro olmasıydı. Pandemi döneminde bizler evlerimizden çıkamazken Organize yönetimi boş durmamış masa başında hazırlanan düzmece raporlarla topraklarımız değersiz, vasıfsız işe yaramaz tarım toprağı olarak gösterilmiş metrekaresine 35 tl fiyat verilmişti. Böylece bedavadan biraz pahalı toprakları Çağ Çelik firmasına hediye eden Organize yönetimi karşılığında kamulaştırılacak alanın alt yapı işlerini, yol, su, elektrik vs gibi harcamaları bedavaya getirmek istiyordu. Kamulaştırma tiyatrosu böyle başladı. Organize tarafından 35 tl / metrekare verilen topraklarımıza Çağ Çelik patronları da güzellik yaparak 10 ti daha ilaveyle 45 tl/metrekare den arazileri toplamaya başladılar. Arazisini satan herkese bu yapıldı mı hiç öğrenemedik ama gördüğümüz şey çok traji komikti. Mahalle muhtarımız hiç işi olmadığı halde maalesef Organize sanayinin memuru gibi hareket etti. Organize Yönetimine para geldikçe, mahalle muhtarımızı aradılar. Zarf içinde paraları verdiler. Muhtar da bunları Perşemde de pazar yerinde daha önceden imza verenlere dağıttı.

Arkasında İl özel idaresinin olduğu, valiliğin olduğu kamulaştırma işleminin zarf içinde dağıtılan paralarla yapılması aslında kurulan düzenin büyüklüğünü gösteriyordu. Devletin hiç bir kurumu kamulaştırma için ödenecek parayı zarf içinde veremez. Vermemeli !.

Arazilerini satanlara ödemeleri yapıldıktan sonra İl özel idaresi ve Çağ Çelik avukatları imza vermeyen hak sahiplerine karşı bedel tespiti ve yer tescili davaları açtılar. Çaycuma Asliye Hukuk mahkemelerinde bedel tespiti davalarımız devam ediyor. Arazilerimizde uzmanlar tarafından keşif yapılarak raporlar hazırlanıyor. Bu hazırlanan raporlar neticesinde mahkeme toprakların değerini ortalama 400 tl/metrekare olarak belirledi. Bakın TL bazında 10 kat dolar bazında 5 kat bir artış söz konusu oldu. 2 yıl önce arazisini satan vatandaşımızın nasıl kandırıldığı, elinden toprağının nasıl ucuza alındığını göstermek için anlatıyorum bunları. O zaman bir dönüm için 45 bin TL alan vatandaş bugün 400 bin TL alıyor.

Çağ Çelik firmasının OSB içinde hurda demir eritme tesisi kuracağı 2020 yılında başlayan yazışmalardan anlaşılıyor. Kaymakamlıkta 2020 yılında kamulaştırılacak alanlarla ilgili toplantı yapılıyor. Bu toplantıya ne Çaycuma ne de Perşembe belediyesinden kimse katılmıyor. Görüş belirtmiyorlar. İtiraz da olmadığından OSB Müteşebbis Heyeti Karar alarak kamulaştırmaya işlemleri başlaması için Sanayi Teknoloji Bakanlığına tekrar başvuruyor. 01.10.2021 tarihinde de Bakanlık oluruyla asıl toprak sahiplerine hiç bir şey sormadan kamulaştırma başlamış oluyor. Herkes bu kamulaştırmanın Çağ Çelik için yapıldığını biliyor. 2 yıllık bürokratik çalışma tamamen Çağ Çelik firması için yapılıyor.

Bu arada sizlere, Hurda demir eritme tesisi hakkında bazı teknik bilgiler vermek istiyorum. Bu tesisler dünyanın en kirli teknolojilerinden biridir. 1 ton çelik üretmek için 100 kg cürüf çıkar. 15 kg Elektrik ark ocağı tozu çıkar ki içinde demir, çinko ve kurşun bulunur. Bu tozlardan sadece Keçecioğlu mahallesi değil, 15 km alan içinde kalan tüm köyler, yerleşim yerleri, hayvanlar, bitkiler bu zehirden etkilenecektir. Bahçeden topladığınız meyve sebzenin içinden zehirli kanserojen kimyasallar çıkacak. Çağ Çelik için tahsil edilen 230 dönüm alanın 100 dönümünde cüruf dağları göreceksiniz. Diğer 100 dönüm alanda da hurda yığınları olacak. Dünyanın her tarafından toplanan pis, zehirli kimyasal bulaşmış, belkide asbestli ağır metal içeren hurdalar buraya getirilecek. Bunlardan sızacak atık sular, tehlikeli kimyasallar, ağır metaller çevreye zarar verecek. Havayı kirletecek, temiz havaya hasret kalacağız.

