Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi Başkanı Maden Mühendisi Erdoğan Kaymakçı, Karadon&[#]8217;da 30 madencinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan raporu değerlendirmesini okudum.


Kaymakçı raporu bağlayıcı bulmuyor.


Öte yandan raporun bilerek servis edildiğini düşünüyor. İşin arkasında maksat arıyor.


Oysa ki bu raporu ilk açıklayan CHP Milletvekili Ali Koçal.


Daha sonra açıklayan ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu.


Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu&[#]8217;nda görevli 2 maden mühendisi ve bir endüstri mühendisi tarafından hazırlandığını kaydediyor.


Kaymakçı, gaz izleme sistemindeki iki kişinin aynı anda görev yerlerini terk etmelerinin fazla büyütülecek bir şey olmadığını savunuyor.


Mühendisin tuvalete gitmiş olmasının normalliğini izah etmeye çalışıyor.


Kaymakçı&[#]8217;nın olayı asıl getirmek istediği yer TTK&[#]8217;nın buralarda hizmet alımı yoluna gitmekten vazgeçmesi gerektiği yolunda.


Bütüne bakarken detayları atlamamak lazım.


Şöyle diyor;


&[#]8220;İnsanlar, ihtiyaçlarını da giderecek. Gayri ihtiyarı durumlar. Böyle durumlar çok ön plana çıkmış. Kişisel, suçlular bulunup, olay örtülmemelidir. Maden mühendisleri odası olarak söylemek istediğimiz, bir suçlu oluşturup, tüm sorunu o suçlunun üzerine yüklemek olmamalıdır. Asıl olan durum, TTK&[#]8217;nın kendisinin yaparak uzmanlaştığı hazırlık işlerini bir taşeron firmaya gördürmesidir. Bu doğru bir yöntem değildir. TTK bu yöntemden vazgeçmelidir. Kurum, bu işi kendisi de yapabilirken, başka bir firmaya gördürmesi bir başıbozukluk getirmiştir. Bu başıbozukluk sayesinde de maalesef ülkemiz böyle bir faciayı yaşamak zorunda kalmıştır. Buradan çıkan ders şudur, biz Maden Mühendisleri olarak bu uygulamadan vazgeçilmesi yönündeki tavrımızın doğrulu, bu raporu okuduktan sonra bir kez daha net olarak ortaya çıkmıştır&[#]8221;


Elbette fotoğrafın tamamına bakmak lazım.


Erdoğan Bey&[#]8217;in yaklaşımı daha çok mühendisi de korumak içgüdüyle yapılmış bir değerlendirmeyi çağrıştırıyor.


Burada kazanın meydana gelmesinin temelinde TTK&[#]8217;nın emrindeki işvereni denetlemekle görevli çalışanları, yani mühendisleri ve idarecileri var.


Sensörlerin yerini, pervanelerin yerini denetlemeyen TTK&[#]8217;nın idarecileri var.


Birinci galeriden çıkan metan gazının havalandırmadan gitmeyip ikinci galeriye nasıl dolduğunu merak etmeyen görevli mühendislerin hatası var.


Birileri hesap vermeli.


Babamızın oğlu da olsa hesap vermeli.


Kurumdaki laçkalığın bir sonucu bu kaza.


Bana göre yüzde 70 Yapı-Tek değil, yüzde 70 TTK sorumlu.


TTK&[#]8217;da ki özele hep birlikte karşı çıkalım.


Ama bireysel hataların hesabını da soralım.


Ben TTK Genel Müdürü Burhan İnan&[#]8217;ın istifa etmesi gerektiğini yazabiliyorsam, Erdoğan Bey&[#]8217;de mühendisin çiş saatindeki çelişkilerin hesabını sorabilmeli.


Aman ha!


Olay bu arada eskiden olduğu gibi yorumlanabilir bir rapor karmaşasına kurban gitmesin. Yoksa laubalilik ortadan kalkmaz. Mühendisin çişi 30 kişinin canına neden olabilir.



Zonguldak&[#]8217;ın gençleri?



Zonguldak değişmiyor. Çünkü değişime direnen bir statükocu anlayış hakim. Bu yüzden bireysel hırs ve çıkar düşünceleri hakim oluyor. Samimiyetten uzak anlayış hakim. Yani kentte yeni bir ruh yaratabilecek liderlerin mevcutlardan çıkması mümkün görünmüyor. Bu nedenle değişim şart. Adamların kafasını değiştiremiyoruz. O zaman adamları değiştirmenin bir yolu bulunmalı. Zonguldak&[#]8217;ın gençleri her alanda biraz daha cesaretli olup üzerlerine düşeni yapmalılar. Bu sağlanamazsa ne bu ölü toprağı kalkar ne de kent hiçbir alan kabuğunu kırabilir. Bunun mücadelesi bugünden başlarsa kent beş yıl sonra meyvelerini almaya başlar. Yoksa 30 yıl daha aynı kafa devam ederiz. 30 yılda bu kenti daha da berbat ederiz. Bizler gençlere daha fazla yer vermeye özen göstereceğiz. Pusula olarak yayın politikamız içinde genç ve kent adına mücadele edebilecek isimlere daha fazla yer vermeye hazırız.



Komünist Ruşen&[#]8217;in mirası



Mete Arif Tokmak aradı.


&[#]8220;Ruşen Ağabey&[#]8217;i kaybettik&[#]8221; dediğinde son dönemde pek de ümitsiz devam eden tedavi aşamasına karşın yine de bir sızı kapladı yüreğimi.


Uzaklardaydım.


Son yolculuğunda yoktum.


Belki böylesi daha iyi.


Hani bazen insanları en güzel halleriyle hatırlamak ister insan.


Bende Ruşen Dayı&[#]8217;yı cevizin ve sarımsağın faydalarının yanında şekerin kötülüklerini anlatırken hatırlıyorum.


Gözlükleri ve yürüyüşüyle.


Çayı yudumlayışıyla.


Saffet Can&[#]8217;ın fotoğraflarından gördüğüm kadarıyla Komünist Ruşen&[#]8217;in cenazesinde komünistler kadar muhafazakar isimler de var.


Demek ki Ruşen Dayı&[#]8217;ya değer katan şey yüreğinde ki insan sevgisi.


Zonguldak&[#]8217;ın bu farklı ve eski cevheri sıradan bir halde yaşarken anlatımlarının ne kadar değerli olduğunu yakından gözlemleyenler oldu.


Ve Ruşen Dayı&[#]8217;nın anlatımlarının Zonguldak&[#]8217;ın tarihsel ve kültürel sürecinde ne kadar daha büyük değer kazandığını bir kez daha görmek gerekiyor.


Ruşen Dayı ile söyleşiler yapan, kendisini fotoğraflayan arkadaşlarımızın ve ağabeylerimizin bunları derleyip kitap yapma vakti artık.


Belki geç bile kalındı ama onun tarihsel yaşantısına yakışan bir kitap harika olur.


Ruşen Dayı&[#]8217;dan diğer adıyla &[#]8216;Arap Ruşen&[#]8217;den kalan mirasının değerli parçaları herkese pay edilmeli.