Zonguldak'ta,
İnternet ilanları için,
Tık alma yarışı devam ediyor.
'Bunlar bel altı yazıyor ey ahali' diyen kim varsa,
Bel altını bırak,
Milletin sindirim sistemine kadar yazıyor.
Endonezya'da adamın bir yerine,
Soda şişesi girmiş.
Bunu Zonguldak medyasından okuyoruz.
Venezüela'da olay oluyor.
Zonguldak yerel medyasında okuyoruz.
İnternasyonel gazetecilik anlayışı,
Zonguldak'a hakim oldu.
Ama bence bunlar az.
Kutup dairesinde,
İftar kaçta olur?
Kıble neresidir?
Sahur kaçta olacak?
Tarzında içerikler ile,
Zonguldak'ta bulunan,
Eskimo'ların,
Bilgilendirilmesi gerekiyor.
Öte yandan,
Uluslararası içerikleri ile,
Zonguldak'tan,
Bir tane,
Plitzer Ödülü alınması gerekiyor.
İşin bir başka boyutu ise,
Biz Zonguldak'tan,
Endonezya,
Küba,
Kolombiya'yı görebiliyoruz.
Onlar da bizi görebilecek mi?
* * * * * * *
CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul,
Saldırıya uğrayan,
Futbol Hakemi Halil Umut Meler için,
Bir açıklama yaptı.
Yani,
Afetin siyaseti olmayacağı gibi,
Şiddetin de olmaz.
Bu bir nevi terördür yani.
Sayın Vekilimiz,
Mal bulmuş Magribi gibi aynen şöyle demiş, "Halil Umut Meler’e saldıran Ankaragücü Başkanı Faruk Koca aynı zamanda 22. ve 23. Dönem AKP Milletvekili.
Halil Umut Meler’e yapılan saldırı yalnızca futbolu ilgilendirmiyor maalesef! Bu güç sarhoşluğunu,bu çürümüşlüğü kabul etmiyoruz!"...
Sevgili dostlar!
Milletvekilliğinde,
28. dönemdeyiz.
5-6 dönem öncesinden,
Olayla ilgili bağlantı kuruluyor.
Yani bu basit siyaset anlayışı,
İnsanı canından bezdiriyor.
Ama o da haklı!
Sayın Ertuğrul açıklama servis ettiği saatlerde,
Deniz Yavuzyılmaz,
FOX'ta canlı yayında açıklama yapıyordu.
Kalibre farkı var.
Öte yandan,
Zonguldak'ta,
Çatalağzı Belediyesi'nde bir saldırı olmuştu.
AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan,
CHP'li Belediye diye,
Saldırıya göz yummadı.
En üst perdeden,
Olayı kınadı ve destek oldu.
Yani terör dediğin mevzu,
Nerden gelirse gelsin,
Meşru olamaz.
Siyasetle bağlantısı kurulamaz.
Sayın Ertuğrul,
İktidara vurayım da,
Nasıl vurursam vurayım demiş.
* * * * * * * * *
Aslında,
Dün de dile getirmiştim.
Belki yazmak yetmez,
Şiirsel bile seslenmiştik.
Sanırım bugün,
Artık ayyuka çıkmıştır.
Kimden bahsediyorum?
Nejdet Tıskaoğlu'ndan.
Zonguldak Belediye Başkan adaylığı hayalleri kuruyor.
Yani,
Kendisi bu işe,
Nasıl ikna oldu,
Anlaması çok güç.
Bugün,
Köksal Toptan'ı ziyaret etmiş.
Malumun ilanı işte.
Başka ne olacak?
Yahu,
Bu milletvekili listesinde yer alıp,
Seçilemeyen isimler,
Şansını bir de yerel seçimden neden dener ki?
Tıskaoğlu,
Kendisine çok güveniyorsa,
Çaycuma'dan aday aodayı olsun.
Fabrikası orada.
İşçileri de kendisine oy verir.
Belki bir şeyler olur.
Neyse!
Yine,
Yusuf Hayaloğlu'nun,
Bir şiirni değiştirerek seslenelim;
*
Biz üç kişiydik;
Nejdet, Ceyda ve Cem.
Üç ağız, üç yürek, üç yeminli fişek...
Adımız bela diye yazılmıştı dağlara taşlara,
Boynumuzda ağır vebal, koynumuzda çapraz tüfek...
*
Ey Cem; Katran gecelerin heyulası,
Ey Cem; Kancık pusuların belası
Sen de böyle düşecek adam mıydın konuşsana,
Ey Cem ey mezarı kartal yuvası...
*
Nejdet mor dağların kaçağı
Nejdet mavi gözleri şahan
Zulamda suskun gece bıçağı
Nejdet ah Nejdet...
*
Biz üç kişiydik;
Nejdet, Ceyda ve Cem.
Üç ağız, üç yürek, üç yeminli fişek...
Adımız bela diye yazılmıştı dağlara taşlara,
Boynumuzda ağır vebal, koynumuzda çapraz tüfek...