Biz hiç bir zaman yerlerimizin gerçek değerinde bile alınmasına razı olmadık. Zehir saçan bu tesisi mahallemizde, beldemizde istemiyoruz. Bunun için 2022 yılı Mayıs ayında üç tane yürütmeyi durdurma davası açtık. Bunlar:

1. Yer seçiminin iptali davası. Organize Sanayi Bölgesinin burada kurulması uygun değildir.

Tarım arazisi vasfından sanayi arazisi vasfına çevirmeden kamulaştırma yapılamaz.

3. Kamu yararı hukuka uygun değildir, Kamu yararı yoktur

Ensar Vakfı, bu yılda ihtiyaç sahiplerini unutmadı Ensar Vakfı, bu yılda ihtiyaç sahiplerini unutmadı

Zonguldak idare mahkemesinde açtığımız davaları mahkeme kabul etti ve açıldıktan bir yıl sonra 2023 Temmuz ayında keşif yapılmasına karar verdi. 2023 Kasım ayında da açtığımız her 3 dava için arazilerimizde keşif yapıldı. Alanında uzman akademisyenler, mühendisler ve uzmanlardan oluşan ekipler tarafından hazırlanan raporlar geçtiğimiz hafta mahkemeye sunuldu. Raporlardan her biri 40-50 sayfadan oluşmakta ve tüm detaylarıyla arazi analiz edilmektedir. Burada her bir raporu okumak mümkün değil. Ancak, Ben sadece her raporun netice ve kanaat bölümlerini okumak istiyorum.

Yer seçiminin iptali davasına ilişkin keşif raporu netice ve kanaat bölümünde:

1) Dava konusu olayda, söz konusu alanın Çaycuma Organize Sanayi Bölgesi ilave alanı olarak yer seçiminin kesinleştirilmesine ilişkin olarak, alanın etrafında ve bitişiğinde bulunduğu belirtilen (dava dilekçesinde) yerleşim yeri, tarım alanları, orman alanları, mera alanları, dere yatakları ve bu alanda kurulacak tesislerden yayılacak olası toz, koku, gürültü vb. çevre düzeni dikkate alındığında, alanın niteliği de gözetilerek yer seçiminin kesinleştirilmesi İşleminin yerinde olmadığı.

2) Uyuşmazlığa konu yer seçimin kesinleştirilmesi kararı verilirken 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ve Organize Sanayi Bölgeleri Yer Seçimi Yönetmeliği kapsamında gerekli iş ve işlemlerin yerine getirilmediği.

3) Alanın sanayi olarak kullanılması amacıyla yapılan yer seçiminin 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na uygun olmadığı.

4) Dava konusu yer seçimi işleminin 02.02.2019 tarih ve 30674 sayılı Organize Sanayi Bölgesi Yer Seçimi Yönetmeliğinin 9. maddesine uygun olarak tesis edilmediği.

Amaç dışı kullanım: (Tarım arazisine sanayi vasfı iptali davasına ilişkin keşif raporu netice ve kanaat bölümünde

1) Dava konusu olayda, söz konusu alanın Çaycuma Organize Sanayi Bölgesi ilave alan olarak kullanılması amacıyla amaç dışı kullanımlarının (tarım topraklarının tarım dışına çıkarılarak amaç dışı kullanımının) uygun bulunmasına ilişkin olarak, alanın etrafında ve bitişiğinde bulunduğu belirtilen (dava dilekçesinde) yerleşim yeri, tarım alanları, orman alanları, mera alanları, dere yatakları ve bu alanda kurulacak tesislerden yayılacak olası toz, koku, gürültü vb. çevre düzeni dikkate alındığında, alanın niteliği de gözetilerek tarım topraklarının amaç dışı kullanımının uygun bulunması işleminin yerinde olmadığı.

2) Alanın sanayi olarak kullanılması amacıyla, tarım topraklarının amaç dışı kullanımının uygun bulunması işleminin 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na uygun olup olmadığı, anılan Kanunda bu hususa ilişkin belirtilen şartları gerçekleştirmediği,

Kamu yararı yoktur iptali davasına ilişkin keşif raporu netice ve kanaat bölümünde

1) Dava konusu olayda söz konusu alanın kamulaştırılmasına ilişkin olarak, alanın etrafında ve bitişiğinde bulunduğu belirtilen (dava dilekçesinde) yerleşim yeri, tarım alanları, orman alanları, mera alanları, dere yatakları ve bu alanda kurulacak tesislerden yayılacak olası toz, koku, gürültü vb. çevre düzeni dikkate alındığında, alanın niteliği de gözetilerek kamu yararı bulunmadığı.

2) Uyuşmazlığa konu kamu yararı kararı verilirken 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu kapsamında gerekli iş ve işlemlerin yerine getirilmediği.

