Dünkü yazımda; "Esnaf temsilcilerinin görmezden geldiği gerçek" demiştim.
O gerçekten kastım Zonguldak´ta esnaf ve üreticiler inim inim inlerken kurumların Zonguldak dışından alışveriş yapma alışkanlığına dikkat çekmekti.
Esnaf temsilcilerinin yanına ayrıca ´işadamları temsilcileri´ diye yazmama gerek yok sanırım.
Çünkü somut olan gerçek şu.
Birçok şey aslında Zonguldak´ta yapılabiliyor.
Zonguldak´taki firmalar üzerinden tedarik ediliyor.
Hal böyleyken kamu kurumları, özerk kuruluşlar, özel işletmeler kendi insanına sahip çıkmakta yetersiz.
Yaptığım çağrı tüm esnaf ve işadamlarını temsilen çatılar oluşturmuş, o çatıların altına sıkışmış yönetimlereydi.
Zonguldak´taki tüm kamu ve diğer kuruluşlar, işletmelerin alışverişte önceliği Zonguldak olsun.
İhaleler de yasal zeminler içinde gerekiyorsa insiyatif kullanılsın.
Yani sıcak para Zonguldak´ta birilerinde kalsın.
Özellikle şu son zamanlarda yaşanan tüm olumsuz gelişmelere karşın böyle organize bir çalışma yapılsın.
Bunun için çok değil ortak bir komisyon kurulup kamu ve özel kurumlarla teker teker görüşmeler yapılsın.
TTK, Erdemir, Oyka, ZKÜ, Karayolları, Denizcilik İşletmeleri, Oteller, İnşaat Şirketleri ve aklınıza gelebilecek her sektörde söz ve bütçe sahibi kurumların kapıları çalınsın.
Hassasiyet istensin.
Ama karşılığında da hem fiyatlar hem ilişkiler konusunda aynı hassasiyet gösterilsin.
Çok mu zor?
Sorumluluk duygusu olanlar ve paylaşmaktan korkmayanlar için aslında zor değil.
Bunu kimler yapacak.
TSO´ların Başkanları.
Esnaf Odası´nın Başkanları
İşadamı Dernekleri.
Hem genç olanlar hem yaşlı!
Kimse bu gerçeği görmezlikten gelmesin.
İşler ona gider, buna gider edebiyatı yapmasın.
Bu öneriyi ne kadar ciddiye alacaklar bilemiyorum.
Alsalar iyi olur!
Temsil ettikleri kesim için gerçekten bir şeyler yapmak istiyorlarsa bunu denemeliler
Biz de kendilerini takdir etmesini bilelim.
O gerçekten kastım Zonguldak´ta esnaf ve üreticiler inim inim inlerken kurumların Zonguldak dışından alışveriş yapma alışkanlığına dikkat çekmekti.
Esnaf temsilcilerinin yanına ayrıca ´işadamları temsilcileri´ diye yazmama gerek yok sanırım.
Çünkü somut olan gerçek şu.
Birçok şey aslında Zonguldak´ta yapılabiliyor.
Zonguldak´taki firmalar üzerinden tedarik ediliyor.
Hal böyleyken kamu kurumları, özerk kuruluşlar, özel işletmeler kendi insanına sahip çıkmakta yetersiz.
Yaptığım çağrı tüm esnaf ve işadamlarını temsilen çatılar oluşturmuş, o çatıların altına sıkışmış yönetimlereydi.
Zonguldak´taki tüm kamu ve diğer kuruluşlar, işletmelerin alışverişte önceliği Zonguldak olsun.
İhaleler de yasal zeminler içinde gerekiyorsa insiyatif kullanılsın.
Yani sıcak para Zonguldak´ta birilerinde kalsın.
Özellikle şu son zamanlarda yaşanan tüm olumsuz gelişmelere karşın böyle organize bir çalışma yapılsın.
Bunun için çok değil ortak bir komisyon kurulup kamu ve özel kurumlarla teker teker görüşmeler yapılsın.
TTK, Erdemir, Oyka, ZKÜ, Karayolları, Denizcilik İşletmeleri, Oteller, İnşaat Şirketleri ve aklınıza gelebilecek her sektörde söz ve bütçe sahibi kurumların kapıları çalınsın.
Hassasiyet istensin.
Ama karşılığında da hem fiyatlar hem ilişkiler konusunda aynı hassasiyet gösterilsin.
Çok mu zor?
Sorumluluk duygusu olanlar ve paylaşmaktan korkmayanlar için aslında zor değil.
Bunu kimler yapacak.
TSO´ların Başkanları.
Esnaf Odası´nın Başkanları
İşadamı Dernekleri.
Hem genç olanlar hem yaşlı!
Kimse bu gerçeği görmezlikten gelmesin.
İşler ona gider, buna gider edebiyatı yapmasın.
Bu öneriyi ne kadar ciddiye alacaklar bilemiyorum.
Alsalar iyi olur!
Temsil ettikleri kesim için gerçekten bir şeyler yapmak istiyorlarsa bunu denemeliler
Biz de kendilerini takdir etmesini bilelim.
