Pusula Gazetesi olarak zaman zaman kamuoyu, bürokrasi ve siyasetçilere çağrılarımız oluyor.
Bugün de bu çağrımızı yineleyelim.
Buradan yazıyoruz.
Zaman zaman yüzyüze söylüyoruz.
Kabiliyetsizlik, yerini çirkin işlere bırakıyor.
Birçok konuda ve yerde kavga var.
Birçoğu gereksiz. Birçoğu sığ.
Yani çoğu içi boş kavgalar.
Anlamsız ve mide bulandırıcı.
Zonguldak; başta medyası olmak üzere, siyasetçisi ve bürokratıyla kendine çeki düzen vermek zorunda.
Bunun yolu belli.
Samimiyet.
Hoşgörü.
Saygı.
Önce araştırma.
Objektif olabilme.
Şeffaflaşma.
Hesap verme duygusu.
Görev alanları içinde kalma.
Bunlar pek olmayan şeyler.
Sürekli sokak ağzıyla bir didişme söz konusu.
Kamuoyu bundan rahatsız.
Asli işini yapmayanlar, başkalarının işine burunlarını sokmakla meşgul oluyor.
Kendi gerçeklerini kendinden saklayan bir kent olabilir mi? Maalesef oluyor işte.
Bizde herkes neden her şeyi bilmek zorunda?
Yöneticiler.
Kuruluşlar.
Atanmışlar.
Seçilmişler.
Tüm çok bilmişler önce kendilerine bakacaklar.
Zonguldak kötü yönetiliyor.
Ben dahil bunu diyenler önce kendisine bir bakacak.
&[#]8216;Ben ne yapıyorum?&[#]8217; diye bakacaklar.
Kurumların ve insanların kendilerini değişime ve gelişime zorlaması gerekir.
Algılama önemli.
Doğru algılama olmayınca değişim ve gelişim pek olmuyor.
Yer değiştirme bir model.
Özellikle kurumların gözden geçmesi gerekiyor.
Körler sağırlar birbirini ağırlar mantığı ile yönetilen Zonguldak&[#]8217;ta yozlaşma hızla devam ediyor.
Bizi yozlaşmadan kim kurtaracak?
Uzaylı Hatice mi? Yok öyle bir Hatice.
Hatice de, netice de insanın kendisi.
Yöneticilerin kendisi.
Detay versek bitmek bilmez.
Ama buradan bu genel çağrımızı yineleyelim.
Yetki ve sorumluluğu olan herkesin kendi ve Zonguldak adına yapması gereken ilk iş görev alanını doldurmak.
Kim olursa olsun.
Koltuğunu dolduramayan müdürler, sivil toplum temsilcileri, yöneticiler toplumun kaderi ile oynamaktan vazgeçip bir kenara çekilsinler.
Onlar çekilmek istemeyeceğine göre siyasi mekanizma, sivil idare ve örgütlerin tabanın ne anlamı kaldı?
Herkes işini yapsın!
Bugün de bu çağrımızı yineleyelim.
Buradan yazıyoruz.
Zaman zaman yüzyüze söylüyoruz.
Kabiliyetsizlik, yerini çirkin işlere bırakıyor.
Birçok konuda ve yerde kavga var.
Birçoğu gereksiz. Birçoğu sığ.
Yani çoğu içi boş kavgalar.
Anlamsız ve mide bulandırıcı.
Zonguldak; başta medyası olmak üzere, siyasetçisi ve bürokratıyla kendine çeki düzen vermek zorunda.
Bunun yolu belli.
Samimiyet.
Hoşgörü.
Saygı.
Önce araştırma.
Objektif olabilme.
Şeffaflaşma.
Hesap verme duygusu.
Görev alanları içinde kalma.
Bunlar pek olmayan şeyler.
Sürekli sokak ağzıyla bir didişme söz konusu.
Kamuoyu bundan rahatsız.
Asli işini yapmayanlar, başkalarının işine burunlarını sokmakla meşgul oluyor.
Kendi gerçeklerini kendinden saklayan bir kent olabilir mi? Maalesef oluyor işte.
Bizde herkes neden her şeyi bilmek zorunda?
Yöneticiler.
Kuruluşlar.
Atanmışlar.
Seçilmişler.
Tüm çok bilmişler önce kendilerine bakacaklar.
Zonguldak kötü yönetiliyor.
Ben dahil bunu diyenler önce kendisine bir bakacak.
&[#]8216;Ben ne yapıyorum?&[#]8217; diye bakacaklar.
