Dün yoğun bir tempo içinde koşturduk.


Bir yandan gazete.


Diğer yandan dernek ziyaretleri.


Güzel şeyler olduğunu görmek de güzel.


Güzel şeyler ve umutlu bir gün geçirdik.


Güne mesleki büyüğümüz Sayın Muzaffer Akgün&[#]8217;ün medyaya eleştirisel bakışını konu alan yazısıyla başladık.


TRT1&[#]8217;de benim ve bir çok gazeteci arkadaşımın da izlediği Nasılsınız adlı programda yapılan medya analizi önemliydi.


Muzaffer ağabeyin, bizim her zaman savunduğumuz özeleştirisel yaklaşımı beni son derece memnun etti.


[*][*][*]



Karaelmas Gazeteciler Derneği yönetimi olarak dün Genel Maden İşçileri Sendikası&[#]8217;nı ziyaret ettik.


Genel Başkan Sayın Ramis Muslu ve yönetim kurulu üyelerini tebrik edip amaç ve düşüncelerimizi aktardık.


Yönetim Kurulu üyelerinin ziyaretin ortasında devam eden taslak çalışmasından dolayı izin alıp ayrılmaları çok güzeldi.


Yönetim kurulu üyelerinin yüzlerinde ki çalışma azmi ve kurumsal saygınlık özlemi bence en önemlisiydi.


Kurumsal işletim sistemini zaman zaman eleştirdiğim GMİS&[#]8217;te güzel gelişmelerin havasını teneffüs ettik.


Zaman olur yine eleştiririm.


Diğer arkadaşlarımızın da eleştirileri olabilir.


GMİS&[#]8217;in iyi yönetilip başarılı olması Zonguldak&[#]8217;ın başarılı olması demek.


Geçmiş yıllarda da böyleydi bundan sonra da.


Sendika yönetiminin gerçekleri görmesi ve bu yönde adım atma çabası bence çok özel bir gelişme.


[*][*][*]



Kentin yönetiminde genç ve orta yaş gurubuna daha fazla söz verilmesini savunanlardanım.


Ziyaret ettiğimiz yerlerden biride Baro Başkanlığı oldu.


Baro Başkanı Sayın Kerem Ertem ve yönetim kurulu üyelerinin sıcak yüzü bizleri mutlu etti.


Bizlerde tüm samimiyetimizi ortaya koyarak duygularımız paylaştık.


Galiba en önemlisi bu.


Samimiyet.


Hani o evrensel değer.


Baro&[#]8217;nun önemini, duruşunu biliyoruz.


Hele hele gazeteci olarak çıktığım mahkemede karşımda duran avukat arkadaşla dün yan yana oturunca bunu daha iyi anladım.


Genç avukatlar


Kim ne derse desin geçmiş yıllarda Baro ile gazeteciler arasında ilişkiler çok sınırlıydı.


Oysa et tırnak gibi olması gerekirdi.


Bunun telafisini ardık dün.


Yönetim kurulu üyelerinin meslek onuruna, hayata ve kent yaşamına karşı olan sorumluluk heyecanlarına tanık olduk.


Gençler burada da iş başında.


Çok mutlu olduk.



Sendika ve Baro&[#]8217;da gördüğümüz olaylardan biride vefa oldu.


Geçmişe saygı oldu.


İşte benimde her zaman önem vermeye çalıştığım bu.


Kimseden korkmadan, çalışarak yapılan mücadelelerde kavgalar olabilir.


Hiç sorun değil.


Yeter ki bizler ve diğerleri eksiğiyle ve fazlasıyla geçmişimize sahip çıkalım.


Yaşatalım.



[*][*][*]


Bu gençleştirme ve sorumluluk hareketi artarak devam etmeli.


Hep savunuyorum.


Savunacağım.


Görünen köy kılavuz istemez.


Zonguldak&[#]8217;ın yönetiminde gençler daha fazla söz sahibi olmadıkça bazı tabuları yıkamayacağız.


Orta yaş gurubunu yok saymıyoruz tabi.


Ancak ben şunu gördüm.


Gençler nerede cesaret ve azim orada.


Bu heyecan inanın kent siyasetine yansıyacaktır.


Bu kaçınılmaz bir sondur.


Birkaç seneye kalmaz.


Çok daha önemli atılımlar yapma çabasında olan insanları görev başında göreceksiniz.


[*][*][*]



Dün yaşadığım diğer bir gelişme ise &[#]8216;Manzaraya bak çay demle&[#]8217; haberiyle ilgili oldu.


Zonguldak Belediye Başkanı Sayın Secaattin Gonca eleştirisel haberime keyifle gülüyordu.


Demek ki gülebiliyormuş.


Yani direk tepki koymadan anlamaya çalışabiliyormuş.


Bunun için beklemeye ne gerek vardı o zaman?


Yani Gonca&[#]8217;nın bu rahatlığı üç-dört yıldır olmuş olsa bugün zaten sıkıntı yaşamazdı.


Başkan Gonca çayını yudumlayarak haberi okudu.


Ve giysi pazarının çirkin görüntüsünü kaldırmak için çalıştıklarını söyledi.


Esnafı da mağdur etmeden bu çalışmayı yapmak istediklerini söyledi.


Allah Allah.


Başımıza taş mı yağacak!


Bir günde bu kadar güzel gelişmeyi yaşayınca geriye kötü şeyleri yazmaya gerek kalmadı.


Tebessümle kalın.