Pusula Dergisi´nin yeni sayısı yayınlandı.
Magazinel yanı önceki sayılara göre çok ağır basan bir dergi oldu.
Yaz döneminin etkisi kadar, derginin hazırlanmasına çok fazla zaman ayıramamamız magazinel ağırlıkta etkili oldu.
Dergide iki haberdeki iki önemli vurguyu tartışmaya açıyoruz.
O haberler neydi?
Birincisi "Halil Jackson Üstün Hizmet Ödülü&[#]8217;nü hak etti"
İkincisi "Katılımcı çok, Kongre Merkezi yok"
Bugün birincisini irdeleyelim.
Üstün Hizmet Ödülü için önceki gün Ankara´da bir tören yapıldı.
Eğitim ve sağlık alanında yaptıkları hayır işleriyle adını duyuran değerlerimiz bu ödüle layık görüldü.
Bu yıl Ahmet Erdoğan, İsmail Recai Şanlı, Rıfat Güpgüpoğlu ve Hikmet-Ali Osman Odabaş çifti ödül alan isimler oldu.
Kendilerini yürekten kutluyor ve tebrik ediyoruz.
İnanıyorum ki torunlarına miras bırakacakları bu anlamlı ödüller, onları yeni hizmetler konusunda kamçılayacaktır.
Şimdi olaya başka bir tarafından bakalım.
Ödül Yönetmeliği ne diyor:
"Türkiye Cumhuriyeti, Devleti ve Milletine, ulusal ve uluslararası düzeyde üstün hizmetlerde bulunanlara, Türkiye&[#]8217;nin tanıtımına katkı sağlayanlara; halkın refahı, eğitimi, mutluluğu ve sosyal gelişimi için yararlı hizmetlerde bulunanlara; Milli Egemenlik ve Demokrasi konularında yaptığı bilimsel çalışmalarla başarı gösterenlere verilir."
Şimdi dönelim Halil Posbıyık´a.
Yıllardır zor işleri başaran Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, bu sene Ereğli ve Zonguldak´a yine zirve yaptırdı.
Michalel Jackson´un ölümüne hepimiz üzüldük. Halil Bey de üzüldü.
Ancak Jackson´un 2010´da Ereğli´ye gelmeye söz verdiğini belirterek Zonguldak ve Ereğli´yi yaygın medya ve televizyonlarda tam on gündür dakikalarca reklam ediyor.
Halil Bey´in bu sözlerinin yankısı Amerika´ya kadar gitti.
Halil Bey yıllardır kendine has ve başarılması çok zor bir şov tekniğiyle bu memleketi zaten dünyaya reklam ediyordu.
Tanıtıyor ve pazarlıyordu.
Bu yıl çok daha farklı oldu.
Türkiye´nin neresine gitsek, bize o "beyaz saçlı adamı" soruyorlar.
Guinnes Dünya Rekorları Kitabı´na giren 2 kilometrelik mangalı görüp görmediğimizi soruyorlar.
Ereğli´yi soruyorlar.
Zonguldak ve Ereğli´nin yurt içi ve yurt dışında tanıtımına trilyonlar harcasak yaptıramayacağımız reklamı Halil Posbıyık sayesinde yapıyoruz.
Bir çok kimse televizyonlarda duyduğu bu şehri görmek için can atıyor.
Ödül Yönetmeliği&[#]8217;ne göre Posbıyık´ın yaptıkları ödüle değer çalışmalar.
Pusula Dergisi Posbıyık´ın Üstün Hizmet Ödülü almayı hak ettiğini gündeme taşıdı.
Posbıyık´a özgü bir şey değil.
Aynı şekilde tanıtım yaptırabilecek başka biri varsa, ona da verilmeli.
Osman Yayla ve basın!
CHP İl Başkanı Osman Yayla bir basın açıklaması yapmış. Gidemediğim için üzüldüm. Gelen metni inceliyorum.
Basını eleştirmiş.
CHP´nin muhalif kanadını eleştirmiş.
Başı sonu olmayan bir açıklama.
Tek doğru tarafı konu başlıklarının ayrılmış olması.
Okudukça saç baş yoluyorum.
Aman Allahım!
Olamaz böyle bir şey.
Anlatım bozuklukları. Yazım hataları. Bodoslama kelimeler!
Basına kilitlemiş kendisini.
Kimi hedef aldığı çok önemli değil.
Biz gazetecilerin her zaman ve her zeminde kendimzi geliştirmemiz, örnek insanlar olabilmemiz için üslup ve dilimize dikkat etmemiz gerekiyor. Söylem ve yazılarımızın örtüşmesi gerekiyor.
İnsani duygularla gazetecilik reflekslerimizi doğru ayırt edebildiğimiz kadar başarılı olur, mesleğe saygınlık kazandırırız.
Hepimizin hataları oluyor zaman zaman. Ancak siyasilerin savundukları demokratik sistem adına, eleştirilere daha saygılı olmaları gerektiğini düşünüyorum.
Ancak Osman Bey´in basını bu kadar eleştirme merakı varsa o zaman doğru, dürüst ve anlaşılabilir bir basın açıklaması hazırlaması gerekir.
Bu konularda çok zayıf. Yani CHP´nin İl Başkanlığı&[#]8217;nı yapan bir isminin böyle hatalarla dolu bir açıklama yayınlamasını yakıştıramıyorum. Basının kendine çeki düzen verme adına güzel adımların atıldığı son yıllarda, basını bu kadar yermeye hevesli çevrelerin kendilerine de bir özeleştiri yapmalarının daha sağlıklı olacağına inanıyorum.