Yerel seçimler öncesiydi.
Hızla temel atıldı.
Bir çırpıda inşaat hızlandı.
29 Mart Yerel Seçimleri´nin öncesiydi.
Secaattin Gonca Zonguldak Belediye Başkanı´ydı.
Gonca, uzun uğraşlar sonunda derenin üzerini kapatan projeyi hayata geçiriyordu.
Zorunlu bir proje seçim yatırımına dönüşüvermişti. Alelacele&[#]8230;
Kaynak bir çırpıda çıkıverdi.
Müteahhit elini çabuk tuttu.
Ama olmadı.
Dere üzerinin kapatılıp karayolu olarak trafiğe açılması, Gonca´dan görevi geri alan Belediye Başkanı İsmail Eşref´e nasip oldu.
Eşref´in seçim kazanmasının ardından projenin yarım kalacağı ileri sürüldü.
Söylentiler doğru çıkmadı.
Ak Parti iktidarı işi bitirdi.
Yol trafiğe açıldı. Ama bir eksik var.
Proje fotoğraflarında görkemli bir havuz ve kenar süslemeleri var.
Proje tamamlandı.
Müteahhit firma gitti.
Ama havuzu soran olmadı.
Havuz yerine ortaya kavşak yapıldı.
İçine çim ekildi.
Neden böyle oldu?
Proje mi değişti?
Müteahhit firma mı gerek görmedi?
Önemsiz gibi görülebilir ama bütün işlerimiz gibi bu da yarım yamalak kaldı.
Başka bir konu daha.
Şimdi merak edilen olay, trafik akışının tersten verilip; Gazipaşa Caddesi´nin trafiğe kapatılıp kapatılmayacağı.
Ağzı bozuk bu kadar sürücünün olduğu bir memlekette buna kim cesaret edecek?
Secaattin Gonca olsa çoktan uygulamaya sokardı.
İsmail Eşref ve Trafik Komisyonu kararsız.
O yüzden eski güzergâhın büyük bölümü otopark olarak kullanılıyor.
Bizde işler böyle dönüyor.
Törenlerle başlayan işler yarım yamalak teslim alınıyor.
Okul inşaatları, yurt inşaatları, konut ve kooperatif inşaatlarında mutlaka bir şeyler eksik bırakılıyor.
Bu kadarla da sınırlı değil.
Her noktada sakat bir iş var.
Keriz Zonguldaklılar da bunları yiyor!
Keriz numarası yapanlar ise işine bakıyor!
Bir garip Zonguldak.
Daha ne gariplikler var.
Devletin uyanmadığı yerde herkes işi kerizliğe vuruyor!


Ali Koçal - Ali İhsan Köktürk

CHP İl Başkanlığı Kongresi CHP Zonguldak Milletvekilleri Ali Koçal ile Ali İhsan Köktürk´ün siyasi kaderlerini tayin edebilir. Ancak Koçal ve Köktürk´ün siyasi platformlar dışında inatla bir araya gelip müşterek çalışma yapmaması ve basına görüntü vermemesi çok ilginç.
2007 yılı öncesinde Harun Akın ve Nadir Saraç arasında olduğu gibi basına yansıyan aleni bir kavga yok.
Ancak durumun göründüğü kadar sakin olmadığı da görülüyor.
Medya önünde karşı karşıya gelmemeye çalışan Koçal ve Köktürk´ü, bireysel hareketleriyle izliyoruz.
Ben durumun göründüğü kadar sütliman olmadığını düşünüyorum.
Ortada normal olmayan bir durum var.
Başına buyruk bir görüntü sergileniyor.
Koçal ve Köktürk kongre döneminde ne yapacaklar?
2007 seçimleri sonrası tedavi edilemeyen kırgınlıklar ve şüphecilik yerini koruyor.
Milletvekilleri ve İl Yönetimi ile ilçe örgütleri arasında sorunlar aşılmış değil.
Bu aşamadan sonra CHP´de delege yapısı çok sağlıklı görünmüyor.
Kongreye çok kısa bir süre kaldı.
Koçal ve Köktürk teşkilatlarla işbirliği konusunda başarılı olsalardı bugünkü tartışma olmazdı.
Koçal ve Köktürk en başta birbirlerine güvenseler ve bu güveni demokratik bir yolla yansıtabilseler; teşkilatlarla açık bir dille tartışıp konuşabilseler, bugün daha rahat olurlardı.
Siyasi kaderlerinin Harun Akın ve Nadir Saraç´a benzeyebileceği ihtimalini bu kadar kuvvetlendirmezlerdi.
İki Milletvekili iki yıldır çıkıp ortak bir değerlendirme yapamadılar.
Oysa Saraç ve Akın arada bir partililer ve basın karşısına birlikte çıkıyor, tabana mesaj verebiliyorlardı.
Bu kez gariplik Deniz Baykal´da değil, Milletvekillerinde.