Son birkaç gündür intiharlar gündemde.
Dr.Ebru Taş 29 Mart&[#]8217;ta emniyet kemerini bağlayıp otomobilini uçuruma sürdü.
Aynı gün üç intihar girişimi daha vardı.
30 Mart&[#]8217;ta Erdeniz Gemisi´nin kaptan köşkünde başka bir intihar vardı.
Kaptanın eşi Kısmet Uzun iple kendini astı.
İkiside kinci denemesinde başarılı oldu.
Dünkü yazımda intiharların ve trajedilerin artacağını yazdım.
Nedenleri üzerine de birkaç yuvarlak laf ettim!
Ayın 30&[#]8217;unda aslında beş intihar girişimi daha oldu.
Dünkü polis bülteninde intihar denemelerine ilişkin bilgiler var.
Bunları paylaşalım.
Özellikle ilki çok ilginç Yer. Bahçelievler Mahallesi Zonguldak.
Tartıştığı üvey babasının kendisini evden kovması üzerine bunalıma girerek ismini bilmediği ilaçlardan 10-15 kadar içerek intihara teşebbüs eden mağdur şahıs B. K. G
hastaneye kaldırılarak kurtarıldı.
Aynı olayda B.K.G&[#]8217;yi bu girişiminde yalnız bırakmayan E. K Gençler özellikle genç kızlar arasında bu yöntem artıyor.
Diğer olaylar ise iki farklı noktada.
Devrek Çaydeğirmeni Beldesi&[#]8217;nde ailevi nedenlerden dolayı bunalıma giren S.P kırdığı çay bardağı ile sağ kol bileğini kesmek suretiyle intihara teşebbüs etti.
Ereğli Ormanlı Beldesi´ndeki intihar girişiminde ise yine hap kullanılmış.
Saat 19:00 sularında B.K adlı vatandaş işsizlik ve maddi sorunlar nedeniyle evinde
girmiş olduğu bunalım sonucu 20 adet ilaç alarak intihara kalkıştı.
Ereğli&[#]8217;de yaşanan başka bir intihar girişimi ise Bağlık&[#]8217;ta yaşandı.
Saat 16:30 sıralarında bunalıma giren bir vatandaş daha canına kıymak istedi.
Ama başarılı olamadı.
Bir deneyen bir daha dener mi?
Deneyebilir.
Bu ihtimal yüksek.
Dr. Ebru Taş ve Kısmet Uzun&[#]8217;un ilk denemeleri değildi.
İddilara göre ikisinin de bilinen ikinci denemeleriydi.
Toplum kendi gerçeğini kendinden saklar bir durumda.
Medya da ne yazık ki bu süreçte görevini tam yapıyor sayılmaz.
Gazetelerin en güzel yerlerini siyasetçilerle süslerken, siyasilerin parmak basması
gereken asıl konuları da atlarız.
Durumlar ciddi.
Aslında bu olaylar yeni değil.
Hemen hemen her gün benzer vakalar oluyor.
Kimisi aşkından, kimisi borcundan, kimisi gururundan, kimisi acındırmak istediği için.
Bakalım bugün kaç kişi girişimde bulunacak
Ali Uzun ile sohbet
Ankara Başkent Hastanesi Koordinatörü Ali Uzun aradı dün. Hastane yeriyle ilgili
tartışmalar başta olmak üzere pek çok konuda uzun uzun konuşma fırsatımız oldu.
Uzun, çok iyi niyetli olarak tartışmaya katkı sağladı.
Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.
Sohbetimizden çıkardığım sonuç şu.
Ali Uzun, Ankara&[#]8217;dan Zonguldak&[#]8217;ı daha iyi tahlil ediyor. Ancak kendisinin tarif ettiği, olaylara geniş perspektiften görecek yetkili insan sayısı çok az.
Sorun esnaf temsilcilerinde
&[#]8220;Esnaf yalandan yere ağlıyor!&[#]8221; başlığıyla başlayan yazı dizisine bir süre devam edeceğim.
Bu yönde gelen olumlu tepkiler beni de gaza getirmiş durumda.
Meğer esnafın, esnaf temsilcilerinin ne çok sorunu varmış. Bildiğimizi zannettiklerimiz devede kulak misali.
Arada; &[#]8220;Eleştirmeyi biliyorsun, önerilerini de yaz da bilelim&[#]8221; diyenler de var.
Bu yazıların altında kendince senaryo üretenler de.
Allah herkesin kalbine göre versin.
Geçtiğimiz günlerde oda başkanlığına nokta koyan Ali Kaya&[#]8217;nın görüşlerini de merakla
bekliyoruz.
Biz dönelim esnafın şablonuna.
Bu konularda çok sayıda doküman ve posta geliyor. Bunları da gerek burada gerekse
haberlerde ayrıca değerlendireceğiz.
Esnaf Odaları Birlik Başkanı Muharrem Coşkun&[#]8217;un, topu biraz da yarım çalımla birliğe
bağlı odaların başkanlarına atması dikkat çekti.
Coşkun; &[#]8220;Hangi oda başkanımız gelmiş, bir sorununu söylemiş ve çözümü için çaba sarf
etmemişiz&[#]8221; diyecek kadar net ve iddialı konuşuyor.
Aslında tüm oda başkanlarının bir birlerini suçlamadan kendi gerçeklerini bir göz önüne alıp irdelemeleri gerekir.
Hükümet politikalarının zorunlu uygulamalarının ötesinde esnafın en çok ihtiyacı olan şey bir araya gelerek durum tespiti yapmak.
Galiba bunlar olmayınca esnaf ile bağlı bulunduğu odası arasında kopukluk artıyor.
Bir çok oda başkanı basına açıklama yapınca tüm üyelerine ulaştığını falan mı zannediyor acaba.
Yerel yönetimler esnafın sorununun çözümü için durup dururken başına iş almak istemez.
Öte yandan burada odaların yönetimleri devreye girmeli.
Sıkışınca işi hükümetin uygulamalarına atan oda başkanları ve yöneticilerine ne yalan
söyleyeyim kıl olmamak mümkün değil.
Odalar neden yerel anlamda yapmaları gerekenleri unutup böyle bir yol denerler onu da
aslında çok iyi anlıyoruz.
Kongrelerde coşanların aynı coşkuyu yerel anlamda çözümler için gösterememesi çok ama çok acı.
Sorun yerel yönetimlerde değil esnaf temsilcilerinde.