Çatalağzı Belediye Başkanı Mehmet Alim, yaptığı açıklamada, tespitlerine göre İstiklal Mahallesi´nde son 4 yılda kanserden ölenlerin sayısının 21´e yükseldiğini söylemiş.
Hay ağzına sağlık başkan.
Allah razı olsun.
İyi de bunu söylemekle bitmiyor.
Alim bakın ne diyor.
´´Kanser yılın vebası, tehlikeli hastalık. Vatandaşlarımız kanserin, belde merkezinde faaliyet gösteren PTT binasının çatısındaki baz istasyonunun radyasyon yaymasından dolayı olabileceğini düşünüyor. Yıllardır Çatalağzı Termik Santrali´nin bacasından havaya, denize bırakılan kül ve gaz da olabilir.
Devletimizin santralle ilgili çalışma yapması gerekiyor. Vali Erdal Ata ile görüştüm, kendisi İl Sağlık Müdürlüğü&8217;nden çalışma yapılmasını istedi. Müdürlük yetkilileri, çalışmaların başlatıldığını belirttiler.´´
Çatalağzı&8217;da 50 yıldır santral var.
Megavatı küçüktü.
Yetmedi.
Açlık, işsizlik, aç gözlülük, işgüzarlık yeni bir santralin daha önünü açtı.
Dediler ki; &8220;Kömür burada. Santral de buraya yakışır&8221;
Ama planın öyle olmadığı çabuk anlaşıldı.
İthal kömüre dayalı bir santral olduğunda yine kimsenin kafası &8216;Dank&8217; etmedi.
Etmez, etmez.
Kimsenin kafasıyla işimiz yok.
Yeni santralin megavatı 300 olacaktı.
Yani fazla bir zararı olmayacaktı.
Dediler ki; &8220;Zaten burada santral var&8221;
Olmadı 600&8217;e çıktı.
&8216;Akışkan yataklı&8217; dediler.
İlki öyleydi.
Sonrası başka yatak oldu!
O da yetmedi.
Üniteler arttı.
Megavat 1200&8217;e kadar çıktı
Allah yollarını açık etsin.
Hazır başlamışken 3 bine kadar çıksınlar.
İsterlerse 5 bin olsun.
Bartın ve Ereğli&8217;de santral karşıtı eylemler var.
Oralarda santral yapamayanlar Eren Enerji&8217;nin santralinin yanına ünitelerini ilave etsinler.
İlginç olan Mehmet Alim Ak Partili.
Partisine laf kondurmaz.
Santrale alınacak adamlar kendisinden geçer.
Üstelik yeni santral de onun zamanında yapıldı.
Başkan ÇED raporlarında arıza çıkmasın diye çok yalvardı.
Hakkıdır.
Hatta; &8220;Baca uzun olacak. Kül yere düşmeyecek&8221; diyenlerdendi.
Ama o bacanın ucundan çıkanlar Zonguldak merkeze uzandı.
Şimdi kente su veren Ulutan Barajının üzerinde geziniyor.
Şimdi bunların ne önemi var.
Uzmanların; &8220;Sigaranın filtresinin değdiği yerde bile kanser tehlikesi var&8221; dediği yerde bacalardan çıkan gaz ve dumanın asit yağmurları olarak yere düşmesini önemsemedik.
Garip toplumuz.
Sigaranın zararına inandık.
Ama bacadan çıkanlara inanmadık.
Firmalar elbette santrallerini Çatalağzı&8217;nda yapacaktı.
Çünkü orada sıfır bir kül barajı onları bekliyordu.
Yeni yapılacak santralin yerli kömür alacağını ve buradan yola çıkarak özel maden şirketlerinde çalışan sayısının katlanacağını düşünenler çoktan yanıldı.
Santral yapan firma güya kendi kömürünü çıkaracaktı.
Önce saha aldı.
Sonra santral alanı.
Santrale başladı.
Kömür üretmekten vazgeçti.
Şimdi kanser vakaları öne çıkıyor.
Daha fazla öne çıkacak.
Ve nedenlerini arayacağız.
Sorgulayacağız.
Gerçek neden belki de hiç bulunmayacak.
Bu bağlamda diyelim ki nedenlerden birisi santral.
Ne olacak.
Bu kenti terk mi edeceğiz.
Bunu söylemek için çok erken.
Ama durum şüphe arz ediyor.
Uzmanlara göre santraller birinci derece etkili.
Siyasilere göre değil.
Kent zaten nerede ne olduğundan habersiz.
Bürokrasi memur.
Sivil toplum örgütleri kente duyarsız.
TEMA ve Çevre Koruma Derneği yıllardır yalnız.
Belki çok haklıydılar.
Ama kent olarak yalnız bıraktık.
Onlara uzaylı gibi baktık.
Garip baktık.
Mehmet Alim de bunları diyebildikten sonra durumun daha da garipleştiğini anladık.
Hani ortada bir sorun var.
Ama o sorunun ne olduğunu anlayamadan, çözümünü üretemeden günübirlik yaşıyoruz.
Taaki kanser olup ölene kadar.
Taaki sevdiklerimizi kanser nedeniyle kaybeden kadar.