Bu ülkenin gerçekleri var…

Bu kentin gerçekleri var…

Yok sayılan…

Horlanan…

Görmezden gelinen…

Umursanmayan…

Politize edilen…

Siyasete dolgu malzemesi yapılan…

Makam koltuklarına dolgu malzemesi yapılan…

Kaderine terk edilen gerçekleri bunlar.

İşte onlardan biri…

İşsizlik…

İşsizler…

[*] [*] [*]

Sabah saatlerinde şehir dışından bir dostumuz aradı.

Sesi titrekti.

Pusula TV’de izlediklerini anlatıyordu.

Sesindeki titremenin ses dalgaları büyüdü.

Görüntüleri izlediklerini anlatırken, hıçkırıklara boğuldu.

O da binlerce insan gibi bu kentten istemeye istemeye göç etmişti bir kere…

Göçe zorlanmıştı.

“Bizleri gurbet kapılarına gitmek zorunda bırakan bu şehrin etkili ve yetkililerini Allah´a havale ediyorum” diyordu.

Bu kenti koltuk sevdalarına kurban edenlere lanet okuyordu.

Kendimi zor tutarak kalktım, henüz 1,5 yaşındaki oğlumla oturduğum kahvaltı masasından…

Yüzümü, limana ve kente bakan cama döndüm.

Dört bir taraf griydi.

[*] [*] [*]

Kısa süren bu telefon konuşması çok etkiledi.

Gün içerisinde yine benzer telefonlar geldi.

Bunlardan ikisi kadın izleyiciydi.

Üstelik işleri-güçleri olan insanlardı.

Ancak yaşanan trajediye, belki bu yönüyle hiç tanık olmamışlardı.

[*] [*] [*]

Bu tepkilere, gözyaşlarına neden, Perşembe akşamları yayınlanan “Haber Dosyası”nda yer alan konuydu.

Zonguldak’ın işsizlik dosyası…

İyi bir işin çıkmış olmasının buruk mutluluğuna mı sevinmeliydim, kentin gerçeklerine mi üzülmeliydim?

İşsizlerin, işsizliğin, çaresizliğin, perişanların, aldatılmışların, kandırılmışların sesi olabilmek her ne kadar keyifli olsa da, gerçeklerin değişmemesi ve değiştiremeyecek olmasının yarattığı endişe kasıp kavurdu yüreğimi…

“Zonguldak’ta işsizlik Türkiye ortalamasının altında” diyerek böbürlenen siyasetçileri saygı ve sevgiyle anmamak olmazdı!

[*] [*] [*]

Zonguldak’ın işsizlerini işlediğimiz programda yaptığımız, basit bir durum tespitinden öte değildi.

4 ay süreyle işe alınacak 500 işçi için tam 6 bin 652 vatandaş müracaat etmişti.

O gün salondaydık.

Hikayelere tanık olduk.

İsyanlara…

Gözyaşlarına…

Çaresizliklere…

Kuradan çıkamayanların hayal kırıklığına, çıkanların geçici mutluluk gözyaşlarına…

[*] [*] [*]

Ergin Özkul’un görüntüleri, Emrah Keçeci’nin kurgu ve montajıyla yayınlandı.

Siyasilere, bu kentte söz ve yetki sahibi olduğu halde bu gerçekleri görmezden gelenlere haykırdık.

İsterdik ki, o gün milletvekili aday adayı olanlar, milletvekili adayı olmayı bu kadar sulandıranlar, vali, belediye başkanları, daire müdürleri orada olsaydı.

Hiç olmazsa 50 dakikalarını ayırıp da izlesinler www.pusulatv67.com.tr adresinden…

İşte burada anlatmaya çalıştıklarımızın aslında ne kadar yetersiz kaldığını göreceksiniz.

[*] [*] [*]

Hazır seçimler yaklaşırken, aday adaylarını görüyorsunuz.

Mübarek kara mancar tarlası gibi!

Kar eridikçe çıkıyorlar.

Herkes birinin adayı…

Sahi kimin adayısınız?

Hangi halkın?

Hangi işsizin?

Hangi çaresizliğin?

Hanginiz gerçek anlamda işsizlerin adayısınız?

Bize onu söyleyin.

Bir dilim ekmeği bölüşmekten korkanlar, binemeyeceği ata arpa vermeyenler, bu kenti kişisel ihtirasları ve çıkarları için kullananlar, emeği, alın terini gasp edenler mi?

Tüm ihanetlerin içinde olup sonra da birden bire başımıza Zonguldak sevdalısı kesilenler mi?

[*] [*] [*]

Hadi hadi!

Önce açın da işsizlerin çaresizliklerini izleyin.

Belki utanırsınız.

Gerisine sonra bakarız!

Cenk Kargı…

ABC, Yeni İstanbul, Hergün, Çağdaş Ulus gazetelerinin de aralarında bulunduğu çeşitli gazetelerde çalışan “Cenk Kargı” müstear ismiyle tanınan Gazeteci Erol Özkan, bir süredir mücadele ettiği kansere yenik düştü.

65 yaşında hayata gözlerini yuman Erol Özkan’ı kısa süre önce tanımış ve çok sevmiştik.

Özkan, 1990 yılından itibaren Basın İlan Kurumu’nun (BİK) İstanbul ve diğer birçok ilde gerçekleştirdiği gazete denetlemelerinde gazeteci üye sıfatıyla görev yapıyordu.

Tam bir hafızaydı…

Kütüphaneydi…

Pusula’ya da 2 defa gelmişti.

BİK Kontrol Hizmetleri Müdürlüğü Şefi Özer Elikoğlu’nun dediği gibi:
“Birlikte çalışmaktan mutlu olduğunuz, hemen hemen her gün yeni şeyler öğrendiğiniz bir kişilikti.”

Ölüm haberi nedeniyle şok yaşadık.

Tavsiyelerini, önerilerini, dik çıkışlarını, fotoğraf altı konusundaki hassasiyetini unutmayacağız.

Güzel insan, mekanın cennet olsun.