Dün yazıma şöyle başlamıştım:
"Tekel işçilerinin direnişine kızarak; &[#]8216;Bu ücrete çalışabilecek milyonlarca işsiz var&[#]8217; diyen Başbakan´ın sözleri çok ağır.
Başbakan´ın, Tekelcilerin eylemini siyasallaştırmak isteyenlere kızıp böyle bir kıyaslama yapmasına alkış tutanlar kimler?
İyi o zaman diğer kurumlarda çalışanlar da 4C´li olsun.
Onların da ellerinden sendikal hakları, tazminat hakları, maaşlarının yarısı alınsın.
Nasıl olsa milyonlarca işsiz var!
Olsun bitsin bu iş."
Yazıda Memur-Sen´in bu süreçte destek olmamasını ödleklik olarak vurgulamıştım.
Aynı ödlekliğin geçmiş yıllarda diğer sendikalar tarafından gösterildiğini anlatmaya çalıştım.
İki farklı isimle ama aynı kişiden iki yorum gelmiş.
İşte o yorumlardan ilki;
"Tekel işçileri üzerinden ülkeyi karıştırmak isteyen uç fraksiyonların ekmeğine yağ sürmemek ve kendini kullandırmamak tavrını ödleklık olarak adlandırmak çok ayıp. Haklı mücadelelerinde sonuna kadar desteklediğimiz tekel işçileri üzerinden yeni bir 28 şubat devşirmeye çalışanları fark edip onlara alet olmamak erdemli tavırdır. Atilla Bey Memur-sen camiasının her bir ferdi haklı davalarında sonuna kadar dik durmuştur. Hangi iktidar gelirse gelsin fark etmez. Ferasetli olmak hakkı yenilen insanlara destek olmak hakkını ararken başkasın hakkına girmemek gibi sorumlulukları bilmeyenlerin birilerinin değirmenine su taşıyanların oyuncağı olmadık olmayacağız."
O yorumlardan ikincisi;
"Eylem maksadını aşmışsa bazı uç fraksiyonlarla birlikte bu ülke de tekel işçisi üzerinden yeni bir 28 şubat kotarılmaya çalışılıyorsa buna alet olmak istemeyen Memur-sen tavrına ödleklik demek çok büyük bir ayıptır. Sayın Atilla Bey ülkenin gerçeklerini görerek hakkını arayanlarla onlar üzerinden karışıklık çıkarmayı, devşirmeye çalışanlar ayırt etmek gerekir. Biraz feraset lütfen. Memur-sen her iktidarda doğru bildiğini söylemekten çekinmeyen erdemli insanlardan kurulu bir örgüttür vesselam."
Sendikacılar bunu hep yapıyor.
Canlarının istedikleri yerde manevra yapıyorlar.
Sonuçta hepsinin gönlünde bir siyasi iktidar var.
Ve kendilerine yakın hissettikleri iktidar ve siyasi partilerine karşı karınları yumuşak.
Türkiye´de çalışma barışını bozanlar aslında sendikalar. Çalışanları kamplaştıranlar sendikalar. Siyasetçiyi şımartanlar sendikalar.
Medyayı taraftarlaştırma çabasının içine girenler sendikacılar.
Ülke demokrasisi böyle güdük kalıyorsa sendikacıların, sendika ağalarının, emekçiyi değil siyasetçileri korumaya çalışan sendikacıların payı çoktur.
Bu ülkede sendikacılar birbirlerini ötekileştirme çabası içindeyken hükümetler gelir bir gün üste para istemeye başlarlar.
Bugün yaşanan olay CHP iktidarında yaşansaydı; Memur-Sen, Tekel işçisine destek verecek; muhtemelen KESK biraz çekimser kalacaktı.
Kamu-Sen´in sağı solu pek belli olmuyor. Yani bu genel bir şablon. Sendikal rekabet siyasi iktidara yakınlıktan geçtiği sürece bu tartışmalar hep böyle devam eder.
Bu ülkede demokrasi ve çalışma barışını bozanların başında sendikalar geliyor.
Bu gerçek artık herkes tarafından görülmeli.
Çalışanlara değil iktidarlara hizmet eden sendikal anlayışı değiştirmek için bizlere de söz düşüyor.
Memurlar 25 Kasım´da alanlardaydı.
Grevli toplu sözleşme hakkı istediler.
Memur-Sen yine yoktu.
Memur-Sen üyesi olup da aldığı ücretten yakınan ve grevli toplu sözleşme hakkı isteyenlere bir lafım var.
Onların aldıkları ücretlerin yarısına çalışabilecek sendika istemeyen, grev hakkı istemeyen bu ülkede milyonlarca genç işsiz var.
Bıraksınlar o zaman işlerini de, şu işsizler de bir nasiplense.
Demokrasi bekçisi sendikalar, oy yaylalar yaylalar!



Mithatpaşa Tüneli ve özür

Önceki akşam peşpeşe telefonlar geldi.
Zonguldak TSO Başkanı Salih Demir; "Mithatpaşa Tüneli hayal. Kamuoyu gereksiz yere meşgul ediliyor. Kilimli sahil yolu bir an önce hayata geçirilmeli" demiş.
Dün açıklamalarını okuduk.
O zaman Salih Bey bunca kömür kamyonunun gideceği alternatif bir güzergah önermeli.
Mithatpaşa Tüneli için açılan kampanyaya imza atanlar arasında Salih Demir de vardı.
Keşke o imzayı atmasaydı.
Şimdi sormak farz oldu.
Hangisi doğru?
Kamuoyunu gereksiz yere meşgul ettiğim için özür dilerim!