Üniversiteli genç kadınları gizlice çektiği iddia edildi: Vatandaşlar yakaladı
Üniversiteli genç kadınları gizlice çektiği iddia edildi: Vatandaşlar yakaladı
İçeriği Görüntüle

Kuzeybatı Anadolu Taşkömürü Havzasını bölgesel ölçekte kesintiye uğratan ve ayıran tektonik yapı jeoloji literatüründe Devrek Havzası (veya Baseni) olarak adlandırılır. Hatta bu nedenle bazı bilimsel çalışmalarda taşkömürü havzası, batı ve doğu kömür havzası olarak iki ayrı kısımda değerlendirilir.
Batı Taşkömürü Havzası; üretimin en yoğun olduğu, en geniş yayılıma sahip ve en çok kömür damarında işletmecilik yapılan kısımdır. Bu bölgede Ereğli (Kandilli), Kozlu, Üzülmez ve Karadon gibi işletme müesseseleri yer alır. Doğu Taşkömürü Havzası; Filyos Çayı'nın doğusunda konumlanmış olup, Amasra Taşkömürü İşletme Müessesesi ile Pelitovası, Azdavay ve Söğütözü (Kastamonu) kömür mostralarının bulunduğu alanları kapsar. Havzada işletmecilik yapılan alanlardan sadece Azdavay ve Pelitovası (Söğütözü) sahalarındaki kömürlü Karbonifer birimleri, Üst Kretase yaşlı flişlerin üzerinde yer almaktadır. Kretase yaşlı daha genç birimlerin üzerinde Karbonifer yaşlı daha eski birimlerin konumlanması bu bölgedeki kömürlerin allokton olduğunu yani taşınarak bölgeye geldiğini göstermektedir. Bu nedenle de Azdavay ve Söğütözü bölgesindeki merceksel yapıdaki kömür bloklarında verimli bir yeraltı işletmeciliği yapılamamaktadır.
İstanbul Zonu üzerinde konumlanmış olan Kuzeybatı Anadolu Havzası taşkömürü damarlarının temelini Paleozoyik yaşlı kayaçlar oluşturmaktadır. Devrek Havzasında kömür damarı içeren kayaçların da bulunduğu söz konusu Paleozoyik temel, tektonik olarak çöküntüye uğramıştır. Böylece ekonomik değere sahip kömürleri içeren Karbonifer katmanları Devrek Havzası'nda çok derin kotlara (yüzlerce metre alta) itilmiş ve bu alan daha sonra Mesozoyik ve Tersiyer dönemlerinde daha genç tabakalar tarafından doldurulmuştur. Devrek Havzası’ndaki Üst Kretase-Eosen birimleri jeolojik süreçte kıvrımlanma, faylanma vb. tektonik hareketlerden yoğun olarak etkilendiğinden bölgenin topografik yapısı oldukça karmaşıktır. Devrek-Filyos vadisi boyunca hem daha genç kayaçların birikmesi ve hem de yoğun tektonizma havzanın batısındaki Kandilli, Kozlu, Üzülmez ve Karadon bölgelerini havzanın doğusundaki Amasra, Azdavay ve Söğütözü bölgelerinden ayırmıştır. Kuzeybatı Anadolu Taşkömürü Havzasını yapısal olarak bölen Devrek Havzası bu nedenle madencilik ve jeolojik araştırmalar için önemli bir sınır konumundadır.
Devrek yönüne doğru devam ederken faylarla derin kotlara itilmiş olan kömürlü formasyonların karşılarına da bu nedenle kalın örtü tabakası oluşturan Eosen yaşlı fliş (denizel ortamlarda, özellikle tektonik olarak aktif dağ oluşum (orojenez) dönemlerinde hızla biriken kumtaşı, şeyl ve marnlardan oluşan tabakalı kayaç topluluğu) tabakaları gelmektedir. Buna karşın, Devrek Havzasında Eosen birimleri içerisinde yer yer çok ince, ekonomik olmayan linyit/organik madde kırıntılarına da rastlanabilmektedir.
Devrek-Filyos vadisi boyunca uzanan ve karakteristik olarak fliş fasiyesini temsil eden Eosen yaşlı Çaycuma Formasyonu en kalın birimidir. Bu birim genellikle kumtaşı, silttaşı, marn ve kalın kiltaşı ardalanmasından oluşmaktadır. Bu marnlı ve killi yapı suyu sızdırmadığı için geçirimsiz bir zon oluşturmaktadır. Bu nedenle de Devrek çevresindeki yamaçlarda zaman zaman çok büyük kütle hareketleri ve heyelanlar (örneğin 2015 büyük Devrek Heyelanı) meydana gelmektedir.

Kaynak: Haber Merkezi