Tartışmalar bitti.
Sağ salim sona geldik.
Sinirlerin yatışması için zaman gerekli.
Bir-iki gün yan gelip yatılacak.
Gerçi yan gelip yatma yeri konusu çok tartışma götürür ama, olsun.
Dinlence sonrası, bir koşu daha var.
Engelli parkur şimdiden hazır.
Koşucular kayıtlarını yaptırdı.
Sayı tamamlanınca, start verilecek.
Hakemler yerini alacak.
Seyirciler koşucuları takım halinde değil de tek tek isim olarak desteklemek için stadı dolduracak.
Hınca hınç dolu tribünler.
Hınç alırcasına bağırıyorlar.
Tribünlerde saf tutanlar, ses tellerini akort ediyorlar.
Çiğ yumurta içiyorlar!
Hatta, likit yumurtanın sese iyi geldiği de söylentiler arasında.
Kalabalık kadroya sahip takımın koçu, koşucularına taktik verdi.
&[#]8220;Koşu öncesi, öteki takım koşucularını seyirciye şikayet edin&[#]8221; dedi.
Kimileri de bu yarışta şike kokusu var diye uluslar arası federasyona baş vurdular.
Uluslar arası federasyon da,
&[#]8220;Önce siz federe olun, ondan sonra başvurun&[#]8221; yanıtını verdi.
Takım yöneticileri hemen itiraz etti.
&[#]8220;Başımızı taşlara vursak daha iyi&[#]8221; dediler.
Uluslar arası federasyon yetkilileri de cevaben &[#]8220;Siz bilirsiniz&[#]8221; diye kestirip attı.
Kısaca bir ön çalışma sonrası takımlar döküldü.
Lime lime dağıldılar.
Kısa bir dinlenme molasından sonra asıl koşu başlayacak.
Baş hakem kronometreyi ayarladı.
Gözlemci hakemlere ve yardımcı hakemlere baktı.
Kulvar görevlileri son çizgi kontrollerini yaptı.
Bir koşu başlayacak engelli.
Engeller yerleştirildi.
Koşucular doping testi için idrar verdi.
Çoğu da &[#]8220;kansız&[#]8221; oldukları gerekçesi ile kan tahlili yaptırmadı.
İdrar ile yetindiler.
Seyirciler hep birlikte bağırdılar.
&[#]8220;Ya sabır, ya sabır&[#]8221;
Düdük çaldı çalacak.
Ancak düdük için para veren olmadığından ortalıkta düdük yok.
Eh, düdük makarnası ile bu iş bu kadar yürür zaten!.