Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, inadında ısrar ediyor.
Kızıyor&8230;
Sinirleniyor&8230;
Alıngan davranıyor&8230;
Ve bu inatlaşma; sokaktaki kitlelere, yeni kitlelerin katılmasına neden oluyor.
Gerek sosyal medya üzerinden, gerekse eylemlerde provakasyonlar yapıldığı kesin.
En büyük provakasyonu ise, maalesef Sayın Başbakan yapıyor.
Eylemler her zaman olabilir.
Ancak son eylem, bu kadar kısa sürede her tarafa sirayet etmiş ise ve tehlikeli olmaya başlamış ise, elbette ki bunun en büyük nedeni, Başbakan&8217;ın eylemler başladıktan sonraki inatçı, tehditkar ve tetikleyici sözleri.
Yıllardır İstanbul&8217;a muhafazakar bir isim olarak Belediye Başkanı olarak hizmet etmiş, solcuların, dinsizlerin, imansızların bile oyunu almış Başbakan, şimdi nasıl oluyor da bu hale gelebiliyor?
Yıllardır Türkiye&8217;ye büyük hizmetleri olmuş, ilklere imza atmış Başbakan, nasıl oluyor da belki de en kolay aşabileceği bir problemin bu kadar büyümesini sağlayabiliyor?
Anlamak mümkün değil.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TBMM eski Başkanı Köksal Toptan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve daha pek çok AK Partili isim, &8220;Mesaj alınmıştır&8221; derken, Başbakan, nasıl oluyor da, &8220;Evlerinde zorla tuttuğumuz yüzde 50 var&8221; diyebiliyor?
Yüzde 50, bu şekilde mi yüzde 60&8217;a çıkacak?
Başbakan&8217;ın yüzde 50&8217;yi elinde tutmak için hala bir fırsatı var.
Ama dünkü sözleri, bir kez daha gösterdi ki; hem kendisine, hem partisine en büyük kötülüğü kendisi yapıyor.
Ve bu şekilde giderse, olaylar tırmanırsa, teşkilatlardan istifalar başlar.
Ortada pek çok neden vardı.
Metan gazı gibi birikti, birikti ve patladı.
Patlama, beraberinde yeni patlamalar yaşatıyor.
Bilgi kirliliği o biçim.
İnatlaşma ve şer güçlerinin fırsatçılığı, umarız daha büyük olayların yaşanmasına neden olmaz.
Hesaplaşma sandığa kalır.
Bu ülkede yaşayan herkesin, bu kentte yaşayan herkesin, ülkesini seven herkesin; hakkını ararken, tepkisini gösterirken gerekçesi ne olursa olsun sağduyulu olması gerekiyor.
Sağduyulu olmak zorundayız.
Zonguldak&8217;ta devam eden ve dün lise öğrencilerinin sokağa inmesiyle daha da hareketlenen protestolara katılanlar veya uzaktan izleyenler, Başbakan&8217;ın göstermediği hoşgörüyü göstermek zorunda.
Allah korusun, en ufak bir yanlış, domino etkisi yaratabilir.
Ah bizim şu gençler!
Zaman zaman gençlerin bu kentte olup bitenlerden bihaber yaşadığından, yaşatıldığından bahsettik.
Büyüklerin bile duyarsız kaldığı yerde gençlerden ne bekleyebilirsiniz ki?
Türkiye&8217;nin her tarafında yapılan eylemlerde gençleri görmek heyecan vericiydi.
Dün caddelerde liselileri görmek heyecan vericiydi.
Keşke aynı gençler, aynı liseliler, eğitimde yaşanan sorunlar için böyle yollara düşebilselerdi.
Ah o liseliler, Zonguldak&8217;taki okullarda yaşanan eğitim sorunları için sokaklara dökülebilselerdi.
Ah o liseliler, taşımalı eğitim veren okullardaki yemek rezilliğini sona erdirebilmek için yürüyebilselerdi.
Öğretmen eksikleri için yürüyebilselerdi.
Sürgün edilen öğretmenlerine sahip çıkmak için yürüyebilselerdi.
Belediyelerin kendilerine sağlamadıkları sportif ve sosyal tesisler için yürüyebilselerdi.
Ve daha pek çok şey için yürüyebilselerdi.
Liselilerin, gençlerin konuya sahip çıkmaları, hayatı sorgulamaları çok güzel&8230;
Umarız büyüklerini örnek almazlar ve daha yaşanabilir bir kent, daha güzel bir gelecek için herkesi, her şeyi sorgularlar.
Sadece dün onları yollara dökenlerin çıkar hesapları, gizli hesapları, açık hesapları olduğu zaman değil, kendi istedikleri için her zaman yürürler.
Kentin sorunları tatile çıktı!
Gündem değişince, her şey rafa kalktı.
Zonguldak gündeminde önemli sorunlar var.
Ve görünen o ki, onları biraz ilgisiz bırakmaya mecburuz.
Herkesin gecesi-gündüzü bundan sonra neler olacağı.
Bu arada yine de bir-iki hatırlatma yapalım.
Zonguldak-Filyos yolunda hala bir gelişme yok.
AK Parti milletvekillerinin ilgisini bekliyor.
Zonguldak Belediyesi&8217;nde, Kilimli Belediyesi&8217;nde ve Alaplı Belediyesi&8217;nde taşeron çalışanlarının maaş alacakları hala ödenmedi.
Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, sözünü yine tutmadı.
Eylem sonrası bir maaş alabilen işçilerin, içeride 2 maaş alacakları var.
Taşeron işçileri; sendikacıların ve AK Parti, CHP ve MHP yöneticilerinin neden yanlarında olmadığını soruyor.
Yollardaki çalışma hala tam olarak başlamış değil.
Tüneller iyi gidiyor, hızlı ilerliyor.
Doğalgaz çalışması nedeniyle Gazipaşa hepten felç olacak.
Ambulanslar yolda kalıyor.
Bazı öküz sürücüler, yol vermemekte ısrar ediyor.
Bölgede yeni termik santraller gündemde.
Kimseden pek ses çıkmıyor.
Herkes ve her şey; eylemlere, protestolara kenetlenmiş durumda.
Haydi hayırlısı.
Medyanın kendilerini eleştirmesinden rahatsız olan siyasetçiler, bürokratlar da biraz kafasını dinlesin!