Adaylara sık sık projelerini hatırlatıyoruz.


Malum henüz ortaya çok yeni ve mantıklı projeler çıkmış değil.


Çok şükür Mithatpaşa Tüneli konusunda kısmen de olsa bir benimseme var.


Ancak başka neler var merak ediyoruz.


Adama sorarlar.


Ak akçe kara gün içindir.


Ak projeler hangi gün içindir?


Mesela altı oklu projeler ne zaman ortaya çıkacak?


Üç hilalli, beyaz güvercinli projeler hangi günler içindir?


Hele bakın adaylara.


Projeler seçimi teğet geçiyor!


Oysa bir işletme mantığı vardır.


Banka reklamlarında sık sık vurgulanır.


Öz gelir.


Zonguldak Belediyesi´nin öz gelirleri nedir?


Adaylar bu öz gelirleri arttırmak için hangi yöntemler peşindeler?


Giderek büyüyen delik sonucu İller Bankası´ndan gelen gelirler her geçen gün azalıyor.


Belediyelerin paraları faizlere gidiyor.


Böyle bir dönemde hangi Aday, hangi öz gelirleri yaratacak?


Bizimkilerin en kolay yöntemi zam yapmak.


Ama kazın ayağı öyle değil.


Akılcı adam öz gelirleri artırmanın yöntemlerini arar.


Gelir arttıkça paylaşması, hizmet götürmesi daha da kolaylaşır.


Merkezi hükümete bağımlı bir Belediyecilik yapıldığı sürece, iktidar kim olursa olsun seçim sonucuna direkt etki eder.


Merkezde ve ilçelerde Adayların bu yönden düşüncelerini merak ediyorum.


Mesela ben diyorum ki;


TTK, Zonguldak Limanı´nı Zonguldak Belediyesi´ne devretsin.


Buradan elde edilecek yıllık 6-7 trilyon para kent insanının geleceği, kentin sosyal ve ekonomik geleceği için harcansın.


Kimseden çıt çıkmıyor.


Hal böyle olunca komik bir tablo ortaya çıkıyor.


Ben Belediye Başkanı olsam birinci hedefim bu olur.


Ama bizimkiler kazanmadan harcama peşindeler.


Çünkü bir çok aday ticaretten gelmediğinden "Devlet baba göndersin biz hizmet götürelim" düşüncesinde.


Hadi canım.


MHP Zonguldak Belediye Başkan Adayı Selahattin Gülay başka bir öneri getiriyor.


400 işyeri yapıp nasıl para kazanacağını anlatıyor.


Beğenirsiniz beğenmezsiniz.


Ama tartışılsın.


400 olmaz da 200 olur.


Zonguldak Belediyesi´nin en büyük sorunlarından biri, kurumsal işletim sisteminin el yordamıyla sürdürülmesidir.


Bunu tartışan yok.


Personel reformuna ihtiyacı var.


Bunu tartışan yok.


Lütfen beyler. Kimse sağıra yatmasın.



Tersine göç


İstanbul Büyükşehir Belediyesi´nin tersine göçü teşvik kılacak uygulaması vardı.


Anadolu´dan İstanbul´a göç edenleri, üstüne para verip geri göndermeye çalışıyorlardı.


Bu gidişle üste para vermeye gerek kalmayacak.


Yakın zamanda mecburi göçler başlayacak.


İstanbul´da adım başı Zonguldaklı ile karşılaşıyorum. Bir çoğu diken üzerinde.


Çoktan köye dönecekler arasında bazıları var ki; "Köye rezil oluruz diye dönemiyoruz" diyorlar.


Öyle ya da böyle tersine göç gerçekleşecek.


Köyler çok değil birkaç sene sonra hareketlenmeye başlayacak.


Bu kriz ortamında yaşamanın başka formülü yok.


Biraz bağ bahçe, birkaç inek.



Az kaldı düşecekler!,


Kimi zaman cenazede, kimi zaman bir açılış töreninde aynı motivasyon cümlesiyle karşılaşıyorum.


"Az kaldı düşecekler"


"Vazgeçmek yok, Tünel´e devam"


Bu ve buna benzer ifadelerle tünel konusuna halkın ne kadar sahip çıktığını izliyorum.


Hem birey hem gazeteci olarak seviniyorum.


İnanıyorum ki adaylar ve seçilenler bu toplumsal baskının altında daha fazla dayanamayacaklardır.


Hep beraber sallayalım lütfen.


Az kaldı düşecekler.



Yusuf Alboğa nerede?


Karaman Belediye Başkanı Ak Partili Yusuf Alboğa´yı hatırladınız mı?


Geçtiğimiz yıl hakkındaki iddialar nedeniyle görevinden uzaklaştırılmış, sonra da mahkemesi devam etmişti.


Meğer dava biteli çok olmuş.


Mahkumiyet kararı çoktan çıkmış.


Alboğa´nın yedinci aydan bu tarafa nerede olduğu bilinmiyor.


Son olarak Karaman´da görüldüğü yolunda haberler çıkmış.


Kendisini yakalamakla sorumlular bir türlü kendisine ulaşamamış.


Belki gördüğünü zannedenler yanılmış olabilir.


Sayın Alboğa teslim oldu da milletin mi haberi olmadı yoksa!