Kaçak kömür üretiminin yıllarca Zonguldak'ta engellenemediğini ifade eden yönetimin açıklamasnda "Kaçak üretimi önlemek de devletin ilgili birimlerinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Valiliğin, görevleri arasındadır. Asıl sorumlu bu birimlerdir" denildi.

Kaçakçılığın bir suç olduğunu ifade edilen açıklama şöyle:"Bu türden ocakları kapatmanın kalıcı bir çözüm olmadığını, sürekli yenilerinin açıldığını görüyoruz" dedi. 

Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Yönetimi adına yapılan açıklama şöyle:

"Daha Kaç Can Yitireceğiz…

25 Mart 2024 tarihinde Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde ruhsatsız/kaçak bir kömür ocağında meydana gelen faciada 3 çocuk babası Muhammet Korkut, vagon çarpması sonucu yaralanarak ambulansla hastaneye götürülen maden işçisi yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmiştir. Maden işçimizi saygıyla anarken ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

Yeraltı kömür madenciliği dünyanın en zor mesleklerinin başında gelmektedir. Bu faaliyet yürütülürken göçük, grizu, yangın vs. gibi yaşanabilecek riskli durumları ve can kayıplarını önlemenin yegâne/biricik yolu; ancak mühendislik bilim ve tekniğine uygun davranılması, madencilik faaliyetlerinin, işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından alınması gereken güvenlik önlemlerinden taviz vermeden, yürütülmesidir. Asgari ve olmazsa olmaz koşulu budur. Devletin ilgili kurumlarının da bu koşulların yerine getirilip getirilmediğinin denetimini yapmasıdır. Bunlar yerine getirilmeden madencilik faaliyeti yürütülemez. Eğer aksi olursa bu yaşadığımız olayda olduğu gibi daha çok canlarımızı kaybederiz. Zonguldak Madencilik Camiası ve ülkemiz bu acı gerçeği yıllarca yaşayarak, canlarını vererek, yakınlarını kaybederek veya sakat kalarak tecrübe etmiştir.

Kaçak ocaklarla ilgili düşüncelerimizi bugüne kadar defalarca ifade getirdik. Önlenebilmesi için yapılması gerekenler konusunda önerilerimizi dile getirdik. Bunların bir kısmını kamuoyuyla bir kez daha paylaşmakta fayda görüyoruz.

Bilindiği gibi kaçakçılık bir devletin yasalarına karşı gelerek yapılan ticarettir. Yani bir suçtur. Dolayısıyla yasal bir dayanağı olmadan izinsiz olarak üretilen kömürün ülke içinde serbestçe satılması veya satın alınması da bu suça ortaklık etmektir. Kaçak üretimi önlemek de devletin ilgili birimlerinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Valiliğin, görevleri arasındadır. Asıl sorumlu bu birimlerdir. Kömür kaçakçılığı hala bölgemizin en büyük sorunlarından birisi olmaya devam etmektedir. İşsizlik nedeniyle insanlar her türlü denetimden, iş güvenliğinden ve sosyal güvenceden yoksun 'kaçak ocaklar' da canları pahasına çalışmakta ve buralarda meydana gelen kazalarda (!) hayatlarını kaybetmekte ya da sakat kalmaktadırlar.

Yeraltı maden ocaklarında havalandırmadan-tahkimata, nakliyattan-su atımına kadar son derece özel önlemler ve teknik teçhizatla çalışılmaktadır. Eğitim ve örgütlenme de olmazsa olmazlar arasındadır. Hiçbir madencilik bilgisi içermeyen, teknolojisi olmayan, kömürü, gazı, tahkimatı, havalandırmayı bilmeyen, işçi sağlığı iş güvenliğinden habersiz ve hiçbir teknik denetim olmadığı için son derece ilkel koşullarda sürdürülen çalışmalar sonucunda ise kazaların olmaması mümkün değildir. Dolayısıyla mayınlı bir tarla olarak nitelendirilebilecek kaçak ocaklarda meydana gelen bu tür kazalar bir iş kazası olarak nitelendirilemez. Bunun adı olsa olsa “göz göre gelen cinayet”tir…”

Neredeyse her gün benzer haberlerle sarsılıyoruz. Birer ikişer evine ekmek götürmek umuduyla böyle yerlerde çalışan insanlarımızı hem de çok genç yaşlarda kaybediyoruz. Bu türden ocakları kapatmanın kalıcı bir çözüm olmadığını, sürekli yenilerinin açıldığını görüyoruz. Bu tür ocakların açılmasını ve adeta bir ölüm tüneli olan böyle yerlerde insanları çalışmaya zorlayan nedenleri ortadan kaldırmalıyız. Ana babaların evlatlarını, çocukların yetim, kadınların eşsiz kalmalarının acısını ve sorumluluğunu yüreğimizde hissetmeliyiz.

Halka açılıyor Halka açılıyor

Bu sağlanıncaya kadar geçmiş yıllarda defalarca dile getirdiğimiz gibi kaçak ocakların açılmasını, işçilerin yasal olmayan şekilde buralarda çalıştırılmasını ve üretilen kömürün piyasada satılabilmesinin önüne geçilmeli ve aynı zamanda Maden Kanununda yapılacak bir düzenleme ile bu tür çalışmaların önünü kesecek cezai yaptırımlar acilen hayata geçirilerek, bu süreç mutlaka önlenmelidir.

Olayda yaşamını yitiren maden işçisini bir kez daha saygıyla anıyor, yakınlarının acılarını paylaşıyoruz. Tüm madencilik camiasına baş sağlığı diliyoruz. Madencilik sektöründe giderek artmakta olan iş kazaları konusunda ilgilileri uyarıyor ve görevlerini eksiksiz yapmaya, gereken önlemleri acilen almaya davet ediyoruz." 

Muhabir: Öznur Güneş