Zonguldak’ta 4 gün denize girmek yasaklandı
Zonguldak’ta 4 gün denize girmek yasaklandı
İçeriği Görüntüle

İlker Kalafat, 12 Ağustos 2026 tarihinde Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu dilekçeyle Akın Kavi hakkında suç duyurusunda bulundu. Kalafat’ın şikâyetine, 3 Ağustos 2026 tarihinde yayımlandığını belirttiği “Cenazeyi fırsat bilip kaos yaratan Allah’tan korkmazlar!” başlıklı yazı konu oldu. Kalafat dilekçesinde; hayatını kaybeden kardeşi Taner Kalafat’ın ailesi tarafından terk edildiği, hastanede yalnız bırakıldığı, ailesinin kendisine sırt çevirdiği ve cenazesinin mezarlığa götürülmesinin engellendiği yönünde ifadelerin yazıda yer aldığını belirterek, bunların gerçeği yansıtmadığını savundu.
“BEN TANER KALAFAT’IN ÖZ AĞABEYİYİM”
Kardeşinin hastanede bulunduğu döneme ilişkin iddialara dilekçesinde doğrudan yanıt veren İlker Kalafat, şunları söyledi:
“Ben Taner Kalafat’ın öz ağabeyiyim. Kardeşimin hastaneye kaldırıldığına ilişkin durum tarafıma haber verildiği anda hastaneye gittim. Kardeşimin hastanedeki yoğun bakım sürecinde bizzat ilgilendim.” Kalafat, bu beyanlarının hastane kayıtları, hasta dosyası, ziyaret kayıtları ve imza belgeleri üzerinden doğrulanabileceğini savunarak ilgili kayıtların soruşturma kapsamında incelenmesini istedi. Kalafat ayrıca, şikâyete konu yazıda yer aldığını belirttiği “hastanede yaşam mücadelesi verirken kapıdan içeri bakmayan, telefonlara çıkmayanlar” ifadesine de itiraz ederek, bunun kendi açısından gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü.
“KARDEŞİM KENDİ İRADESİYLE EVDEN AYRILMIŞTIR”
Kalafat, kardeşinin ailesi tarafından evden atıldığı yönündeki anlatıma da dilekçesinde karşı çıktı.
Bu konuda Kalafat, “Kardeşim Taner Kalafat kendi iradesiyle evden ayrılmıştır. Kendisinin zorla veya ailesi tarafından evden atıldığı yönündeki iddianın hiçbir gerçeklik temeli bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı. Kalafat, bu konuda bilgisi bulunduğunu belirttiği kişilerin tanık olarak dinlenebileceğini kaydetti.
“KARDEŞİM TANER KALAFAT HAKKINDA OTOPSİ YAPILMAMIŞTIR”
Şikâyet dilekçesinin önemli başlıklarından biri de otopsi iddiası oldu.Kalafat, şikâyete konu yazıda “Taner’e otopsi yapıldı ve asıl ölüm sebebi ortaya çıktı” şeklinde bir ifade bulunduğunu belirterek bu bilginin doğru olmadığını savundu. Kalafat dilekçesinde açık şekilde, “Kardeşim Taner Kalafat hakkında otopsi yapılmamıştır” dedi.

Bu hususun ölüm belgesi, defin belgeleri, hastane kayıtları ve ilgili adli makam kayıtları üzerinden tespit edilebileceğini belirten Kalafat, söz konusu belgelerin soruşturma dosyasına getirtilmesini talep etti.
CENAZENİN MEZARLIĞA ULAŞTIRILMASIYLA İLGİLİ SÜRECİ ANLATTI
İlker Kalafat, kardeşinin cenazesinin aile mezarlığına götürülmesi sırasında yaşananları da dilekçesinde ayrıntılı olarak anlattı. Aile mezarlığına ulaşımı sağlayan yolun hafriyat nedeniyle kapalı olduğunu ileri süren Kalafat, çözüm için Zonguldak Belediyesi’ne başvurduklarını belirtti. Belediye nezdindeki girişimlerin ardından CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul ile irtibata geçtiklerini ifade eden Kalafat, daha sonra Zonguldak Valiliği’ne başvurduklarını kaydetti. Kalafat, sürecin sonunda cenazenin mezarlığa ulaştırıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu süreçte tarafımdan cenazenin defnini engelleme şeklinde bir eylem söz konusu değildir.”
Kalafat, Zonguldak Valiliği, Zonguldak Belediyesi ve ilgili diğer kamu kurumlarındaki kayıtların incelenerek olayın nasıl gerçekleştiğinin ortaya çıkarılmasını talep etti.
“OLAYIN GERÇEK GELİŞİMİNİ ANLATMAK YERİNE ŞAHSIMI VE AİLEMİ HEDEF ALAN BİR ANLATIM OLUŞTURMUŞTUR”
Kalafat, şikâyete konu yayının kendisini ve ailesini kamuoyu önünde olumsuz gösterdiğini ileri sürdü. Dilekçesinde Akın Kavi’nin yayınını eleştiren Kalafat, “Şüpheli, kamuoyuna olayın gerçek gelişimini anlatmak yerine, şahsımı ve ailemi hedef alan bir anlatım oluşturmuştur” ifadelerine yer verdi. Kalafat ayrıca yayında kendisinin “kardeşini terk eden”, “cenazesini engelleyen” ve “ölüsü üzerinden kaos çıkaran” bir kişi olarak gösterildiğini savundu.
SAĞLIK BİLGİLERİNİN KAYNAĞINI SORDU
Kalafat, kardeşinin yoğun bakım ve sağlık sürecine ilişkin bilgilerin hangi kaynaktan edinildiğinin de araştırılmasını istedi. Dilekçesinde, “Şüphelinin bu bilgileri hangi kaynaktan, hangi sıfatla ve hangi hukuki dayanakla elde ettiği; kendisine bilgi aktaran kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı. Kalafat ayrıca otopsi yapıldığı yönündeki bilginin kaynağının da tespit edilmesini talep etti.
SAVCILIKTAN HAKARET VE İFTİRA YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME TALEBİ
İlker Kalafat, şikâyete konu içeriğin şeref, onur ve saygınlığını zedelediğini ileri sürerek Akın Kavi’nin eylemlerinin TCK’nın 125’inci maddesi kapsamında hakaret yönünden değerlendirilmesini istedi. Kalafat ayrıca elde edilecek deliller doğrultusunda TCK’nın 267’nci maddesinde düzenlenen iftira suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının araştırılmasını talep etti. Yayının kamuya açık bir internet sitesinde yayımlandığını belirten Kalafat, aleniyet unsurunun da değerlendirilmesini istedi. Kalafat, Basın Kanunu kapsamındaki düzeltme ve cevap hakkı ile kişilik haklarına ilişkin hukuki ve tazminat haklarını da saklı tuttuğunu bildirdi.

Kaynak: Haber Merkezi