Zonguldak´ta yeni bir kentleşme kültürü gelişsin istiyoruz.


Hemen hemen herkes bu duyguyu paylaşıyor.


TTK Genel Müdürü Rıfat Dağdelen´in de aynı duyguyu paylaştığını biliyoruz.


Lavuar Alanı&[#]8217;nın kente kazandırılması için ortaya koyduğu düşünceleri de biliyoruz.


Yani Dağdelen de daha yaşanabilir bir kent için estetiksel değişimden yana olanlardan.


Kaç gündür Zonguldak Limanı içinde bir bina yükseliyor.


Çelik bariyerler çekilip kaplanıyor.


Dev bir ambar.


Hem de Zonguldak´ın nefes alması hesaplanan Lavuar Alanı´nın tam önüne.


Konuyu dün gündeme taşıdık.


Çok sayıda destek geldi.


Çok sayıda telefon aldık.


Ama TTK Genel Müdürü Rıfat Bey´e ulaşamadık.


Sanırım Sayın Dağdelen yine alındı!


Bunda alınacak bir şey yok.


Ortada Karabüklü saç tüccarına Rusya´dan hurda demir getirip fabrikalara satması için tahsis edilmiş bir alan ve dev, çirkin bir hangar var.


Yarın yanına bir tane daha yapılabilir.


Gazetecilik sorumluluğumuz gereği bu çirkinliğe sessiz kalmayacağız.


Zonguldak Belediye Başkanı Sayın İsmail Eşref´in bu konuda bir girişimi olup olmadığını tam bilemiyorum.


Onu da öğreneceğiz.


Yani kenti daha yaşanır hale getirmek için çabaların arttığı şu günlerde eğer bu ucubelik kente yakışıyorsa biz susalım.


Ne diyorsunuz?



Köksal Bey´in tünele bakışı


Bayındırlık Bakanı Sayın Mustafa Demir´in "Hizmet aşkımızdan Zonguldak´ın dağlarını da deleceğiz" açıklamasıyla işin doğrusu içimi bir huzur kaplamıştı.


Umutlarım yeşermişti.


Bakan Demir, Karadeniz Sahil Yolu üzerinde yapılan kilometrelerce tünelin yanında Zonguldak içinde toplam 3 kilometrelik tünelin çok daha kolay olacağı görüşünde.


TBMM Başkanı Sayın Köksal Toptan´ın İlknur Çıtlık´a yaptığı değerlendirmeyle biraz hayal kırıklığına uğradım.


Köksal Bey Mithatpaşa Tüneli´nin Gökgöl Tüneli´nden sonra yapılması gerektiği görüşünden yola çıkarak çok zaman alacağını söylüyor.


Katılmıyorum.


İhale, ödenek, para işleri hallolduktan sonra dört koldan başlanamaz mı?


Bizler Köksal Bey´in bu konularda daha hassas olmasını bekliyoruz.


Kent insanı bunu bekliyor.


Beklemekte de haklı.


Çünkü başka çıkış kapımız, başka tutunacak kimsemiz yok.



Uçar&[#]8217;ı dinledim


Ak Parti´de yaşanan gerilimli günlerin ardından dün yeni il yönetiminin toplantısına katıldım. Diğer gazeteci arkadaşlarım gibi İl Başkanlığı´na gelen Hamdi Uçar´ın neler söyleyeceğini merak ediyordum. Psikolojik olarak rahatlamış, hedeflere kendisini kilitlemiş bir Hamdi Uçar gördüm.


Kongrede karşı karşıya geldiği Celil Uzun ve arkadaşlarını kucaklamaya hazır ancak, kucaklama adına taviz ve çamur atılmasına sessiz kalmamaya kararlı bir Hamdi Uçar gördüm.


Daha kararlı ve paylaşımcı bir Hamdi Uçar gördüm. Sorumluluğunun ağırlığını omuzlarına daha fazla almaya hazır ve istekli bir Hamdi Uçar gördüm.


Yönetim Kurulu Üyelerini, İlçe Başkan ve yöneticilerini, kadın ve gençlik kollarını çalıştıracağını, çalışmayanın kenara çekilmesi gerektiğini üzerine basa basa belirten bir Hamdi Uçar gördüm.


Celil Uzun´un sürekli üzerinden siyaset yapmaya çalıştığı 3-4 kişinin hem siyaset hem ticaret yapmasının partiye bir zarar vermeyeceğini, aksine Zonguldak dışında da pek çok yerde ticaret yapıp yönetimlerde yer alan bir çok kişi olduğunu söyleyen bir Hamdi Uçar gördüm.


Daha inatçı ve daha ısrarcı olmakla birlikte mütevaziliğini korumaya niyetli bir Hamdi Uçar gördüm. Zonguldak´a bakan getirmenin yanı sıra sık sık Ankara´nın, Bakanlıkların kapısını çalmaya yemin etmiş bir Hamdi Uçar gördüm.


Uçar´ın işi gerçekten zor.


Kendisi de güçlü bir muhalefetle karşı karşıya olduğunun altını çizdi.


Az hatayla çok iş yapmak istiyor.


İlk eleştiriyi ben yapayım.


Bu tür organizasyonlarda daha sistematik olmaları gerekiyor.


Organizasyon yeteneği olan iyi bir sekretarya şart.


Bunu oluşturamazsa basın başta olmak üzere pek çok kurum ve kişi ile diyalog kurmakta zorlanır.


Bu da profesyonel bir iletişimci ile olur.