Ölüm ne kadar yakın
Nedendir bilmiyorum ama ben ölümü çok düşünürüm.
Yaşlanıyor muyum, yoksa çok mu yakınım?
Yoksa paronaya mı yapıyorum?
Korku ile huzur arası bir çelişki.
İnsanı yer yer amaçsız kılan, yer yer daha fazla güzellikler yapmaya iten bir olgu.
Kaybedilen güzel şeylerin ve harcanmış ümitlerin arasından çıkıp gitmek istiyor insan.
Ve adam gibi ölmek edasıyla yaşama arzusu kendini tetikliyor.
Bunca çirkeflikler içinden mi kaçmak istiyorum yoksa.
Şiirsel bir sonbahar hikayesi böyle zamanlarda ayaklarıma neden dolanıyor?
Derken, çok sevdiğim ağabeyim Turgay Olcayto´nun Önder Gazetesi´nde yayınlanan yazısında buluyorum kendimi.
"Sonbahar´a övgü" yapıyor.
Şiirle şöyle tamamlıyor.
"n´olurdu bilseydim
ne görür balıklar düşünde?
Merdivenle inilir mi Cehenneme?"
Ölümü düşündükçe daha bir insan oluyorum.
Dostlarımı daha bir seviyorum.
Bu dünyada çok merdiven inip çıktım.
Çok acılar ve yalnızlıklar gördüm.
Bir de cehennemin merdivenlerinden yuvarlanmak istemiyorum!
Yaşlanıyor muyum, yoksa çok mu yakınım?
Yoksa paronaya mı yapıyorum?
Korku ile huzur arası bir çelişki.
İnsanı yer yer amaçsız kılan, yer yer daha fazla güzellikler yapmaya iten bir olgu.
Kaybedilen güzel şeylerin ve harcanmış ümitlerin arasından çıkıp gitmek istiyor insan.
Ve adam gibi ölmek edasıyla yaşama arzusu kendini tetikliyor.
Bunca çirkeflikler içinden mi kaçmak istiyorum yoksa.
Şiirsel bir sonbahar hikayesi böyle zamanlarda ayaklarıma neden dolanıyor?
Derken, çok sevdiğim ağabeyim Turgay Olcayto´nun Önder Gazetesi´nde yayınlanan yazısında buluyorum kendimi.
"Sonbahar´a övgü" yapıyor.
Şiirle şöyle tamamlıyor.
"n´olurdu bilseydim
ne görür balıklar düşünde?
Merdivenle inilir mi Cehenneme?"
Ölümü düşündükçe daha bir insan oluyorum.
Dostlarımı daha bir seviyorum.
Bu dünyada çok merdiven inip çıktım.
Çok acılar ve yalnızlıklar gördüm.
Bir de cehennemin merdivenlerinden yuvarlanmak istemiyorum!
Sen muhalefetsin yapacaksın!
CHP´li İl Genel Meclisi Üyeleri sayesinde bazı tartışmalar daha net yapılmaya başlandı.
Turhan Oral faktörü öne çıkan bir etken.
CHP´yi etkili ve gerçekçi muhalefet yapamamakla eleştiriyordum.
Son günlerde CHP´de gözle görülür bir kıpırdama var.
En azından bir şeyler söyleyebildiklerini görüyoruz.
Harun Akın faktörünün de bunda etkili olduğunu düşünüyorum.
Akın´ın, Türkiye Değişim Hareketi ile yol koyulması CHP´yi ciddi anlamda rahatsız edecek.
Bu ve başka etkenlerle CHP daha mantıklı ve süreklilik gösteren muhalefet yapmak zorunda kalacak.
Ak Parti´li İl Genel Meclis Başkanı İsmail Terzi´nin; "Para yok" sözlerine karşılık, CHP İl Başkanı Osman Yayla´nın "Sen iktidarsın. Bulacaksın" yanıtına katılıyorum.
Ve Yayla´ya da küçük bir hatırlatma yapıyorum.
"Sen muhalefetsin yapacaksın!"
Turhan Oral faktörü öne çıkan bir etken.
CHP´yi etkili ve gerçekçi muhalefet yapamamakla eleştiriyordum.
Son günlerde CHP´de gözle görülür bir kıpırdama var.
En azından bir şeyler söyleyebildiklerini görüyoruz.
Harun Akın faktörünün de bunda etkili olduğunu düşünüyorum.
Akın´ın, Türkiye Değişim Hareketi ile yol koyulması CHP´yi ciddi anlamda rahatsız edecek.
Bu ve başka etkenlerle CHP daha mantıklı ve süreklilik gösteren muhalefet yapmak zorunda kalacak.
Ak Parti´li İl Genel Meclis Başkanı İsmail Terzi´nin; "Para yok" sözlerine karşılık, CHP İl Başkanı Osman Yayla´nın "Sen iktidarsın. Bulacaksın" yanıtına katılıyorum.
Ve Yayla´ya da küçük bir hatırlatma yapıyorum.
"Sen muhalefetsin yapacaksın!"