3) Alanın sanayi olarak kamulaştırılmasının 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na uygun olmadığı.

4) Netice itibariyle, davaya konu alanın sanayi yapılmak üzere kamulaştırılmasının, kamu yararı açısından yerinde olmadığı.

Raporların sonuç bölümlerinden de anlaşılacağı üzere her 3 rapor da haklılığımızı göstermektedir. Şimdi bu raporların Zonguldak idare mahkemesi tarafından da kabul edilerek yürütmenin durdurulmasını bekliyoruz. Yargımıza güveniyoruz, haklı olduğumuz davalarda arazileri kamulaştırılan hak sahiplerine topraklarının iade edilmesini bekliyoruz.

Bu arada mahkeme kararını beklerken, İl özel idaresi tarafından açılan bedel tespiti ve tescili davalarında bazılarında karar verilmekte ve hak sahiplerine ödeme

yapılmaktadır. Öncelikle şu bilinmelidir ki; Yürütmeyi durdurma kararı verildikten sonra tüm bedel tespiti davaları red olunacaktır. Bizler bu defa da arazilerimizin iadesi için anayasa mahkemesine başvuracağız. Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet haklarımızın ihlal edildiğine dair başvurularımızı yapacağız. Bu aşamadan sonra idare, ödenen paraları geri almak isteyecektir. Vatandaşlarımızdan hesaplarına yatırılan parayı enflasyona karşı koruyacak yatırım aracına bağlamalarını (altın, döviz, faiz vs.) iade edilecek kısmı mutlaka tutmalarını öneriyorum.

Sözlerimin sonuna yaklaşırken, söylemek istediğim bir husus da; Tüm bu süreç boyunca ne siyasilerden, ne belediye başkanlarından ne de sivil toplum örgütlerinden hiç bir destek görmedik. Çaycuma Ticaret ve sanayi odası kamulaştırmayı yapmadan parselleri dağıttı bile. Perşembe belediyesi çağ çelik fabrikası kurulduktan sonra fabrika alanı dışında kalan arazilerin belediyeye devredilmesi için geçen yıl valiliğe başvurdu. Bu arada yaklaşık 15 dönüm mera alanımız hazineye devredildi ve Hazine de çok büyük ihtimalle bu alanı Çağ çelik firmasına verecekti. Yani ilçe halkına bu zehir saçan tesisi çok çabuk kabul ettirdiler.

Keçecioğlu mahallesi olarak; Çaycuma'nın ev verimli, en değerli arazilerinin kamulaştırılmasına karşı başlattığımız hukuki mücadelemiz devam edecek. Bu zehir tesisini kesinlikle mahallemizde istemiyoruz. Bunun için sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Şu ana kadar mahkeme masrafları ve diğer giderler için

200 bin liraya yakın harcama yaptık. Çoğu emekli olan sakinlerimiz evlerindeki fabrikası kurulduktan sonra fabrika alanı dışında kalan arazilerin belediyeye devredilmesi için geçen yıl valiliğe başvurdu. Bu arada yaklaşık 15 dönüm mera alanımız hazineye devredildi ve Hazine de çok büyük ihtimalle bu alanı Çağ çelik firmasına verecekti. Yani ilçe halkına bu zehir saçan tesisi çok çabuk kabul ettirdiler.

Keçecioğlu mahallesi olarak; Çaycuma'nın ev verimli, en değerli arazilerinin kamulaştırılmasına karşı başlattığımız hukuki mücadelemiz devam edecek. Bu zehir tesisini kesinlikle mahallemizde istemiyoruz. Bunun için sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Şu ana kadar mahkeme masrafları ve diğer giderler için 200 bin tl'ye yakın harcama yaptık. Çoğu emekli olan sakinlerimiz evlerindeki masraflarını kıstılar bu davaya destek oldular. Gerekirse 1 milyonda harcayacağız ama bu hukuksuz kamulaştırmaya dur diyeceğiz.

Mahalli idareler seçimlerinin yaklaştığı şu günlerde bizim adaylardan beklentimiz, açık ne net bir dille kamulaştırma işlemini onaylamadıklarını, böyle bir tesisi burada kurdurmayacaklarını ifade etmeleri olacaktır. Ayrıca vaatlerinde çevrenin korunmasına, tarıma ve hayvancılığa önem verirlerse daha fazla ilgi çekeceklerini inanıyorum.

Son olarak da Son 2 yıldır, Perşembe belediyesine dahil olan köylerde yaşayanlara tavsiyemiz olacak, topraklarına, meralarına, ormanlarına sahip çıksınlar, uyanık olsunlar. Bir sabah uyandıklarında kamulaştırma ve hazine sürpriziyle karşılaşabilirler".

keçecioğlu keşif

Muhabir: Yeliz Alagöz