Meşhur bir atasözü var ya:

"Kasabın mesleğini bilmezsen, beslediği kuzuya şefkatini sevgisinden sanırsın!"

İşte o yüzden, her başını okşayanı dost, her başını ağrıtanı düşman bilmeyeceksin.

Zonguldak'ta da iş dünyası, gelen valilere göre şekil alır.

Eğer valinin ağırlık noktası futbolsa, hemen Zonguldakspor yönetimine girilir.

Eğer valinin ağırlık noktası eğitimse, hemen okul yapılacağı söylenir.

Böyle söz verildiği halde yapılmayan okullar var Zonguldak'ta.

Eğer valinin ağırlık verdiği konu projeyse, hemen projeler hazırlanır, sunulur.

Ama o arada, kendi projeleri de araya sokulur!

Vali yerse yer! Yemezse yemez!

Önceki Valimiz Sayın Ali Kaban yemedi mesela!

Şimdiki Valimiz Sayın Ahmet Çınar gözlüyor!

Bakalım ne olacak?

Alkole, kadına düşkün bir vali gelse, pavyon açacak işadamları tanıyorum ben!

Zira geçmişte, "Az önce vali beyin bagajına senin içtiğin şaraptan iki şişe koydum" diyenleri biliyorum ben!

Herkesin bir zaafını buluyorlar!

Paraysa para, kadınsa kadın, içkiyse içki!

Sadece valiler için mi?

Geçmişte emniyet müdürleri de böyle kafalandı!

Alay komutanları da!

Hatta banka müdürlerini bu şekilde kafalayıp, servet sahibi olanlar oldu.

"Kasabın mesleğini bilmezsen, beslediği kuzuya şefkatini sevgisinden zannedersin!"

Bu sözü unutmayın!

Bunların ne olduğunu bilirseniz, şefkatinin sevgiden olmadığını anlarsınız!

Memur-Sen'den güç gösterisi...

Memur-Sen'e bağlı Sağlık-Sen Genel Başkanvekili Semih Durmuş, dün Zonguldak'a gelmiş.

Valimiz Sayın Ahmet Çınar ve AK Parti İl Başkanı Zeki Tosun'u ziyaret etmiş!

Tam bir, "Eniştem beni niye öptü?" durumu var ortada.

Semih Durmuş niye geldi, ben size söyleyeyim.

Memur-Sen İl Temsilcisi Kamuran Aşkar'a bir koltuk bulmak için geldi.

Boşalacak koltuklara kendi adamlarını yerleştirmek için geldi.

Valimiz Sayın Ahmet Çınar'a, "Bak, biz ne kadar kalabalığız" demek için geldi.

Kısacası, güç gösterisi için geldi.

Makamda ne kadar mutluydular.

İki önceki Valimiz Erol Ayyıldız döneminde akşam halı sahada maç yapıp, sabah makamda hurma yemeye alıştıklarından pek bir rahattılar.

Oysa önceki Valimiz Ali Kaban, makama paldır-küldür giren bu Memur-Sen tayfasını kovalamaktan beter etmişti.

Kamuran'ın makama nasıl girebildiğini anlatsam, yüzü kızarır mı bilmem!

Neyse...

Bu Memur-Sen tayfasına fazla yüz vermeye gelmez.

Ben söyleyeyim de...

Nazım Madenoğlu ile Hüseyin Uysal...

15 Temmuz'un yıldönümü çeşitli etkinlikler kutlanacakmış.

Ben bu etkinliklerin Ereğli'de daha da renklendirilmesini talep ediyorum.

Mesela, dönemin Karadeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Hasan Doğan, 15 Temmuz akşamı Ereğli Kaymakamı Nazım Madenoğlu ve Belediye Başkanı Hüseyin Uysal'ı davet etmiş, onlar da tıpış tıpış gitmişlerdi.

Sonra Karadeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Hasan Doğan, FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanmış, hapse atılmış, yargılanmış, 15 yıl ceza almıştı. Nazım Madenoğlu ile Hüseyin Uysal, bu konunun ısrarla üstünü kapatmışlardı.

O gece Zonguldak'ta askerin davetine yanıt veren iki isim vardı.

Biri Nazım Madenoğlu, diğeri ise Hüseyin Uysal'dı.

Tarihe not düşme adına hatırlatalım istedik...

Gerçi Nazım Madenoğlu, sadece Paşa'nın davetine değil, başka davetlere de katılıyormuş!

Sonradan öğrendik...