Yeniden başa dönmek böyle bir şey olsa gerek.
Her konuda ipe sapa gelmez işlerle uğraşırken düştüğümüz komik haller gülüyoruz bazen.
Dünyanın bu yanıyla diğer yanı arasında bu kadar büyük farklar olması nasıl bir şey?
Adamların yarım asır önce aya çıktığı yerde biz daha merdiven çıkamıyoruz?
Kitaplarda yazan bütün mantıklı izahların tam tersini yapma özelliğimizi tarif etmek çok zor.
Etrafınıza sakin kafayla baktığınızda kendinizi daha iyi görüyorsunuz.
Çevrenizi daha iyi görüyorsunuz.
Davranış biçimlerini, yaklaşımları, ihtirasları ve kinleri.
Tabiî ki sonuçlarını da görüyorsunuz.
Sadece görebilenler için geçerli bunlar.
Görmek isteyenler için.
İşte tam o noktada durup; &8220;Biz gerçekten insan mıyız?&8221; diye hayıflanmamak elde değil.
Bu dünyada her şey olduk da ne kadar insan olabildik diye günde bir defa olsun kendinize sorduğunuz oluyor mu?
İnsanlık nasıl bir şey?
Gelişmiş bütün ülkelerde 50-60 sene önce uygulanmış ve vazgeçilmiş hatalı ve yanlış tüm politikaları devam ettirme anlayışı, bunlara sığınma anlayışı ve çok büyük marifet gibi algılayıp bunların üzerinden siyaset yapma, rant sağlama ve hava atma anlayışına sahip isek sormak gerek; &8220;Biz ne kadar insanız&8221; diye.
Her bir işimiz bu kadar sakat olabilir mi?
Yaşama, yapılanmaya, kentleşmeye, eğitime, disipline dair her şey bu kadar sakat olabilir mi?
Her olumsuz kavramı bu kadar normalleştirmek gerçekten bir çözüm yolu olabilir mi?
Teknolojinin, iletişimin bu kadar hızlı aktığı bir çağda Zonguldak&8217;taki Hasan ile Almanya&8217;daki Hans&8217;ın arasında bu kadar uçurum olabilir mi?
Düz tabirle; &8220;Amerika&8217;yı yeniden keşfetmek!&8221;
Her defasında bir yeniden keşif anlayışının nedeni nedir?
Adana&8217;yı keşfedemeyen Amerika&8217;yı nasıl keşfedecek?
Her şeyi baştan keşfedeceğim derken yıllarını kaybeden bir vatanın, bu kentin evladı olmak ne acı bir gurur!
Biz bu acı gururu yaşayan ne dostlar tanıyoruz.
Ama yinede aynı yerde dönüp durmaktan yorulmayan, tüm enerjisini denenmiş ve denenmemek üzere terk edilmiş çözüm yöntemlerine harcayan, çok aziz bir milletin, çok garip bir Zonguldak&8217;ın ürkek, korkak, pısırık çocuklarıyız biz!
Bütüne bakarsak hepimiz belki de!
Hangi birini sayalım?
O kadar çok sığ, seviyesiz, az gelişmiş yönümüz var ki!
Hemen hemen her alanda bu kadar garip bir memleketiz biz.
Bunlar normal değil.
Yaşadığımız aptallıklar normal değil!
Bu kente yaşatılan aptallıklar normal değil!
Ama biz normalleştirmeye alıştırılmışız!
Başkan Akdemir&8217;e tavsiye
Belediye Başkanı Muharrem Akdemir gazetecilerle birlikte.
Başlayan asfaltı anlatıyor.
Asfalt konusunda bu kadar çelişkili açıklamalar yapmasının nedenini de izah ediyor;
&8220;Ben devlet memurluğundan geldim. Öyle pat diye bir şeyi söyleyip kendimizi bağlayamayız. Önce bir bakıp incelememiz gerekir&8221;
Muharrem Hoca&8217;ya hepimiz saygı duyuyoruz.
Ancak bu ürkekliği üzerinden atması gerekiyor.
Kendisi her şeye hakim olmayabilir.
O zaman çağırırsın kendinden önceki Belediye Başkanlarını sorarsın.
Kemal Cangöz denilen bir isim var bu Belediye´de.
Böyle bir avantaj varken günlerdir asfalt konusunda bu kadar gel- git yaşamanın yaşatmanın bir anlamı yok.
Muharrem Akdemir eleştirilerden de çabuk alınıyor.
Bu kadar alınmasına gerek yok.
Gerçekten bir eğitimci olarak sevilen biri.
Bu yüzden bir koruma kalkanı içinde.
Siyasetten gelse bu kadar ucuz atlatamazdı.
Yapacağı en doğru şey danışman sistemini iyi çalıştırması.
Bu sayede çelişkilerden de kurtulabilir.
Asfalt konusundaki çetrefil durumu kolayca izah edebilir.
Edebilirdi!
Önünde başka konular var.
Daha fazla olacak.
Bir süre sonra o koruma kalkanı ve o zaman tanımalar biter.
Bu yüzden daha cesaretli ve işbirliği yapmaya açık olmalı.
Konu Ahmet Mehmet meselesinden öte düşünmemiz gereken bir Zonguldak var!