İktidar Milletvekilleri toplumun gerçek sorunlarını Ankara&[#]8217;ya aktarmakta ne kadar başarılı?


Ne kadarını Ankara&[#]8217;ya taşıyorlar?


Çekinceleri neler?


Milletvekilleri ile İl yönetimi arasında bu konuda frekans sorunu var mı?


Bazı olaylar neden Başbakan&[#]8217;ın ve Bakanların bizzat gelip görmesinden sonra yoluna gidiyor?


Bu soruların muhataplarını bize vereceği en kestirme cevap; &[#]8220;Sorunlar Ankara&[#]8217;ya aktarılıyor, Bakanlara ve Başbakan&[#]8217;a iletiliyor&[#]8221; olur.


Ancak ben aynı fikirde değilim.


Konu çok ancak bunun somut üç örneği var.


[*][*][*]


Birincisi duble yollar.


Ne zaman ki İl Başkanı Hamdi Uçar Ulaştırma Bakanı&[#]8217;nı bozuk yollara soktu o zaman Bakan Bey durumun ciddiyetini anladı.


&[#]8220;Zonguldak&[#]8217;ta çok geri kalmışız&[#]8221; dedi.


Şimdi bir kıpırdanma var


Çoktan bitirilmesi gereken duble yollar için bir umut görüyoruz.


Milletvekillerimizle bu konularda iki soru sorsak ya apışıp kalıyorlar ya da siyasi bir söylemle çıkış yolu arıyorlar.


[*][*][*]


Başka bir somut örnek Gelik yoludur.


Belediye Başkanı Hasan Fahri Yıldırım kendi partisinin Milletvekilleri, il başkanı ve ilgili yöneticiler tarafından verilen sözlerin tutulmaması üzerine Ak Parti&[#]8217;den istifa etmişti.


17 Mayıs&[#]8217;ta grizu faciası yaşandı.


Başbakanın yolu Gelik&[#]8217;e düştü.


Yolun halini gören Başbakan hesap soracak birilerini aradı.


Kendisi de şaşkındı.


Talimat verdi.


O Gelik yolu yapıldı.


[*][*][*]


Başbakan daha önce başka şaşkınlık yaşamıştı.


Çaycuma&[#]8217;da ki Havaalanına inen Başbakan Erdoğan buradan otobüsle Zonguldak&[#]8217;a geldi.


Asma&[#]8217;ya, 69 Ambarları&[#]8217;na ve İkinci Makas&[#]8217;a geldiğinde dönemin Belediye Başkanı Secaattin Gonca&[#]8217;ya; &[#]8220;Nedir buranın hali. Bu nasıl iş&[#]8221; diye çıkıştı.


Yıllar geçti.


Biz 69 Ambarları&[#]8217;nı tartışmaya yeni başlayabildik.


Vali Erdal Ata konuya girmese tartışamayacaktık bile.


[*][*][*]


Her sorun olan yere Bakan veya Başbakan getiremeyeceğinize göre iş Milletvekillerinde bitiyor.


Bürokratlarda bitiyor.


Siyasette kalite, hizmette kalite, daha fazla yatırım, daha doğru hizmet isterken dönüp önce bizimkilere bakmak lazım!


Hizmet istiyoruz ama durum ortada.


Daha pek çok konuda tablo böyle.


Bizimkiler neden böyle sorun yokmuş gibi davranırlar onu da anlamak mümkün değil!


Sanırım Ankara&[#]8217;da bizimkilerin bu tutumları karşısında şaşkın.


Bakanlar şaşkın.


Başbakan şaşkın.


Şaşkınlıklarını Zonguldak&[#]8217;a geldiklerinde görüyoruz.


[*][*][*]


Görünüşte Ak Parti daha fazla toplumsal destek için hizmet ve kaynak üretme derdinde.


Her yerde her şekilde var olmak için çaba harcıyorlar.


Ama biz bunlardan ihtiyacımız kadar yararlanamıyoruz.


Ortada bir çelişki var.


KÖYDES projesini uygulamada birinci olmakla hava atıyorduk bir baktık ki meğer çakılmışız!


İl Genel Meclis Başkanı İsmail Terzi para isteyince anlaşıldı her şey.


[*][*][*]


Bu çelişkileri yaratanlar Milletvekilleri mi bürokratlar mı?


Bunların hepsi siyasi numara olabilir mi?


Her neyse artık.


Ama bir yerlerde tıkanma var.


Durum göründüğünden daha kötü.


Bir sümenaltı söz konusu.


Kendilerini başarılı göstermek için fazla bir şey mi istemiyorlar nedir?


Görünen o ki en büyük engelleri kendi siyasetçilerimiz eliyle kendimiz çıkarıyoruz!


Ak Partili Perşembe eski Belediye Başkanı rahmetli Burhan Alibabaoğlu sağ olsaydı da yaşadığı hikayeyi anlatsaydı!


Herhalde bu anlattıklarıma kapak olurdu!


Biri bu yazıyı kesip Başbakan&[#]8217;a ulaştırsın.


Bizimkiler yine sümenaltı etmesin!



HAS partinin iki has adamı Bekaroğlu ve Kılıçarslan



Halkın Sesi Partisi (Has Parti) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu ve Genel Başkan Yardımcısı Zeki Kılıçarslan ile tanışma ve sohbet etme şansı bulduk dün.


Has Parti&[#]8217;yi daha yakından tanıdık.


Kent kent gezip görüşleri dinliyorlar.


Dayatmacı bir tüzük yerine görüşler doğrultusunda hazırlanacak bir tüzük oluşturma çabasındalar.


Genel Başkan Numan Kurtulmuş&[#]8217;un siyasette nereye yerleşeceğini zaman gösterecek.


Ancak sağ ve solun vitrin isimlerini bir arada tutarak yeni bir akım yaratma çabasını da görüyoruz.


Ülkenin özkaynaklarına yüzünü dönen, üretim diyen bir anlayış.


Bu hareket Zonguldak&[#]8217;ta da heyecan yaratacak, taraftar bulacaktır.


Ama kömür, gıda ve diğer yardımlara alıştırılmış kesimlerin desteğini nasıl alacaklar?


Türkiye&[#]8217;de üretmeden kazanmaya alıştırılmış kesimlerin desteğini nasıl alacaklar?


Bunları görmek için zamana ihtiyaç var.