Binbir sloganla geldikten sonra Genel Maden İşçileri Sendika Başkanlığı´nda ancak 16 ay kalabilen Ramazan Denizer´in Ak Parti´den Meclis Üyeliği kesinleşti.
Ak Parti gönüllülerinin son anda bekledikleri liste değişikliği gerçekleşmedi.
Kin ve ihtiraslarla Sendikacılık yaparken devrilen Ramazan Denizer´in, aynı hırs ve kin duygularıyla top çevirmesine fırsat verildi.
Beni en çok şaşırtan, bazı Denizer karşıtlarının Denizer´in avukatlığına soyunmuş olması.
Üç senedir söylüyorum.
Yahu hadi Ak Parti vefa duygusu gösteriyor, kontenjanları değerlendiriyor.
Onu anladık da...
Birdenbire Denizer´ci olanlara ne oluyor?
Sendika´nın mal varlıkları, çalışanlar üzerinden çekilen habersiz avanslar, Sendika ve Şube Yöneticileri üzerinden çekilen krediler...
Bunlar kabak gibi ortadayken avukatlığın ne anlamı var?
Ak Parti ve Belediye Meclisi´nin değişmeyen kadrosu kimin trampetini çalıyor?
İşçi Partisi´nin Kilise Restaurant´ta düzenlediği ve Genel Başkan Doğu Perinçek´in de katıldığı yemekte esip gürleyen Ramazan Denizer&[#]8217;in bugünkü durumuna gerçekten üzülüyorum.
Böyle bir dönemde yapılacak en kötü şey, Denizer´in avukatlığına soyunmaktı.
Belediye Başkanı Secaaattin Gonca´ya laf geçiremeyenler Denizer´e nasıl laf geçirecekler?
Hatalarından nasıl döndürecekler?
Valla kendileri bilirler.
Denizer´in avukatlığına soyunanlar kendisine kötülük ediyorlar.
Ben Denizer´e üç senedir iyilik ediyorum.
Olayın ne tarafından baktığına bağlı.
Beni dinlese bugün GMİS´in başında aslanlar gibi duruyordu.
Son tavsiyem.
Gitsin babasının elini bir öpsün.
Meclis Üyesi Abdullah Karagüzel derse belki gider!
Medyamızın has elamanları!
Elemanın biri Kozlu´da yaşanan ve 263 madencinin yaşamını yitirdiği grizu faciasını hiç duymamış.
Eleman yeni.
Çok normal bir durum mu?
Bence değil.
Bu tarihi olayı bilmek bir tarafa, duymak için Zonguldak´ta yaşamak yeterli değil mi?
Demek ki değil!
Yani bu olayı duymuş olmak için muhabir olmak şart!
Liman Arkası&[#]8217;nda kızlarla fink atarken hiç mi geçmemiş koca Maden Şehitleri Anıtı&[#]8217;nın önünden?
Okulunu, öğretmenlerini soruyorum.
Çok ilginç bir durum.
Diğer elamana soruyorum.
"Valilik önünde yağmur altında para kuyruğuna girenleri çektin mi?"
Çok rahat bir şekilde "hayır" diyor.
Üstelik bu arkadaşımız biraz daha deneyimli.
Neden çekmediğini sorduğumda aldığım yanıt;
"Yağmur yağıyordu, dönüşte çekerim"
Ya dönüşte de yağmur yağıyorsa ne olacak?
Oysa konu zaten yağmur altında uzun süre kuyrukta bekleyenleri çekmek.
Tepem attı ama yine de sabırlı günümdeydim.
Dedim ki; "Seni en sondan başlamak üzere sıraya sokar, sıra sana gelinceye kadar fotoğraflarını çeker gazeteye haber yaparım."
Bunlar sıcak. Yani yeni.
Bir de yıllar öncesine gidelim.
Takım kaptanı Ali Rıza Tığ iyi bilir.
Güneş tutulmasının yaşanacağı dakikalara hazırlık yapıyoruz.
Görev bölümü yapıp farklı görüntüleri alma telaşındayız.
Arkadaşımızı aslında en kolay yere gönderiyoruz.
Ulucami´de güneş tutulması namazı kılınacak.
O günlerde böyle bir namazdan kimse pek haberdar değil.
Gelen görüntülere bakıyoruz heyecanla.
Cemaatin en arkasından görüntüler var.
İmam güneş tutulması namazını anlatıyor.
İyi güzel.
Sonra pat görüntü gidiyor.
Aklımıza bir sakatlık durumu geliyor.
Soruyoruz.
"Sonrası nerede?"
"Bu kadar yeter"
Ama merak ediyoruz devamının neden o kasette olmadığını.
Meğer arkadaşımız çekimi bırakıp namaz kılmış.
Allah kabul etsin.
Gazetecilik gerçekten çok zor meslek!
Tek yol Tünel!
Mithatpaşa Tüneli&[#]8217;ni çok şükür daha fazla tartışıyoruz.
Ancak yeterli değil.
Söz istiyoruz.
Tünel konusunda 7 gün 24 saat mücadele verebilecek Başkan arıyoruz.
Eskiden tek yol devrim´di.
Şimdi değişti.
Tek yol Tünel!