23 Aralık 2009 tarihli; &[#]8220;112&[#]8217;nin stepnesi çıkmış!&[#]8221; başlıklı yazımda İrem Yağcı olayını yazmıştım.
Şöyle demişim;
&[#]8220;Sağlık alanında pek çok eksiklik ve ihmaller var.
İrem Yağcı ailesi tarafından hastaneye kaldırıldığında önce teşhis sorunu yaşanmış.
Aradan bir süre geçtikten sonra ´mantar zehirlenmesi´ denilmiş.
Sonra sevk işlemleri başlamış.
Yani öğlen vakitlerinde.
O hastane, bu hastane aranmış.
Sonunda saat 15:30 gibi Ankara´da yer bulunmuş.
Ambulans istenmiş.
Uzun yola gidecek ambulansların her donanımı olması gerekiyor.
Stepne de bunlara dahil.
Yani yedek lastik.
Ancak İrem´i Ankara´ya götürecek ambulansın yedek lastiği olmadığı için başka bir ambulanstan sökmeye çalışmışlar.
O taraf çevirmişler olmamış, bu tarafa çevirmişler olmamış.
Yedek lastiği yerinden çıkaramayan 112 tayfası durumu 112´nin Başhekimi Dr. Kemal Koban´a iletmiş.
Koban´da çareyi başka bir ambulans göndermekte bulmuş.
Ambulansın sevk kağıdında tam teşekküllü olduğu söyleniyor.
Evrakları görmedim.
Ama tam teşekküllü ambulans demek o ambulansta doktor olması anlamına geliyor.
Sağlıkçılar bunu söylüyor.
Sonuçta İrem´i taşıyan ambulans 6-7 aylık hamile bir tıp teknisyeninin gözetiminde yola çıkmış.
Aile kızının başında.
Devrek´te ihtiyaç molasının verildiği de belirtiliyor.
Bu mola kaç dakika sürdü onu bilemiyoruz.
Ancak Bolu sınırlarında İrem hayata gözlerini yummuş.
Bu durumda ne demek gerekir.
Bu olay yeni değil.
Bayram sonrası yaşanmış bir olay.
Konuyu araştırdık.
Komediye varan işler olduğunu gördük.
Bu yüzden de yetkililere durumu hatırlatıp kamuoyunun dikkatini çekmek istedik.
112´nin çalışanlarına lafımız yok.
Ancak teknik donanım ve personel konusunda ciddi sorunları olduğunu görüyoruz.
Böylesi acil durumlarda bir stepne için bu kadar zaman harcanabiliyorsa bunun sorumluları yanıt vermeli.
İrem´in sevk edilmesi için hazırlıklar başladığında bu ambulansın hazır olması gerekmez miydi?
O zaman sorun nereden kaynaklanıyor?
Kurumlar arası iletişim eksiklerini kim giderecek?
Yarın benzer bir durum olduğunda ´kader´ diyerek kenara çekilip susacak mıyız?
Böyle bir durumda elbette kimsenin iyi niyetinden şüphe etmiyoruz.
Ancak, İrem´in ölümünün ardından bugün bunları konuşuyorsak demek ki bir çok yerde ihmal ve hata var.
Sağlık sendikaları kadrolaşma, liyakat ve siyaset uzantılarını konuşacaklarını bunları konuşsunlar&[#]8221;
Bu yazının öncesinde de İrem Yağcı olayındaki ihmalleri sıralamış, sorular yöneltmiştim.
Aradan yaklaşık 2.5 yıl geçti.
Beyin kanaması geçirdiği halde, mantar zehirlenmesi tanısı konulan ve 6 saatlik gecikmeyle Ankara´ya hekimsiz sevk edilirken yolda yaşamını yitiren 12 yaşındaki İrem Yağcı´nın ölümüyle ilgili Yüksek Sağlık Şurası´nın raporu mahkemeye ulaştı.
Rapordaki; "Kanama tanısı doğru konulmuş olsaydı kurtulma ihtimali olabilirdi" ifadesi canımı daha fazla acıttı.
Evladı olan, evladını kaybeden sanırım bu sancıyı bizden daha fazla hisseder.
Bildiğimiz kadarıyla binlerce şikayeti değerlendiren Yüksek Sağlık Şurası bu tarz kararları kolay kolay alamıyor.
Olayın ardından madde madde yönelttiğimiz sorulara o günün yetkilileri yanıt verememişti.
Yüksek Sağlık Şurası&[#]8217;nın üyeleri tüm soruları yanıtlamışlar.
İrem&[#]8217;in bağrı yanık ailesi bu kararla sadece teselli bulabilirler.
O gün yaptığımız çağrıda; &[#]8220;Sağlık sendikaları kadrolaşma, liyakat ve siyaset uzantılarını konuşacaklarını bunları konuşsunlar&[#]8221; demiştim.
Aynı çağrıyı bir kez daha yapıyoruz.
Çünkü benzer laubaliliklerin hala devam ettiğini görüyoruz.
Büyük yürüyüş Cumartesi günü
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı´nın bu yıl stadyumlarda kutlanmasına son verilmesinin ardından tepkiler yerini alternatif kutlamalara yöneltti.
Zonguldak&[#]8217;ta nasıl bir kutlama yapılacağı belli değildi.
Zonguldak Kent Konseyi yaptığı toplantının ardından geniş katılımlı bir halk yürüyüş programı belirlendi.
Programa göre gündüz saatlerinde yapılacak ve istasyondan başlayacak olan yürüyüşe çok sayıda vatandaşın katılması bekleniyordu.
Konuyla ilgili izin talebi dün Zonguldak Valiliği´ne iletildi.
Ancak akşamki fener alayından dolayı bir günde iki farklı etkinliğin olmasına sıcak bakılmadı.
Kent Konseyi ile Zonguldak Belediyesi 19 Mayıs halk yürüyüşünü fener alayı ile birleştirdi.
Siyasi iktidarın sivilleşme teorisi törenlerin kapsamıyla ilgili yapılan değişikliklere tepkiler politik tavra dönüşürken 19 mayıs&[#]8217;ın özünü unutmamak gerekiyor.
Bu akşam saat 20&[#]8217;de istasyondan başlayacak olan 19 Mayıs halk yürüyüşü tüm kitlelerin yürüyüşü olabilmeli.
Bu nedenle Kent Konseyi öncülüğünde olması önemli.
Parti bayrakları bu anlamlı günü özünden edebilir.
Dikkat etmekte fayda var.