CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, “Selahattin Demirtaş’ın serbest kalmasını istiyorsanız, bize oy vereceksiniz” diye bağırıyordu, meydanlarda!

Selahattin Demirtaş’ın serbest kalmasını isteyenler, Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçilmesine yetmedi!

Şimdi, Ata İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Sinan Oğan ve Zafer Partisi’nin oyunu almak için, “Mültecileri hemen göndereceğiz” diyor!

Ani politika değişikliklerinin toplumda kabul görmediğini biliyoruz!

Kemal Kılıçdaroğlu, depremzedelere konutlarını ücretsiz vereceğini söyledi, halk inanmadı!

Emeklilere 15 bin lira ikramiye vereceğini söyledi, halk inanmadı!

Kürt milliyetçiliği yapıp, PKK’yı destekleyen kitlenin oyunu aldı.

Şimdi Türk milliyetçiliği yapıyor!

Türk milliyetçisi bunu yer mi?

Aslında Kemal Kılıçdaroğlu, ilk düğmeyi yanlış ilikledi!

Onu düzeltmeye çalışıyor!

Ama şemsiye kılıfa girdi, açılmıyor!

CHP, kendi kimliğinden tamamen uzaklaştı...

Bambaşka bir parti oldu.

Özetle, senin ne dediğin önemli ama...

Karşındakinin ne anladığı daha önemli.

Bir samimiyet, inandırıcılık sorunu var!

Bu sorun çözülmeden CHP, yüzde 25 olan oyunu artıramaz!

Kemal Kılıçdaroğlu; hacca gitse, Kur'an-ı Kerim’i hatmetse bile!

Utansın...

Bahçede çalışıyorum...

Necip Fazıl Kısakürek’in “Utansın” şiiri düştü aklıma...

Ekiyorsun, dikiyorsun, suluyorsun ve bekliyorsun...

Bakalım ne demiş Necip Fazıl Kısakürek?

     "Utansın...

     Tohum saç, bitmezse toprak utansın!

     Hedefe varmayan mızrak utansın!

     Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen,

     Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!

     Eski çınar şimdi Noel ağacı,

     Dallarda iğreti yaprak utansın!

     Ustada kalırsa bu öksüz yapı,

     Onu sürdürmeyen çırak utansın!

     Ölümden ilerde varış dediğin,

     Geride ne varsa bırak utansın!

     Ey binbir tanede solmayan tek renk,

     Bayraklaşamıyorsan, bayrak utansın!"

Sadece bahçe değil ki mesele...

Yıllardır çalışıyoruz...

Haber yazıyor, siteye atıyoruz...

Bir arşiv oluşuyor...

Günden güne büyüyor...

Siz, günün her saati çalışırken, sizinle alay edenler oluyor!

"Hitçi" diyorlar, "tıkçı" diyorlar!

Bir gün; o hite, o tıka ihtiyaç duyuyorlar!

Ve siz; o hitlerden, o tıklardan ihtiyacı olanlara veremiyorsunuz!

Demek ki, işini iyi yapacak ve çalışacakmışsın...

Çalışan ile kafa bulmayacakmışsın.