Dün Ak Parti İl Başkanı Hamdi Uçar ile Belediye Meclis Üyeleri basının karşısındaydı.
Dört gündem maddesi üzerinde açıklama yapan Uçar ve Belediye Meclis Üyesi Abdullah Karagüzel&[#]8217;in anlatımlarına siyaset veya hissi olarak bakabiliriz.
Çünkü siyasi kimlikleri var.
Türkiye&[#]8217;de kişilerin görüşlerine, o görüşlerin önemine göre değil, kişiliklerin politik nabızlarına göre karar verilir.
Halk adına hesap sorduğunu söyleyen medya mensupları da, medyanın yandaş olduğunu söyleyen vatandaş da izin özünü her zaman kaçırmak için hazır bekliyor.
Çünkü gerçekte ne olup bittiğini ne bilen ne de sorgulayabilen var.
Bu yüzden birbirlerini objektif olmamakla suçlayan herkesin ne kadar objektif olduğu da tartışılır.
Zonguldak Belediyesi&[#]8217;nde yıllardır yapılan uygulamalar arasında çok garip davranış bozukluğu diyebileceğimiz çok olay oldu.
Kime sorsanız hepsi haklı!
Bütün uygulamalar doğru!
İyi de o zaman bu sonuç kimin eseri?
Belediye Başkanları&[#]8217;nın tamamını gerçekten bu kadar rezil bir kent yarattıkları için yürekten kutlamak gerekiyor.
Uçar ve Karagüzel&[#]8217;i dinlerken gelmiş geçmiş tüm Belediye Başkanları&[#]8217;nı düşündüm.
Ve hepsinden bir parça emeğin şekillendirdiği bu kente.
Gülüyorum bazen.
Komik geliyor.
Çünkü anlaşılması zor.
Bu kadar biçimsiz ve plansız bir kent yaratan kişilerin estetik anlayışlarının ne olabileceği konusunda zaman zaman dedikodu yapıyoruz!
&[#]8220;Ruhu güzel&[#]8221; olsun demekle yetinmek mümkün değil!
Ruhu bedenden ayrılmış bir kentte yaşamak zorunda bırakılanların sabrına da şaşırıyorum.
Onları da kutlamak gerekiyor!
Bu nasıl bir sabır ki paralel siyasi görüşte olduğu için yapılan tüm yanlışlara sempati ile bakmış veya sessiz kalmış bir toplum olabildik!
Böyle bir medya olabildik!
Gerçekten herkes kendisini kutlasın.
Gidip aynada öpelim kendimizi!
Üstünlük yarışı yapmaktan hizmet etmeye ve daha yaşanabilir bir şehir yaratmaya zaman bulamamış ve bu yöndeki tüm iyi niyetli girişimleri baltalamış herkesi ben de alnından öpüyorum!
Zonguldak Belediyesi&[#]8217;nin torba yasa ile doğan ekonomik yükünü azaltma fırsatının kaçırmasının ardından su ve katık atık toplama bedeline yaptığı zamlar sadece iki konu.
Ve daha pek çok konu var.
Batan bir belediyeyi zaten faturasını ödeyen vatandaşa biraz daha yük getirerek mi kurtaracaksınız?
Plansız ve hesapsız şekilde torba yasadan yararlandırmadığınız çalışanlar yarın kapınızda teneke çaldığı zaman ne yapacaksınız?
Her dönemde bir günü kurtarma anlayışı.
Yönetim zafiyeti varsa bu kentteki herkes o yönetim zafiyetlerinin içinde.
Deneme tahtası olmuş bir makam ve o makamı kentle bütünleştirememiş başkanlar, belediye meclis üyeleri ve belediye bürokrasisi.
Yaratıcılıktan uzak, dünyadan bihaber, gölgesinden korkarak yaşayanların ihtiraslarının serili olduğu bir kurum Zonguldak Belediyesi.
Bu olayları şahsileştirmek çok basit ancak o zaman diğerlerinden bir farkımız kalmaz.
Bu kentin gerçekten yaşanabilir bir kent olmasını isteyen herkesin at gözlüklerini çıkartıp öyle bakması şart.
Bu sabır nasıl bir alışkanlık yapmış ki her şey normal gelebiliyor!
Eyyy Allah&[#]8217;ım sen sabır ver!
Gökten düşen elmalar!
Deprem, depremin etkilerini tartışırken son günlerde Türkiye&[#]8217;nin farklı noktalarından gelen başka bir konuyu es geçiyoruz.
Gökten düşen elmalar.
Yani mermer, tuğla ve diğer inşaat parçaları.
Son olarak genç bir kız yaşamını yitirdi.
Öncesinde bir sinema sanatçısı.
Benzer olay Zonguldak&[#]8217;ta da zaman zaman yaşandı.
Gündüzlerin en kalabalık kaldırımına düşen mermerler şans eseri kimseye isabet etmedi.
Şimdi diyorlar ki bir kenti yönetiyoruz.
Yönetmek buysa yandık.
Zonguldak&[#]8217;ın tek ana caddesinden geçerken kafanıza tabela, mermer, ve bilumum inşaat kalıntıları düşebilir.
Bunun için şiddetli fırtına çıkmasını beklemeye gerek yok.
Bunları kim denetleyecek, kim gözetleyecek.
Belediyeler.
Belediyelerin yöneticileri bu kadar basit şeyleri nasıl düşünemez anlamak mümkün değil!
İşsizlere duyurulur!
İşgaller tam gaz devam ediyor.
Öyle ki yapmayana salak muamelesi yapılan bir dönemdeyiz.
İşsizlere duyurulur.
Önce bir sandık koyun.
Sonra iki sandık.
Sonra zabıta gelecek.
Zabıtaya mutlaka kafa tutun.
Kafa tutmazsanız orayı kaybettiniz demektir.
Sonra başkana gidin.
Ağlayın, sızlayın.
Arada eski mahkum olduğunuzu bakmak zorunda olan çocuklarınızı fanda söyleyin.
Aynı kasaları koymak şartıyla devam edin.
Zaten size daha uygun bir yer gösteririler.
Sonrasında kasarlı çoğaltın.
Bir gün o kasalar devrilsin.
Mağdur olduğunuzu haykırın.
Sonra oraya bir büfe yapın.
Alın size iş.
Sonra o büfeyi paranız oldukça tadilat eder her tadilatta 3-5 karış büyütürsünüz.
İster kiralayın, ister çalışın.