Kurumların ve insanların kendilerini değişime ve gelişime zorlaması gerekir.
Algılama önemli.
Doğru algılama olmayınca değişim ve gelişim pek olmuyor.
Yer değiştirme bir model.
Özellikle kurumların gözden geçmesi gerekiyor.
Körler sağırlar birbirini ağırlar mantığı ile yönetilen Zonguldak&[#]8217;ta yozlaşma hızla devam ediyor.
Bizi yozlaşmadan kim kurtaracak?
Uzaylı Hatice mi? Yok öyle bir Hatice.
Hatice de, netice de insanın kendisi.
Yöneticilerin kendisi.
Detay versek bitmek bilmez.
Ama buradan bu genel çağrımızı yineleyelim.
Yetki ve sorumluluğu olan herkesin kendi ve Zonguldak adına yapması gereken ilk iş görev alanını doldurmak.
Kim olursa olsun.
Koltuğunu dolduramayan müdürler, sivil toplum temsilcileri, yöneticiler toplumun kaderi ile oynamaktan vazgeçip bir kenara çekilsinler.
Onlar çekilmek istemeyeceğine göre siyasi mekanizma, sivil idare ve örgütlerin tabanın ne anlamı kaldı?
Herkes işini yapsın!
Eren&[#]8217;in Çinlileri
Eren Holding Çatalağzı&[#]8217;ndaki santral inşaatında bin 500 Çinli işçi çalıştırıyor.
Zonguldak&[#]8217;ta, Türkiye&[#]8217;de işsizler suç makinesi oluyor.
Çinli işçiler bayramlarını kutluyor.
Çatalağzı Belediye Başkanı Mehmet Alim Çinli işçiler arasında.
Kapısına gelen işsizleri unutmuş.
Gayet mutlu görünüyor.
Bu inşaat bittikten sonra &[#]8216;Çinliler burada çalışmaya devam edecek mi?&[#]8217; diye merak ediyor mu acaba?
Çinli işçi mevzusu yeni değil.
Bazı özel maden şirketleri de Çinli işçi arayışındaydı daha önce.
Aracı firmalara söyle. Sana hangi konuda adam lazımsa Çin&[#]8217;den bulsun getirsin.
Bizim işsizlerin kaprisini çekeceğine Çinlileri bir köle gibi 16 saat çalıştır!
Durum böyle giderse Çatalağzı&[#]8217;nın Belediye Başkanı bir süre sonra Çinli olur.
Bu işlerin bir kontrol mekanizması olmalı.
Mehmet Alim bu Çinli işçiler mevzusunu bir araştırıversin!
Zonguldak&[#]8217;ta, Türkiye&[#]8217;de işsizler suç makinesi oluyor.
Çinli işçiler bayramlarını kutluyor.
Çatalağzı Belediye Başkanı Mehmet Alim Çinli işçiler arasında.
Kapısına gelen işsizleri unutmuş.
Gayet mutlu görünüyor.
Bu inşaat bittikten sonra &[#]8216;Çinliler burada çalışmaya devam edecek mi?&[#]8217; diye merak ediyor mu acaba?
Çinli işçi mevzusu yeni değil.
Bazı özel maden şirketleri de Çinli işçi arayışındaydı daha önce.
Aracı firmalara söyle. Sana hangi konuda adam lazımsa Çin&[#]8217;den bulsun getirsin.
Bizim işsizlerin kaprisini çekeceğine Çinlileri bir köle gibi 16 saat çalıştır!
Durum böyle giderse Çatalağzı&[#]8217;nın Belediye Başkanı bir süre sonra Çinli olur.
Bu işlerin bir kontrol mekanizması olmalı.
Mehmet Alim bu Çinli işçiler mevzusunu bir araştırıversin!
Boşanmalar!
Zonguldak&[#]8217;ta son 10 yılda artan boşanmalar dikkat çekiyor.
10 yılda 14 bin çift.
Elbette çok farklı nedenleri var.
Ancak temel sorun ekonomi.
Sonrasında başka nedenler.
Kimisi çok basit.
Bu durum en çok bekarları korkutuyor.
Büyük çoğunluğu boşanmamak için evlenmiyorlar!
10 yılda 14 bin çift.
Elbette çok farklı nedenleri var.
Ancak temel sorun ekonomi.
Sonrasında başka nedenler.
Kimisi çok basit.
Bu durum en çok bekarları korkutuyor.
Büyük çoğunluğu boşanmamak için evlenmiyorlar!