Zonguldak&[#]8217;ın acı gerçekleri üzerine düşüncelerimizi paylaşırken bazen; &[#]8220;Çok bilmiş&[#]8221; olursunuz.


Ben yine çok bilmişlik yapayım!


Ama önce düne dönelim.


Dün Kent Konseyi&[#]8217;nin kongresi vardı.


İki yıl süreyle elimden geldiğince yürütme kurulu üyesi olarak katkı vermeye çalıştığım Kent Konseyi&[#]8217;nde bundan böyle bizim adımıza iki gazeteci var.


Biri KGD başkan vekili Harun Ersoy.


Diğeri Yerel Yönetimleri İzleme Komisyonu olarak Kent Konseyi&[#]8217;nin çalışmalarına baştan beri katılan bir diğer mesleki büyüğümüz Adnan Küçükvar.


Yesari Sezgin 85 oyla yeniden başkan oldu.


Baro Başkanı Kerem Ertem ise ikinci kez &[#]8216;istediği- itildiği&[#]8217; adaylık yarışında 51 oyda kaldı.


Her ikiside dostumuz.


Kent Konseyi&[#]8217;ne birdenbire artan ilgi ve farklı söylemlerin her ikisinede zarar verebileceğini düşünerek kendilerine buluşturmayı teklif ettim.


Kabul ettiler buluştuk.


Çokta iyi oldu.


Oradaki havayı salona taşıyarak çok centilmence bir yarış yaptılar.


Organizasyon bozukluğu hat safhada olsa da karşılıklı nezaket önemliydi.


Her ikisini de tebrik ediyoruz.


Bu sonucun sağlamasını en iyi zaman gösterecek.


Kerem Ertem yine sahneye geç çıktığı ve yeterince kendisini anlatamadığı için beklediği sonucu alamadı.


&[#]8220;Avukat kent işlerinden anlamaz&[#]8221; mantığı Ertem için haksızlık olur.


Baro Başkanlığı&[#]8217;nda başarılı bir grafik yakalayan Ertem bundan sonra Baro&[#]8217;nun gündemde olan önemli projeleriyle yoluna bakacak.


Öte yandan Yesari Sezgin mimar olmasının avantajını değerlendirdi.


&[#]8220;Şehir Plancısı&[#]8221; kent işlerinden daha fazla anlar algısının yanında deneyimli olmasının avantajını kullandı.


Şimdi yeni bir dönem.


Kent Konseyi&[#]8217;ni belediyenin bir birimi, üyelerini de memuru konumundan kurtaramazsa aldığı güvene haksızlık yapmış olur.


Bunun yolunun nasıl olacağını daha önce çok konuştuk.


Kendisi de biliyor.


Yapılması gereken ilk şey Kent Konseyi&[#]8217;ni daha fazla sivilleştirmek.


Bu konudaki görüşlerimi şimdi daha özgür paylaşmak mümkün olacak.


Biz gazeteciler için bu işlerin en zor tarafı içeride gazeteciliğinizi unutabilmek.


Dışarıda ise içeride olanı hatırlamamaktır.


Harun Ağabey ile Adnan Ağabey&[#]8217;in bu çizgiyi koruması Kent Konseyi&[#]8217;nin selameti açısından iyi olur.


Seçilen herkese hayırlı olsun.


Dönelim başa.


Dün salona giren herkesi şaşırtan tablo, kongreye gösterilen yoğun ilgiydi.


İş, çalışmaya gelince ortalardan yok olan ne kadar isim varsa o salondaydı!


4-5 yerde farklı görevlerde bulunanlar kulis peşindeydi.


Yürütme kuruluna girme peşindeydi.


Kendi kurumlarının koltuklarını, temsil ettikleri camiaların üniformalarına pisleyenler de oradaydı.


Bu ilgiye kimsenin bir şey dediği yok.


Ancak bu ilgi neden sadece kongre dönemlerinde var?


Neden özellikle birden fazla aday çıktığında var?


Sonrasında neden ortadan kaybolurlar?


Amaç sadece seçim kazanmak mı?


Kazanana destek olmak mı?


Zonguldak&[#]8217;ta pek çok kongrede bu ayıp tablonun fotoğrafı çekiyoruz.


Katılımcılık olsun.


Daha fazla olsun.


Ancak o salonlara gelenler sonradan sıvışmasın.


Kaçmasın.


Kaytarmasın.


Hemen hemen tüm kurumlarda bu tablo yaşanıyor.


Bu yüzden STK&[#]8217;lar ne amacına uygun hareket edebiliyor nede tam olarak güven verebiliyor.


Kongrelerde salonlara dolanlar, yönetimlere girmek için her yolu deneyenler kayboluyor, iki üç kişi baş başa kalıp tırmalıyor.


Bu anlayışımızı daha fazla sorgulayıp değiştirebilirsek o zaman kalite gelir.


O zaman güçlü olunur.


O zaman şeffaflaşma sağlanır.


Öncelikle daha dürüst olmaya ne dersiniz?



Hem düşündürdü, hem ağlattı!



Değerli büyüğümüz Hüseyin Şeker&[#]8217;in önceki akşamki söyleşisini izlerken duygulu anlar yaşadık.


Günün sürprizini eşi Afet Hanım&[#]8217;a yaptı.


Bir ömrü özetleyen umutlarını ve Afet Hanım&[#]8217;a olan sevgisini, aşkını anlattı.


Yürekler doldu, gözlerden taştı.


Şeker Dede, arada güldürdüğü, kahkahalara boğduğu konuklarını ağlatıverdi.


Bu arada ince mesajlarıyla düşündürdü.


Bu arada sık sık Pusula&[#]8217;ya teşekkür etti.


Biz de kendisine teşekkür ediyoruz.


Yazılarının devamını diliyoruz.


Yeni şiirler bekliyoruz.


Yeni anılar bekliyoruz.


Bu toplantıların mimarı ZOKEV&[#]8217;e teşekkür ediyoruz.