Rahmetli kayınvalidem İskender Paşa Camisi imamı, tanınmış ulemadan Mehmet Zait Kotku hazretlerinden elalmış bir Nakşibendi&[#]8217;ydi. Ağzından dua eksik olmazdı. Katiyen gıybet ve dedikodu bilmezdi. Bir kere dahi bir kimse için kötü söz söylediğini duymadım. Güzel yemekten çok hoşlanırdı. Yemek bittikten sonra yaptığı sofra duasının içinde &[#]8217; Allah&[#]8217;ım, sen bize perhiz verme&[#]8217; cümlesini de ilave ederdi. Ben buna o zamanlar pek kıymet vermezdim.



Yorulmak bilmeyen bir bedene, doyumsuz bir iştaha sahiptim. Yapılan nasihat bir kulağımdan girer, ötekinden çıkardı. Yetmiş beşi devirince, inatla sürdürdüğüm çalışkanlığım ve iştahım tumba oldu. Şaşkınlık içindeydim. Dermanım azaldığı gibi, herkes perhiz yapmamı söylüyordu. Derken her yerlerim ödem yapıp şişmeye başladı. Ailemin ısrarıyla doktorlara taşınmaya başladık. Beni hastanelere yatırdılar. Hiç ilaç kullanmayan Hüseyin Şeker çeşit çeşit ilaç yutmaya başladı. Ev eczaneye döndü.



Doktorların tavsiye ettiği perhizimi anlatayım da, size de ders olsun:


Tuz katiyen yasak. Tuzsuz yemekler de yal gibi&[#]8230; Eşimin başı derde girdi. Çocuk gibi her şeye burun kıvırmaya başladım.


Potasyum diye bir illet varmış. Buna göre sarı kabuklu meyvelerin hepsi yasak. Lahana, ıspanak, pazıgiller ve patates dahi çok az yenecek. Süt ve süt ürünlerinin hepsinde de potasyum varmış. Potasyumumun yükselmemesi gerekiyormuş, kalp hastası olduğum için. Şekerim de zaten yıllardır az da olsa yükselmekte. Buna göre tatlıların, tatlandırıcıların hepsi yasak. Evlere şenlik pilav, makarna, hamur işleri çok kısıtlı yenecek.



En zoru günde içeceğin su ve sulu gıdalar bir buçuk litreyi geçmeyecekmiş. Çok sevdiğim turşu sularına, domates sularına, ayrana, süte, gazoza, limonataya, hoşafa elveda demek zorundayım.



Sağlığınız için tavsiyem: tuzu, sigarayı, alkolü ve sınırsız yemeyi bırakamazsanız da azaltınız. Zaten dinimizin beslenme hususundaki öğütlerini önemsemiyoruz.



[*] [*] [*] [*] [*]



Nasrettin Hoca&[#]8217;nın eşeği Karakaçan çok çalışır, çok yem yermiş. Hoca verdiği yemi kıskanmış. Her gün yarım avuç az yem vermeye başlamış. Bu böyle bir süre devam etmiş. Karakaçan gene çalışıyormuş. Nihayet Hoca her gün verdiği yemi azalta azalta sıfıra getirmiş. Bir sabah bakmış, ahırda Karakaçan nalları dikmiş, ölmüş. Hoca &[#]8216;Tam da yemsizliğe alışmışken, neden öldü acaba&[#]8217; demiş.


Şimdi benim de yemim kesile kesile bakalım nereye varacağız?



Geçen haftaki yazımdan dolayı beni tebrik eden sevgili dostlarıma ben de teşekkür ederim. Sağlıkta ve huzurda olmanızı dua eder, mübarek Kurban Bayramınızı tebrik ederim. Benim yerime kavurmaları, tatlıları afiyetle yiyin. Kana kana su için.