Bu ülkenin gerçekleri var
Bu kentin gerçekleri var
Yok sayılan
Horlanan
Görmezden gelinen
Umursanmayan
Politize edilen
Siyasete dolgu malzemesi yapılan
Makam koltuklarına dolgu malzemesi yapılan
Kaderine terk edilen gerçekleri bunlar.
İşte onlardan biri
İşsizlik
İşsizler
[*] [*] [*]
Sabah saatlerinde şehir dışından bir dostumuz
aradı.
Sesi titrekti.
Pusula TVde izlediklerini anlatıyordu.
Sesindeki titremenin ses dalgaları büyüdü.
Görüntüleri izlediklerini anlatırken,
hıçkırıklara boğuldu.
O da binlerce insan gibi bu kentten istemeye
istemeye göç etmişti bir kere
Göçe zorlanmıştı.
Bizleri gurbet kapılarına gitmek
zorunda bırakan bu şehrin etkili ve yetkililerini Allah´a havale ediyorum diyordu.
Bu kenti koltuk sevdalarına
kurban edenlere lanet okuyordu.
Kendimi zor tutarak kalktım,
henüz 1,5 yaşındaki oğlumla oturduğum kahvaltı masasından
Yüzümü, limana ve kente
bakan cama döndüm.
Dört bir taraf griydi.
[*] [*] [*]
Kısa süren bu telefon
konuşması çok etkiledi.
Gün içerisinde yine benzer
telefonlar geldi.
Bunlardan ikisi kadın
izleyiciydi.
Üstelik işleri-güçleri olan
insanlardı.
Ancak yaşanan trajediye,
belki bu yönüyle hiç tanık olmamışlardı.
[*] [*] [*]
Bu tepkilere, gözyaşlarına
neden, Perşembe akşamları yayınlanan Haber
Dosyasında yer alan konuydu.
Zonguldakın işsizlik
dosyası
İyi bir işin çıkmış
olmasının buruk mutluluğuna mı sevinmeliydim, kentin gerçeklerine mi
üzülmeliydim?
İşsizlerin, işsizliğin,
çaresizliğin, perişanların, aldatılmışların, kandırılmışların sesi olabilmek
her ne kadar keyifli olsa da, gerçeklerin değişmemesi ve değiştiremeyecek
olmasının yarattığı endişe kasıp kavurdu yüreğimi
Zonguldakta işsizlik Türkiye
ortalamasının altında
diyerek böbürlenen siyasetçileri saygı ve sevgiyle anmamak olmazdı!
[*] [*] [*]
Zonguldakın işsizlerini
işlediğimiz programda yaptığımız, basit bir durum tespitinden öte değildi.
4 ay süreyle işe alınacak
500 işçi için tam 6 bin 652 vatandaş müracaat etmişti.
O gün salondaydık.
Hikayelere tanık olduk.
İsyanlara
Gözyaşlarına
Çaresizliklere
Kuradan çıkamayanların hayal
kırıklığına, çıkanların geçici mutluluk gözyaşlarına
[*] [*] [*]
Ergin Özkulun görüntüleri,
Emrah Keçecinin kurgu ve montajıyla yayınlandı.
Siyasilere, bu kentte söz ve
yetki sahibi olduğu halde bu gerçekleri görmezden gelenlere haykırdık.
İsterdik ki, o gün
milletvekili aday adayı olanlar, milletvekili adayı olmayı bu kadar
sulandıranlar, vali, belediye başkanları, daire müdürleri orada olsaydı.
Hiç olmazsa 50 dakikalarını
ayırıp da izlesinler www.pusulatv67.com.tr adresinden
İşte burada anlatmaya
çalıştıklarımızın aslında ne kadar yetersiz kaldığını göreceksiniz.
[*] [*] [*]
Hazır seçimler yaklaşırken,
aday adaylarını görüyorsunuz.
Mübarek kara mancar tarlası
gibi!
Kar eridikçe çıkıyorlar.
Herkes birinin adayı
Sahi kimin adayısınız?
Hangi halkın?
Hangi işsizin?
Hangi çaresizliğin?
Hanginiz gerçek anlamda
işsizlerin adayısınız?
Bize onu söyleyin.
Bir dilim ekmeği bölüşmekten
korkanlar, binemeyeceği ata arpa vermeyenler, bu kenti kişisel ihtirasları ve
çıkarları için kullananlar, emeği, alın terini gasp edenler mi?
Tüm ihanetlerin içinde olup sonra
da birden bire başımıza Zonguldak sevdalısı kesilenler mi?
[*] [*] [*]
Hadi hadi!
Önce açın da işsizlerin
çaresizliklerini izleyin.
Belki utanırsınız.
Gerisine sonra bakarız!
Cenk Kargı
ABC, Yeni İstanbul, Hergün,
Çağdaş Ulus gazetelerinin de aralarında bulunduğu çeşitli gazetelerde çalışan Cenk Kargı müstear ismiyle tanınan
Gazeteci Erol Özkan, bir süredir mücadele ettiği kansere yenik düştü.
65 yaşında hayata gözlerini
yuman Erol Özkanı kısa süre önce tanımış ve çok sevmiştik.
Özkan, 1990 yılından
itibaren Basın İlan Kurumunun (BİK) İstanbul ve diğer birçok ilde
gerçekleştirdiği gazete denetlemelerinde gazeteci üye sıfatıyla görev
yapıyordu.
Tam bir hafızaydı
Kütüphaneydi
Pusulaya da 2 defa
gelmişti.
BİK Kontrol Hizmetleri
Müdürlüğü Şefi Özer Elikoğlunun dediği gibi:
Birlikte çalışmaktan mutlu olduğunuz,
hemen hemen her gün yeni şeyler öğrendiğiniz bir kişilikti.
Ölüm haberi nedeniyle şok
yaşadık.
Tavsiyelerini, önerilerini,
dik çıkışlarını, fotoğraf altı konusundaki hassasiyetini unutmayacağız.
Güzel insan, mekanın cennet
olsun.